08 April 2021

The Brain - David Eagleman

Neurobilim insanı Dr. David Eagleman “The Brain” kitabında beynimizin işleyiş biçimini çarpıcı bulgularla ayrıntılı olarak ele almış.

Varlığımızın derinliklerine gizemli yolculuğun neticesinde iç evrenimizin sırlarını çözmeye çalışmakla kalmamış, aynı zamanda gerçekliğin ne olduğunu da sorgulamış. Sonsuz kıvrımlı yoğun yumak, milyarlarca beyin hücresinin ve trilyonlarca bağlantının sağladığı kabiliyet ile kendimizi anlamanın da ipuçlarını oluşturuyor. Kişiliğimizin beynimizi, beynimizin ise bizi nasıl şekillendirdiğinin anlatıldığı öyküyü heyecan ve merak içinde sürüklenerek okudum.


Sizlerle paylaşmak istediğim ikinci eser Japonya’dan. Ünlü yazar Kazuo İshiguro “Klara ve Güneş” yapıtında ilk defa sanki bugün yaşıyormuşçasına farkına varmış olduğum “YA” Yapay Arkadaş kavramı ile beni tanıştırdı. Eser yapay zekâ ve robotik teknolojilerinin buluşması sonucunda hayal gücümüzün sınırlarını zorlayan şaşırtıcı bir hikâye. Klara bize sevginin, duyguların, öğrenmenin, gözlemlemenin kendi davranışlarını nasıl biçimlendirdiğini anlatıyor. Klara’nın İnsanlarla birlikte olmayı sorguladığı, anlamaya çalıştığı, yaşadığı ikilemlere anlam yüklediği, dinmeyen çabasını duraksamadan okudum.

İlk olarak bilimsel somutluklar, ikincisinde değer yargılarımızı çıplak gerçeklik üzerine yeniden düşünmeye sevk eden iki koskocaman eser…

Kuşkusuz neredeyse olağanüstü seviyede yararlandığım kitapların bir de ortak yanının olduğunu keşfettim. “Görüntü İşleme”. David Eagleman baktığımız diğer kişilerin yüz ifadelerinden nasıl bir duygu içinde olduklarını anlamanın sadece gözlem ile mümkün olamayacağını açıklamış. Beynimizin görüntüyü işleyerek kendi yüzümüze de aynı şekli vermeye uğraşması sonucunda daha hassas karar verebileceğimizi anlatmış. Yazar yüzümüzdeki mimetik kasların, görüntü işlenerek, karşı tarafı taklit etmesini farkında olmadan uyguladığımızı vurgulamış. Dolayısıyla kendi yüzümüzde oluşan değişimi hangi koşularda ürettiğimizden hareketle tahmin yürütebileceğimizi belirtmiş. Tersine mühendislik benzeri bir işlem olarak yorumlarsak sanırım yanılmamış olurum.

Yukarıda tanımlanan yeteneğe sahip olabilmek için, Klara nasıl bir donanım yapısıyla tasarlanmış sorusunun cevabını biraz da duygusal mavi göklerdeki bulutlar içinde hayal ettim. Diğer yandan yazılımın temel felsefesinin öğrenme üzerine kurguladığını, deneyimlerle çapraşık sonuçların bilgece kullanıldığı mimarinin gerekliliğini düşündüm. Öğrenen, öğrendikçe akıllanan yapay arkadaş “YA”, şimdilik bilim kurgu da olsa kuram ve kavramlarla örtüşmesi, YA’nın elinden tutacağımız günlerin sayılı olduğunu gösteriyor.

Gelecekte beynimizin yetkinliklerini, anlamlandırma ve öngörü kabiliyetlerimizi geliştirdikçe, Klara YA ile buluşmanın zamanını tahmin etmeye çalıştım. Genç araştırmacıların gecelerini gündüze katarak yeni buluşlar peşinde koşarcasına uğraştıklarını gururla izliyoruz. Bağlantıların etkinliğini geçerli hale getirerek, birlikte aşama kaydetmenin, ilerlemenin anahtarı olduğu bilinciyle keşiflere devam etmeliyiz

Uzaktan kimlik doğrulamanın nasıl boyut değiştirebileceğini, cesaretle yenilikçiliğin “Inovasyon” cazibesiyle geleneksel duvarları yıkacağına tanıktık edeceğiz.

“Öğrendikçe, bilmeye devam ettikçe, ne kadar az şey bildiğimin farkına varıyorum”

İcrayı San’at Eyle