08 April 2021

Yeniden Şekillenen Kurumsal Hayat

BSP Group İpek Aldatmaz Şener liderliğinde düzenlenen sanal ortam çalıştayı başarılı tamamlandı. Birbirinden kıymetli konuklar uzaktan çalışmanın fırsatları yanında zorluklarını da dile getirdiler.

Benim sunumunda IQ/EQ/AQ kapsamında uyumluluk kabiliyetimizin geliştirilmesi üzerinde ısrarla durulması gerekliliğini vurguladım.

Darwin'in teorilerinden başlayarak dönüşümün ve değişimin dört ekseninden sadece bir alanına sıkışmış görünen insanların ince yeteneklerini geliştirmelerin kaçınılmaz olduğuna değindim. Zaman/Mekan/Teknoloji uzmanlık alanlarımızı boyutlarının yok olduğu gerçeğinden başlayarak düz bir dünya, çakışık bir zaman ve yapay zekaya bırakılan karar süreçleri.

Yeniden gündeme gelen "soft skill" anlamamız, geliştirmemiz, uygulamamız, ortak paydaşlar ile birlikte değerlendirmemiz sonucunda oyun alanımızda söz sahipliğini sürdürebileceğiz. İyi insan olmanın, takdir etmenin, mutluluk ve sadakatin ve de önemli güvenin anahtarı olacağı yeni dünya düzeni bizi beklemekte.

The Brain - David Eagleman

Neurobilim insanı Dr. David Eagleman “The Brain” kitabında beynimizin işleyiş biçimini çarpıcı bulgularla ayrıntılı olarak ele almış.

Varlığımızın derinliklerine gizemli yolculuğun neticesinde iç evrenimizin sırlarını çözmeye çalışmakla kalmamış, aynı zamanda gerçekliğin ne olduğunu da sorgulamış. Sonsuz kıvrımlı yoğun yumak, milyarlarca beyin hücresinin ve trilyonlarca bağlantının sağladığı kabiliyet ile kendimizi anlamanın da ipuçlarını oluşturuyor. Kişiliğimizin beynimizi, beynimizin ise bizi nasıl şekillendirdiğinin anlatıldığı öyküyü heyecan ve merak içinde sürüklenerek okudum.

07 April 2021

Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası

Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası daveti için Başkanımız Asilhan Arslan ve Harput Ajans Zakir Özbey'e çok teşekkür ediyorum.

Yenilikçi Liderlik konusunu geniş kapsamlı açıklamaya ve bilgi paylaşmaya çalıştım. Inovasyon kelimesinin yaygın olarak kullanıldığı ancak tanımının açıklık kazanmaması neticesinde anlamlandırmakta zorlandığımız vurguladım. Inovasyon = Yenilikçilik ölçümlenebilir mi? nasıl bir denklem oluşturmak gerekliliği üzerinde durduk.

Ölçülendirmenin matematiksel standardının ortaya konması ve doğru anlaşılması beraberinde şirketlerin ne kadar sayısal olduğunu da ortaya koyacaktır. Yenilikçilik merdiveninde hangi basamakta bulunulduğunun öğrenilmesi başlangıç olarak yeterli bulunabilir. Ancak daha çarpıcı olan gerçeklik ise uçsuz bucaksız uzanan basamakların görünebilir olanlarının farkına varılması olacaktır. Görünen ileri aşama ki basamaklara erişebilmek için doğru projelerin seçilmesi anlatımımızın temel yapısı olarak gündeme geldi.

Katılımcılara çok teşekkür ediyorum, ilk fırsatta yüz yüze buluşabilmenin hasreti ile gerçekleşen etkinliğimizi, kısa zamanda güzel Elazığ şehrimizde çalıştay olarak tamamlanmak üzere esenlikler dileklerimizle, tamamladık.

31 March 2021

Mavişim - Pembişim

 Yıl, Milattan önce 8 bin…

Avcı, toplayıcı toplumlar korku ve kaygı içinde anlık, günlük yaşam mücadelelerini zorluklarla sürdürmekteydiler. Mevsimler değişmekte, yaz, kış, yağmur, çamur, sıcak, sis, bulut fark etmeden cesaretle avlanmaktaydılar.

Belki de her gün daha uzun mesafeler kat ederek yiyecek bulma önceliği hedefleri olmuştu. Günlük avlanmak ve beslenmek şartlarının getirdiği gereksinim sonucu bereketli topraklarda yerleşimler kurmak gerçeği ile karşı karşıyaydılar. Toprağı işlemek yeteneğine sahip olmamaları, topladıkları yemişleri depolayamamaları sebebiyle göçebe toplum tarzını benimsemişlerdi.

Mücadele etmenin ön koşulunun kadın ve erkeklerin birbirlerine omuz vermeleri olması kaderlerini belirleyecekti. İşbirliği doğal olarak kendiliğinden tanımlanıyordu. Erkeklerin avcılık, kadınların ise daha yakın ağaçlardaki meyveleri toplamak üzere görev dağılımı yapmaları kaçınılmazdı.

Vahşi hayvanları avlamak, göllerden, denizlerden balık tutmak için yetenekleri pekiştirmek renklerin gizeminde saklıydı. Hayvanlar görünmemek, fark edilmemek amacıyla doğal renklerle uyum sağlamışlardı. Resimde kedimizi, Şipi’yi bahçede dolaşırken görebilirsiniz. Sarmaşıklar arasında algılamak oldukça karmaşık… Ancak mavi gökyüzünün Şipi’yi nasıl belirgin hale getirdiği de net olarak izlenebiliyor. Mavi rengin belirgin ayrıştırıcı gücü şekillerin seçiminde hızlı tanımayı sağlıyor. Buluş zamanında kendiliğinden oluşmuş, erkekler mavi renk üzerinde avlarını daha kolay seçebilmişti.

Ağaçlar ilkbaharda çiçeklenmekte, tomurcuklanmakta ve kısa zamanda meyveye dönüşmekteydi. Renklerinin yeşilden pembeye ve kırmızıya dönmesi sonucunda, meyvelerin toplanma zamanı belirleniyordu. Kadınların olgun meyveleri seçebilmeleri yeşil yapraklar arasında pembe renk kavrayışına bağlıydı.

Erkek çocukların Mavi, Kız çocukların Pembe renk ile dünyaya hoş gelmeleri geleneği özünde hoşgörüyü, sevgiyi, saygıyı, eşitliği, paylaşımı barındırmaktadır.

Yıl, Milattan sonra 2021…

Neredeyse 10.000 yıldır itina ile korunmuş, süregelmiş, renklerin cazibesine ve dengesine zarar vermek bütün taraflara da hasar verecektir. Şimdilerde anlam kargaşası yaşanmaktadır ancak renklerin coşkusunun, çeşitliliğinin ve değerinin farkında olunduğu, sağduyulu, iyi yürekli insanların yaşadığı bir dünya karşılığında bize doyumsuz güzelliklerini sunmaya devam edecektir.

29 March 2021

YA/AF

2017 Nobel Edebiyat ödülünü kazanan yazar Kazuo Ishiguro duygu dolu kitabında bir YA -Yapay Arkadaşın anlatımı ile yaşama bakış açımızı sorguluyor.

Klara ve Güneş, almadan vermeyi, sevginin ne demek olduğunu, erdemli insan olmayı öğrenmenin reçetelerini anlamamıza ışık tutuyor.

"YA" Klara, genç bir kızın hayatını değiştirmeye kendisini ne kadar adamış olabilir? Üstün zekası ve öngörüleri ile kendi varlığını feda edecek kadar mı? Gelecekte bizi bekleyen teknolojinin varacağı aşama, kalbimizin derinliklerine inebilecek olması olabilir mi? Klara'nın öyküsünü okurken iyi insanların davranışlarının da benzer olabileceğini düşündüm.

Öğrenen, öğrendikçe düşünen ve hep olumlu neticeler almanın sırlarını çözmeye çalışan...Güneş ile bambaşka bir iletişim içinde olmanın huzurunu duyan Klara'nın hikayesi. Kazuo Ishiguro "AF" - Artificial Friend ile sanki insanlığa bir ayna tutuyor, kaybolmaya başlayan tutkuyu, koşulsuz sevmeyi, özlemeyi, doyumsuz akıcılıkla yazıyor.

Sanal ortamlarda tatmaktan uzaklaştığımız yumuşak dokunuşların özlemi içinde soluk soluğa okunacak olağanüstü bir kitap.

24 March 2021

TESID - Genel Kurul

Türk Elektronik Sanayicileri Derneği Genel Kurul Toplantısı pandemi kuralları çerçevesinde HES konu onayı ile gerçekleştirildi.

Entes Dudullu tesislerinde sosyal mesafe korumalı bağımsız bir toplantı salonu tahsisi edilmişti. Sorunsuz yapılan genel kurul için Genel Müdürümüz Uran Tiryakioğlu, Yönetim Kurulu üyeleri Faik Erem ve Ahmet Tarık Uzunkaya'ya sonsuz teşekkürler.

Seçilen yeni TESID yönetimini kutluyor başarılar diliyorum.

Genel Kurul sonrasında ENTES tesislerin gezme fırsatının bulunmasından ayrıca memnuniyetimi dile getirmek isterim. Uran Tiryakioğlu ile birlikte ArGe, Üretim, Tedarik bölümlerinin ne kadar uyumlu konumlandırıldığını görmek, ayrıca temizliğe ve düzene gösterilen önem ile gurur duydum. Ülkemizde titizlikle yönetilen şirketlerin bulunması göğsümü kabarttı. Ev sahipliği ve misafirperverlik için çok teşekkürler. Başarılarının artarak devamını diliyorum.

 

23 March 2021

Döngüsel Ekonomi - Dijital Arena

"Digital Arena" Event Usta'nın merakla beklenen, heyecanla izlenen etkinliği kapılarını "Döngüsel Ekonomi Gerekliliği" başlığıyla açtı.

Etkinlik çarpıcı gerçeklerin açıklanması ve paylaşımı ile başladı. Doğrusal ekonominin rakamsal verilere dayanılarak kaynak tüketiminin erişmiş olduğu değerin sürdürebilir olmadığı net olarak anlaşılmış oldu.

Anahtar konuşmacıların devamında arena kapsamında kıymetli liderlerimiz konuya çok farklı açılardan değinerek geri kazanımın yaşamsal zorunluluğuna açıklık getirdiler. Moderatörlüğünü üstlendiğim arena programında değindiğimiz, özenle üzerinde durduğumuz başlıklar şu şekilde oluştu.

04 March 2021

Bir süreç Hikayesi - ICT Media

Zamansız Sanal Mekânlar - Bir Süreç Hikayesi

Bir çalışan tek başına bir işi tamamlayamıyorsa “sürece” ihtiyaç vardır.

Süreçler yönetim felsefeleri alanında yıllarca hep gündemde kalmıştır. 1980 yıllarında hatırlıyorum, her işin tanımı, sorumlusu, ne kadar süre ile görevin tamamlanacağı yazılı belgelerle saklanıyor ve kullanılıyordu.  “SOP – Standing Order Procedures” olarak isimlendirilen usullerin denetimlerinin bile aylarca sürdüğü olurdu. Orta ve büyük ölçekli kuruluşların kuralları mutlaka olmalıdır. Uygulamalar zamanla abartılmış, yorumlar eklenmiş ve uzun kapsamlı eğitimler neticesinde ancak anlaşılır olmuştur. Dolayısıyla süreçlerin kapsamlı yazımı Endüstri 2.0 seri üretimin kesintisiz devamı için zorunluluk haline gelmiştir. 1985 yıllarının hemen başlarında üretim kaynakları şekil değiştirmiş servis sanayi öncelikli değer yaratmaya başlamıştır. Böylece Endüstri 3.0 otomasyon ile birlikte  “BPR – Business Process Renegineering” iş süreçlerinin yeniden mühendisliği, gündeme kurtarıcı olarak girmiştir. SOP çemberinden kurtulabilmek, elektronik düzenin sağladığı verimliliği harekete geçirebilmek, yapıları basitleştirebilmek amacıyla tahtada yeni haritalar çizilmeye başlanmıştır.