06 December 2020

Üç Cisim Problemi

Çinli yazar Liu Cixin’in 2008 yılında 3’lü seri olarak yayınladığı bilim kurgu eserlerinin ilki Üç Cisim Problemi kitabıdır. Pandemi sürecinde Zamansız Sanal Mekânların verimliliğinin neredeyse sıfır seviyesine gerilediğini ürkerek fark ettim. Sanki hiç kendime ayıracak vaktim yokmuş gibi bir davranış içinde bulunmayı kabullenmek sürekli kolaylaşmaya başlamıştı. Kararımı verdim ve sevgili arkadaşım Değerhan Usluel’in tavsiye ettiği kitabı satın alarak yeniden kitap okuma alışkanlığıma geri dönüş yaptım.


Yazarın eseri 2014 yılında İngilizce çevirisi ile gündeme gelmiş ve önemli ödüllerin kazanılması ile tanınırlığı üst seviyeye çıkmıştı. Bilim Kurgu hikâyeleri ilgimi ve beğenimi çekmeyi sürdürüyor. Ancak eserlerin hatıralarımda yer edebilmesi, tartışmasız düşüncelerimi sorgulaması ve Fizik kuralları ile örtüşmesi koşuluna dayanıyor.

Başlangıcından itibaren Çin devrimi süresince yaşanan olayların anlatılmasından, özünde kuantum fiziği kavramlarını barındırmasından etkilendiğimi belirtmek isterim. Ayrıntılar içinde ustalıkla gizlenmiş gerçeklerin farkına varıp keşke bilimsel gezinti uçsuz bucaksız bilinmezlik içinde daha da kapsamlı açıklansaydı görüşüne kapıldım.

Fizik evreninin tarihsel kahramanlarından Carl Sagan bilim dünyasını dahi şaşırtan ilk kitabı “Contact - Mesaj” 1985 yılında yayınlandığında gündelik koşuşturma içinde neleri kaçırdığımızı şaşırtan bir sadelik ile öğrenmiştik. 1995 yılında okuduğum romanın üniversitede öğrendiğim fizik ile açıklanabilir olması, merakımı ısrarla sürdürmeme sebep olmuştu. Fizik ve matematik ile açıklamaya çalıştığım teknik kavramların sonrasında ilgim doğayı, iklimi, çevreyi, sanatı da kapsadığını deneyimlemek fiziğe derinlemesine dalmakla devam edecekti.

Görecelik teorisi ile kuantum fiziğinin çatışma, kesişme düzleminde Albert Einstein ve Niels Bohr’un bilimsel atışmalarını Manjit Kumar 2017 yılında yayınladığı eserinde yalın bir yazımla ortaya koymuştu. Belirsizliğin ve olasılıkların hüküm sürdüğü bir evreni hayal etmenin zorluğunu şimdi daha net olarak algılayabiliyorum. Yaşamının son döneminde Albert Einstein kuantum teorisine sahip çıkarak her iki kuramı birleştirmek üzere çalışmaya başlayacak ancak ömrü yetmeyecektir. Her şeyin teorisi günümüzde bilim insanlarının gönülden emek verdikleri tanımlama kuşkusuz fizik araştırmalarına son noktayı koymayacak, ileri uygarlıkların varabilecekleri çağı sorgulamamıza olanak sağlayacaktır.

Albert Einstein Mekân/Zaman dört boyutlu evreni yalın olarak açıklamasının ardından o zamana kadar gizemli bir kuvvet olarak yorumlanan yer çekiminin de aydınlanmasına sebep olmuştur. Evrenin bükülmesi neticesinde ışık hızı ile yayılan yer çekimi dalgalarını genel görecelik yasası ile belirlemiştir. Dört boyutlu Evrenin daha üst boyutlarını kavramak ünlü bilim insanı Michio Kaku’nun 2017 yılında yayınladığı eseri Paralel Evrenler’de ele alınmıştır.

Üç Cisim Problemi, güneş sistemimize yakınlığı evren boyutunda düşünüldüğünde komşu ( 4 ışık yılı) sayılabilecek farklı bir sistemden dünya ile bağlantı kurulmasını konu almaktadır. Trisolar sisteminde ilerlemiş medeniyetin doğaları gereği yeni arayışlar içinde kıvranmaları tırmanan gelişmeler olarak anlatılıyor. Gezegende şartların imkânsıza yakın düzeyde yaşamı desteklemesi kendi gezegenimize haksızlık ettiğimizi bir kez daha anımsatıyor. Dünyadan gönderilen bir iletinin Trisolar gezegeninde algılanması, mesaja yanıt verilmesi sekiz yılda çevrimin tamamlanması ile başlamış olacaktır. İnsanlığın sergilediği çarpıcı değişimi yakıştırmak istemesek de gerçekçilik payının yüksek olduğunu tahmin etmek zor olmayacaktır. Trisolar sistemi ile iletişimin döngüsel olarak sekiz yılda yapılabilmesini hızlandıracak çözüm kuantum fiziği ile mümkün olacaktır. Dolanıklık, iki atom altı parçacığın birbirlerini taklit etmesi olarak açıklanan vaka anlık olarak vuku bulmaktadır.

Önceleri Albert Einstein bu özel duruma inanmamış ve uzaktan büyülü fiil benzetmesi yapmıştır. Günümüzde ise deneyler göstermiştir ki, iki dolanık (entangled) parçacık aralarındaki uzaklık ne kadar olursa olsun anlık iletişim kurabilmektedir. Trisolar gezegeninde uzayda inşa edilen devasa hızlandırıcı ile dört dolanık proton yaratılmış ve ikisi dünyaya gönderilmiştir. Sanki harikalar diyarında zahmetsizce dünyayı canlı olarak izleme imkânına kavuşan Trisolar medeniyeti başka emeller peşindedir.

Fizik ve kuantum teorisine ilgi duyan Zamansız Sanal Mekânlardan kısa bir süreliğine de olsa kurtulmak isteyen okurlara Üç Cisim Problemi’ni tavsiye ederim.