30 Temmuz 2020

İlk Yazılım İhracatı - Hikaye Değil Yatırım

1985 yılı Türkiye iletişim altyapısının sayısal teknolojiler ile tanışması olarak kayıtlarda yerini saygı ile almıştı Netaş Arge Direktörü sorumluluğun çerçevesinde, İlk yazılım ihracatı konusu, hakkında yazılan, basında dolaşan hikaye şeklinde ki gelişme bahsedildiği gibi yaşanmadı.

Kanada ve İngiltere'de 1 yıldan uzun bir süre eğitim alarak ve gerçek sistemler üzerinde geliştirme yapan 6 kişilik ekip projeye ciddi emek vererek hazırlandılar. Sonrasında o zamanların en yüksek maliyetli ana bilgisayarı IBM üzerinde önemli donanım, terminal, yazıcı ve yazılım kurulumları ile geliştirme ortamı tamamlandı.

Sistemlerin iş istasyonlarına dönüşümü çok sonraları gerçekleşecekti. Ana bilgisayarların anlık iletişimi ile veri hattı üzerinden İngiltere ile bağlanması ise başlı başına karmaşık bir proje olarak yürütüldü. 9600 Baud hızında olan link kirası yıllık 18.000 İsviçre Frank olarak giderlerimize ilave edilmişti. 1987 Aradan daha 2 yıl geçmeden ikinci link müracaatı yapıldı ve biriken yoğun veri trafiği nedeniyle haftalık olarak yazılım teypler ile gönderilmeye başlandı. Aslında mesele link vardı da yükü taşıyordu olmaktan çok öte kapasitesinin yetersiz olması neticesinde teyplere kayıt edilen yazılım İngiltere'ye gönderiliyordu.

Projenin karmaşıklığına bir ilave de PTT hizmetinde canlı olarak çalışacak DMS100 santralının birebir aynısının laboratuvarda kurulu olması ve müşteriye teslim edilmeden önce yazılımın binlerce test kıstaslarını karşılıyor olmasını sağlamaktı.

Hal böyle olunca yatırımın boyutu ki M$ seviyesinin çok ötesinde, yazılım ihracatının hiçte öyle düğmeye bastık milyon dolar ihracat yaptık olarak varsayılmayacaktı. Gerçekleşen inceleme ve denetimler sonucunda son derece olumlu hazırlanan görüşlerin mevzuata uygun hale getirilmesi ile bir ilk başarılmış oldu.

Türk yönetici ve mühendislerinin planlı, azimli, ısrarcı çalışmaları neticesinde neredeyse imkansız gerçek oluyordu...

Eylül 1985 yılında konu içinde düzenlenmiş olan bir toplantıda yazdığım notlarını paylaşıyorum.








Geliştirme ve Tasarım ortamları yatırımları sonucunda Türkiye için gerekli olan bütün işaretleşme sistemleri yerli olarak geliştirildi, hemen sonrasında Kuzey Amerika pazarı dışında ki tüm ülkeler için yazılım geliştirme sorumluluğu elde edildi.

Emeği geçen tüm arkadaşlarımı kutluyorum.