09 January 2009

'' İnsanlık Tarihi ve Kozmoloji Sunumu''

Suat Baysan’ın “İnsanlık tarihi ve Kozmoloji”
konulu sunumuna ilgi yoğundu…


Konunun ne kadar ilginç, gizemli ve bilinmeyenli olduğuna, çoğumuz sunumun bitiminde farkına vardık. Evrenin oluşumuyla ilgili bilmediğimiz, merak ettiğimiz birçok soru kısa sürede yanıt buluverdi. Kainatın derinliğini ve büyüklüğünü, 360 bin kilometre ışık hızı ile milyon yılları çarpmak için uğraşırken aklımızın karışmasıyla bir kez daha anladık.


Aneltech Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Suat Baysan’ın, “İnsanlık Tarihi ve Kozmoloji” konulu sunumla, bizleri adeta gizemli bir yolculuğa taşıdı. Sade, yalın ve net anlatım, birbirinden eşsiz fotoğraflarla birleşince de izleyenlerin kendilerini şanslı gördüğü, kaçıranların ise üzüldüğü bir sunum ortaya çıkıverdi.


Baysan’ın titiz bir çalışması sonucu oluşturduğu sunum, Anel Grup çalışanları tarafından adeta soluksuz izledi. Kainatın 15 milyar yıl önce büyük bir patlamayla ortaya çıktığını, bu sürenin 400 milyon yılının ışımasıyla gerçekleştiğini bildiren Baysan,  daha sonraki 400 yılın ise karanlık sıcak bulutlardan oluştuğunu, zamanla bulutlardaki yıldızların birbirine yaklaşması ve bir merkez etrafında dönmesiyle galaksiler oluştuğunu anlattı. Bu oluşumun, 15 milyar yıl sonunda devasa bir evreni ortaya çıkardığını dile getiren Baysan, Galaksilerin gruplara, grupların da kümelere, kümelerin de süper kümelere dönüştüğüne vurgu yaparak “Evrenimiz milyonlarca süper küme, milyarlarca küme, belki de trilyonlarca galaksiden oluşan devasa bir yıldızlar topluluğu haline geldi” diye konuştu.
Kainatın uçtan uca olan uzaklığının yaklaşık 1 milyar ışık yılı mesafesinde olduğunun tahmin edildiğini anlatan Suat Baysan, “Işık da yılda yaklaşık 10 trilyon kilometre yol kat edebiliyor. Yani bugün bizim gözleyebildiğimiz kainatın genişliği 1 milyar çarpı 10 trilyon kilometre olarak ortaya çıkıyor.” diye konuştu.

Samanyolu galaksimizde 100-200 milyar arasında yıldız veya güneş oluğu tahmin edildiğini dile getiren Suat Baysan, bulunduğumuz yerin ise galaksinin üçüncü kolu olan “Orion” kolu olduğunu bildirdi. Galaksimizin, çok büyük bir hızla saatte yaklaşık 2,5 milyon kilometre hızla, altımızdaki “Hydra”ya doğru sürüklendiğini anlatan Baysan şu ilginç açıklamalarda bulundu:
“Galaksimiz, kendi etrafında saatte 450 bin kilometre hızla dönüyor. Şu ana kadar da 25 kez dönmüş durumda. Bir dönüşünü de 250 milyon yılda bir tamamlayabiliyor. Galaksimizin Orion kolundaki güneşimize güneşimiz 4 küçük 4 de büyük gezegen 3 de ufak gezegen var. Güneşimiz devasa bir fırın içinde sürekli nükleer reaksiyonlar oluşuyor. Güneş çevresindekilere ışık, özelilikle dünyamıza hayat veriyor. Dünyamız da güneşin etrafında saatte 80 bin  kilometre hızla tur atıyor.  Dünya kendi etrafında 23 derecelik bir açıyla saatte 2 kilometre hızla dönmesinden gece-gündüz, 23 dereceyle eğik olmasından ötürü de mevsimler oluşuyor. İlginç açılar ve uzaklık, dünyada hayatın oluşmasını sağlıyor.”
-Kainatın sonu olasılıkları-
Kainatın nasıl sona ereceği konusundaki teoriler hakkında da bilgi veren Suat Baysan, ilk teorinin, Galaksimizin ortasındaki kara deliğin dünyamızı, güneşi ve çevremizdeki gezegenleri de içine alarak kendi kendini yok edeceği olduğunu anlattı.
Kainatın sonuyla ilgili öteki görüşleri sıralarken de şu bilgileri verdi:
“İkinci olasılık, kainat büyümeye devam ettiği,  büyümesinin hiçbir zaman son bulmayacağı  ve 1 trilyon yıl sonra da sönerek toz bulutu haline geleceğidir.
Enerjisi tükenecek olan güneşin yavaş yavaş büyümeye başlayacağı ve kızıl bir deve dönüşeceği ve bir patlamayla yok olacağı şeklindeki üçüncü olasılığın ise 6 milyar yıl sonra olabileceği ihtimali… Son olasılık ise, Hydra süper kümesine doğru sürüklenirken, Samanyolu ile Andromeda ile çarpışması ihtimalinin, kainatın sona ereceği konusundaki son olasılık olarak yer görülüyor.

Çarpıcı bir saptamayla da dünyayı yok edecek olasılıklardan birinin insanlar olabileceğini söyleyen Baysan, “Biz dünyamızı çok hızlı yok etmek için mücadele ediyoruz. Buna örnek olarak da denizlerimiz, ormanlarımız, nehirlerimizle birlikte, dünyamızın çevresine fırlatılan uyduları da örnek göstermek en güzeli. Her yıl 100’ün üzerinde uydunun dünyamızın çevresinde yer işgal etmeye başladığına dikkat çeken Suat Baysan, “Daha ileri teknolojiler geliştirerek, sistemden daha az sayıda uydu kullanarak yararlanma yolunda projeler geliştirilmemesi durumunda, dünyamız, yakın bir gelecekte güneş ışınlarını bile almakta zorlanacak” şeklinde uyarıcı bir değerlendirmede de bulundu.
İnsan Kaynakları Grup Yöneticisi Bilgen Çağlı, günün anısına Suat Baysan’a bir plaket sundu
.