27 July 2022

Exit Interview

Why Exit Interview is too late

Having worked for several years within the global community I have experienced the critically of interviews. Yet a common practice is to pay a lot more emphasis to entry rather than a sustainable feedback reception from already on board employees. I seriously think that entry assessments are complex and cumbersome. Measurements, case studies, psychometric tests may not be able to identify the right candidate. Therefore retaining contended resources sounds a priority for effective prosperity.

Thus preserving and recognition determines value created and productivity. Already consumed allocation which is expected to provide returns is more valuable than a new investment. The reason lies in the fact that by now performance knowledge should have been appreciated. Once again moving forward management possesses the capability of proper justifiable responsibility assignments.

In fact successful cycles repeat itself where new comers smoothly mingling with the existing team. Corporations that do not care or even neglects the pulsating rhyme are destined for a downturn. Those companies where the wheel stumbles over a bump needs to take action promptly. When the time reaches to a point of tough decisions the right mix will be there to guide a negative business inclination. On the other hand as an opportunity emerges in the horizon resource diversity is essential in composing analysis whether to make a go or a no go decision.

Looking from any angle on boarding new talent is fundamental. Two unique approaches are worth considering.

Firstly arranging a welcoming environment for the incoming professionals play a vital role on loyalty. Designing a learning system that delivers answers to any query online, quickly and correctly will accelerate the adaptability. It should be noted that leaving things unattended will definitely result in a deteriorating condition. Including everybody and making sure that each and everyone has a satisfying function…

“All on board” expression should be acceptable as an open interpretation.

Secondly as the business journey proceeds, certain differences will unavoidable surface. Therefore before a simple matter evolves to a serious controversy timely intervention becomes a necessity. It would be a strong recommendation that regular consultation will diminish the fire event before a spark ignition. I have practised a system which I have named “pit stop”

Pit stops are quick dialogues as long as you have the intimate awareness of all the details. If this is the case you will be able to communicate to the team what remedies need to be applied. Just like the Formula1 race an instant short stop will relax all the tension. On the other hand pit stop toll is not sufficient to straighten out the wrinkles. It should be regarded as a call to action before it is too late. Like raising an alarm before a large tremble. A personal relieve session conducted in a calm atmosphere will result in happiness. Pit stops customised and implemented routinely is a great interview mechanism.

Never leave resolutions to the last minute and try to understand what actually went wrong at the exit interview.

As a summary make sure “all are on board” practise innovative enjoyable “pit stop” get togethers.

Executive Art

15 July 2022

Dört Mevsim

 Zamansız Sanal Mekânlar

Ürün yönetimi tanımının çeşitliliğinin farkındayım. Açıklamaların, konuşmaların, yazılan dokümanların konuya berraklık getirilebileceğini de düşünmüyorum. Geniş kapsamlı düşünme çerçevesinde, yeni bir fikrin ilk kez tartışılmaya başlanmasının tetikleyici olduğu gerçeğini kavramış durumdayız. Yeni fikirleri üretime geçirmekteki başarı, yenilikçilik ölçüm cetveli üzerinde bir işareti temsil etmektedir. Cetvel üzerindeki vurgunun sıfır noktasından uzaklığı yeni fikirlerin ürün değer zincirinde sağladığı verimliliği ifade etmektedir. Konu hakkında ayrıntılara daha sonraki sayılarımızda değineceğim.

Ürün yaşam eğrisi sorumluluğunu üstlenen yöneticinin dört mevsime benzeyen karmaşık bir matrisi idare etme zorluluğunu da gelin hep birlikte saygıyla karşılayalım.

04 July 2022

Yenilikçi Dönem - Anıtkabir

30 Haziran 2022 Perşembe… Mehtabın aydınlattığı serin bir yaz akşamında … Bir dönem boyunca zorluklarla mücadele ederek hizmet üreten 2021-22 dönemi 2420. Bölge liderlerinin ve dostlarımızın özverili başarılarını kutlamak…

İşte böylesine duygulu bir buluşma… Bayrak değişimi ve Görev Değişim töreninde seçkin Rotary Ailemiz ile bir araya geldik. Dönem dostlarımızı coşkuyla alkışladık, kutladık, teşekkür ettik. “Hizmetlerimizle Hayatları Değiştirelim” yolculuğunda gerçekleşen sağduyulu, özverili iyiliklerin mutluluğunu yaşadık.

Tamamlanan kutlamaların ardından, öncelikle Fındıklı Kulübümüz’ün Bayrağı Yeniköy Kulübümüz’den devir alma törenini ilgi ile izledik. Hemen sonrasında 2420. Bölge Dönem sorumluluğunu üstlenmiş olmanın gururunu yaşadık. Yenilikçi dönem dostlarımız heyecanla, sevgiyle, yola çıkıyordu. Şimdi “Rotary ile Hayal Edelim” bakış açısıyla vakit kaybetmeden hizmet üretmeyi sürdürmenin zamanıydı..

23 June 2022

Turkuvaz Akademi

Turkuvaz Akademi, düzenlediği seminer programları ile sektörün önde gelen isimlerini ağırlamaya devam ediyor…

Sn. Suat Baysan “Değişen Dünyada Yenilikçi Teknolojiler” konulu seminer programıyla Turkuvaz Medya Merkezi’nde Grubumuz yöneticileriyle bir araya geldi.

İlerleyen günlerde sanal ikiz, 5G gibi hayatımızda yer edinecek teknolojiler, endüstri 4.0, kuantum bilgisayarlarla ilgili en çok merak edilenler ve metaverse’ün doğru bilinen yanlışları hakkında keyifli bir sohbet gerçekleşti.

Yönetsel süreçlerle ilgili stratejik değişimleri de beraberinde getirmesi öngörülen dijital dönüşüm ve Sn. Suat Baysan’ın gelişmelere bütünsel yaklaşımıyla çizdiği vizyoner bakış açısı katılımcılarımız tarafından yoğun ilgiyle karşılandı. İlerleyen tarihlerde düzenlenecek farklı programlarda tekrar bir araya gelinmesi ve konuların detaylandırılarak global örneklerle zenginleştirileceği oturumlar düzenlenmesi öngörülüyor.

15 June 2022

TTGV Görevimden Ayrılma

Çok Kıymetli TTGV Çalışanları, Sevenleri, Genç TTGV'liler

TTGV kuruluş çalışmasının başlamış olduğu 1989 yılında Dünya Bankası temsilcileri ülkemizi ziyaret ederek hükümet ve sektör temsilcileriyle görüşmelerde bulundular. Netaş ArGe Direktörlüğü görevim esnasında Kasım 1989 tarihinde Ümraniye tesislerinde ilk kez amaç ve görüşlerini karşılıklı tartıştık. Sonrasında TTGV Bakanlar Kurulu kararıyla kuruluşunu tamamladı. Araştırma Geliştirme, Yenilikçilik, Teknoloji kavramları yaşamımızın ayrılmaz bir parçası olarak aklımızda yerlerini almaya başladılar.

Kurucularımızı saygıyla selamlıyorum. 32 yıl önce atılan adıma önderlik ederek ülkemizin gelişmesine önemli destek sağlayacak kurumsal mimari kurgulanmıştı.

TTGV beklendiği ve özlemlendiği şekliyle kuruluş amaçlarından sapmayarak görevini eksiksiz yerine getirmenin gururunu yaşadı. Projeler desteklendi, özverili öğretici yol göstericilik benimsendi.

Yıllar içinde iletişim ve ağ platformlarına dönüştü. Tartışılan, buluşulan, paylaşılan, birlikte öğrenilen topluluklara dönüştü. Kimliğini sürekli yeniledi, küresel meselelere çözümler tasarladı, raporlar üretti. Girişimcilerin hasretle bekledikleri can suyu oldu. Ve yatırımcı yaklaşımlarıyla günümüzde işletmelere kaldıraç etkisi yaratacak çözümleri sürdürüyor.

TTGV kuruluşunu takip eden yıllarda gelişmeleri yakından izledim. 35 yaşında genç bir yönetici olarak ilk dönemlerde yönetim kurulunda yer alamamıştım. Sonraları Türk Elektronik Sanayiciler Derneği (TESİD) Başkanlığım sürecince 2008 yılında kurucular kurulunun takdiriyle yönetim kurulunda yer aldım. 14 yıl süren sorumluluk sürecinde hemen hemen bütün toplantılara Ankara merkezimizden gerçek ortamda katıldım. Stratejilerin, görüşlerin oluşturulmasında katkım olduysa ne mutlu bana.

Kurucu Başkanımız Dr. Fikret Yücel ve sonrasında Başkanımız Cengiz Ultav’a çok teşekkür ediyorum. Yönetim Kurulunda birlikte hizmet ettiğimiz arkadaşlarımı tanıdığım için ve onlardan öğrendiklerim için ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Başta Genel sekreterimiz Dr. Mete Çakmakçı olmak üzere tüm TTGV çalışanlarını sevgiyle kucaklıyorum. Özverili, gönülden bağlı oldukları TTGV onların üstün gayretleri ile saygın duruşunu hep güçlendirdi.

TTGV’yi izlemeye devam edeceğim. Yönetim Kurulunda yeni görev alan yöneticilere başarılar diliyorum. Yeni Başkanımız Değerhan Usluel yenilikçi görüsüyle, enerjisiyle, güler yüzlü olumlu tarzıyla TTGV’nin yeni ufuklara yelken açmasında önderlik edecek. Kendisine kalbimin derinliklerinden en samimi duygularımla başarılar diliyorum.

TTGV “Teknoloji Üreten Türkiye” hedefinden sapmadan gelişmesini sürdürecektir.

Hoşça kalın, ayrılık değil, TTGV sevenleri bir çağrı yakınlıkla olduğumu hep hatırlamışlar. Esen kalın.

11 June 2022

Dunbar Sayıları

Dunbar Sayıları – Sayısal Tarım

1990 yılları… Britanyalı antropoloji ve psikoloji profesörü Robin Ian MacDonald Dunbar ortalama insan beyni büyüklüğü ile sürdürülebilir bağlantı, yakınlık ve ilişki sayıları üzerine araştırmalar yürütmüştür. Asal sayılar uzmanı Dunbar çalışmalarının neticesi olarak bilişsel kapasitemizin sağlıklı sosyal ilişki rakamını 150 olarak açıklamıştır. Bazı kanıtlar göstermiştir ki beynin yapısı kaç arkadaşımız olacağını öngörebilmektedir. Anlaşılan teorik olarak sosyal bağlantı sayısının beyindeki neokorteksin büyüklüğü ile direkt olarak işlevsel ilişkisi bulunmaktadır.

Kendi sosyal çevremizle 150 kişilik sağlıklı iletişim sınırımız olduğunu deneyimlemeliyiz.

Dunbar sayıları merakla birçok farklı alanda yer bulmuş ve kullanılmıştır. Doğa dışında istatistik ve iş yönetiminde planlama aracı olarak kullanılmıştır. Sosyal ağlar konularında yazılım geliştiren firmalar için anahtar rol oynamıştır. Güncel incelemeler Dunbar sayılarının savunma sektöründen, mülteci sorununa kadar geniş bir yelpazede karşımıza çıktığını göstermektedir.

Doğanın bütün bileşenleri aynı anlayış ile tartışılmaktadır. Hayvan ve bitki topluluklarının benzer iletişim limitleri taşıdığı bilimsel gerçekler doğrultusunda ele alınmaktadır. Bitkilerin kökleri üzerinden iletişim içinde bulundukları ve kümelenme sayılarının varlığı temel verilere dayanmaktadır. Uzaktan bir ormanı derin nefes alarak seyretmenin hoşluğunu yaşarken dikkatli gözlerden bitki topluluklarının kümelenmesi kaçmayacaktır. Dolayısıyla tarım birlikte bulunma düzenini sıkıştırıcı yönde değiştirmektedir. Farklı bakış açısı…

Dunbar sayıları hakkında daha uzun bir süre kafa yoracağız gibi duruyor. Bilim insanlarının perdeyi sağduyu ile aramaları, gizemleri aydınlatacaktır. Kendimizi dolayısıyla doğayı farklı boyutlarıyla sezinlemek, teknolojinin geliştirilmesine ve uygulamasına genişlik kazandıracaktır. Algoritmaların yalın matematiksel modellenmesinin derinliğine ilave nitelik kazandıracaktır.

Günümüzde tarımsal üretimin verimliliği sıcak başlıklarla görüşülmektedir. Tohum ıslahından başlayarak kimyasal katkıların gıda yetiştirme, besin işleme ve tüketim üzerinde ki tesiri önceliğini korumaktadır.

Yenilikçi teknoloji uygulamaları öncelikli olarak nesnelerin interneti tarım sektörüne özgü değişimi tetiklemektedir. Biyolojik algılayıcılar vasıtasıyla ürünlerin hal, durum ve koşulları izlenebilmektedir. Hasat zamanı net olarak öngörülebilmektedir. Drone teknolojisinin sağladığı yenilikler sayesinde geniş alanlarının taraması yapılabilmekte ve bitkilerin sağlık bilgileri toplanabilmektedir. Ayrıca toprak altının mikro dalgalar yetkinliği ile aydınlatılması, toplanan verinin anlamlandırılmasının kıymeti her geçen gün arttırmaktadır. Elektronik algılayıcılar hayvanların sağlık bilgilerini anlık veri merkezlerine iletebilmektedir.

Teknolojinin tarım üzerindeki etkisi belirgin olarak kabullenilmiştir.

Asıl mesele hızlı çözüm üretmenin ötesinde ihtiyacın yerel beklentileri karşılayacak biçimde tanımlanmasını sağlamaktır. Örneğin sorun yapay zekâ yönlendirmesi ile tarlayı süren elektrikli traktörün nasıl öğreneceğini kurgulamaktır. Hedef ayrıntıların irdelenmesi ile yapay zekâ yazılımının nerede barındırıldığından, siber güvenliği kadar uzanan planlanma sürecinin doğru amaca erişmesidir.

Gezegenin insan nüfusunun aşırı artışı beslenme dâhil kritik kaynakların yetersiz kalmasını doğurmaktadır. Tüketim israfı, döngüsel süreçlerin uygulanmasında ki yavaşlık yaşamımıza kısıtlama olarak yansımaktadır. Zorunluluk çerçevesinde uygulanan teknoloji netice olarak gıda ve tarımsal ürünleri kendi doğal tarzlarından uzaklaştırmaktadır.

Masaya koyduğumuz gıdanın uzun vade biyolojik yapımızı nasıl değiştirdiği araştırma konusudur.

Belki Dunbar Sayılarını ciddiye almalıyız, bize bir şeylerin doğru gitmediğini anlatmaya çalışıyorlardır. Unutmamalıyız ki doğa bizi beslemek için değil kendi neslini devam ettirmek için çabalamaktadır. Doğanın huzuru bizim sağlığımız olacaktır.

Güzel günlerde buluşmak temennisiyle…

İcrayı San’at Eyle

27 May 2022

Fahrenheit 451

Okumaya devam… Daha önce okuduğum bir kitabı kütüphanemden alarak bir kez daha göz gezdirmek istedim. Ray Bradbury’in unutulmaz eseri Fahrenheit 451. Yazar eserin ismini bir kitabın yanma yani tutuşma sıcaklığın esinlenerek koymuş. Öğrendim ki kâğıt 232 derece santigrat sıcaklığına erişince alev alıyormuş.

1953 yılında bilim kurgu alanında bir klasik edebiyat yaratmış. Savaşların kavurduğu fantastik bir çağ hayal etmiş… Teknolojinin hâkim olacağı, ancak gelişme için artık kitaplara ihtiyaç olmayan bir dünya. Korumalı mekânlar ve artık işleri söndürmek olan itfaiyecilerin işsiz kalmaları.

Öyleyse İtfaiye görevi değişmi ve yangın söndürmek yerine, nerede kitap bulursa yakmaya başlamış. İtfaiye eri Guy Montag nedense artık farklı düşünmeye başlamıştı. Yaktığı evlerden ve kitaplardan bir kaçını biriktirmek ve okumak istiyordu.

Guy Montag ve eşi Mildred;

Soğuk kasım yağmuru sessiz evin üstünde gökyüzünden yağarken, uzun ikindi boyunca okudular. Holde oturdular… Çünkü oturma odası, duvarı turuncu ve sarı konfetilerle, havai fişeklerle, sarı ağ elbiseli kadınlarla ve gümüşi şapkalarından elli kiloluk tavşanlar çıkaran siyah kadife giysili adamlarla aydınlanmayınca öyle boş ve gri görünüyordu ki. Oturma odası ölüydü ve Mildred boş bir ifadeyle oraya bakıp duruyordu. Montag ortalıkta dolanıp geri gelirken ve çömelip bir sayfayı en az on kez yüksek sesle okurken.

“Bir arkadaşlığın tam olarak hangi anda kurulduğunu bilemeyiz. Nasıl bir kap damla damla dolarken, son bir damla kabı taşırıyorsa, aynı şekilde, bir dizi iyilik arasından en az biri kalbi doldurup taşırır”

İlginç hayal gücü, filmleri seyretmedim ama meraklandım ve izleyeceğim. Öyküde ki buğulu, duygusal anlatım acaba sahneye yansıyacak mı? Kitabın sonunu şömine önünde tamamlamam da manidar oldu.

26 May 2022

Laflijazz

Sevgili Atilla Ayginin ve Ahmet Görsev dostlarımızla harika bir Jazz saati geçirdik. Muhteşem, dinlendirici müziğin arasında güncel teknoloji hareketliliğini konuştuk.

Sohbet neşeli, eğlenceli olunca dinleyicilerin karmaşık ve anlaşılmaz olarak düşündükleri konulara örneklerle açıklık getirmeye çalıştık.

Aslında amacımız yabancı kelimeler ile derlenmiş kısaltmaların anlamlarının hiç zor olmadığını konuşmaktı. İzleyicilerin ilgisini çekeceğini ve ileri seviyede okuma yapacak meraklı uzmanlara yol gösterici olacağına inanıyorum.

Laflijazz yönetimine davet için çok teşekkür ediyorum.

 Dinleyicilerin keyifli dakikalar geçirmeleri umuyor, sağlıklı günler diliyorum.