21 May 2026

Sayısal "Dijital" Sınırları Düzenlemek

Konu başlığımız, Telekom sektöründe yaşadığımız baş döndürücü gelişmelerin geleceğine ışık tutma amacını taşımaktadır. Üstelik işin içine siber güvenlik kaygısını da eklersek sınır yerine cephe kelimesini kullanmak daha anlamlı olabilir.

12 yıl önce, 7 Kasım 2014 tarihinde Güney Kore’nin Busan şehrinde ITU – “Plenipotentiary Conference PP-14” konferansına misafir olarak katılmıştım. Toplantının planlanması ve sonrasında yönetim tarzı işin ehli uzmanların uğraşılarını yansıtmaktaydı. Seçkin delegelerin katılım gösterdiği konferansta aralarında birleştirici konuların konuşulduğu oturumlar gerçekleştirildi. Bilgelikle idaresi yürütülen etkinlikte güncel meselelerin yanı sıra temel başlıklar tartışıldı. Olabildiğince hem fikir olunan maddeler dışında sert çekişmeler yaşanan başlıklar için çözüm arandı. Alınan kararlara kısaca göz gezdirirsek başlıca kesinleşen çıktılar şu şekilde sıralandı.

1. Küresel Uçuş Takibi (Global Flight Tracking)

Malezya Havayolları MH370 kazasının ardından, sivil havacılık güvenliğini artırmak amacıyla uçakların küresel olarak gerçek zamanlı takibi için frekans tahsisi ve teknik çalışmaların başlatılmasına karar verilmiştir.

2. Bağlantı 2020 Gündemi

Dünya genelinde dijital uçurumu kapatmak için somut hedefler belirlenmiştir. Bu kapsamda, 2020 yılına kadar küresel internet erişiminin artırılması, geniş bant kapsamının hızlandırılması ve gelişmekte olan ülkelerdeki maliyetlerin düşürülmesi hedeflenmiştir.

3. İnternet ve Siber Güvenlik Politikaları

IPv4'ten IPv6'ya geçişin hızlandırılması kararlaştırılmıştır.

İnternet yönetişimi ve ITU'nun görevi ve konumu tartışılmıştır. Üye devletlerin internetle ilgili kamu politikalarında daha etkin olması ve çok Paydaşlı modelin desteklenmesi vurgulanmıştır. İki zıt anlayışın etkin olduğu internet yasası düğümü ayrı boyutlarda ilerleyerek uygulama adımları ortak yaklaşım sonuçlandırılamamıştır.

Çocukların çevrimiçi korunması (COP) “Child Online Protection” ve siber güvenliğin artırılmasına yönelik mevcut kararlar güçlendirilmiştir.

4. Sağlık ve Acil Durumlar (Ebola ile Mücadele)

O dönem Batı Afrika'yı etkileyen Ebola salgını nedeniyle, bilgi ve iletişim teknolojilerinin (BİT) küresel sağlık buhranı ve salgınlarla mücadelede nasıl kullanılacağına dair özel bir karar (Resolution 202) alınmıştır.

5. Engelliler İçin Erişilebilirlik

Engelli bireylerin ve özel ihtiyaçları olan kişilerin dijital teknolojilere erişimini artırmak için ITU'nun yetki alanı genişletilmiş ve bu konuda somut adımlar atılması zorunlu kılınmıştır.

Oturumların zamanında etkin ve verimli tamamlanmasını beğeniyle izlemiştim. Görüşmeler küresel dijital yöntemlerin tasarımı alanında, bir dönüm noktası olarak yorumlanmıştı. Böylece neticede önemli sürdürümcü kararlar alınmıştır.

Busan şehrinin yakın tarihimizdeki yeri, duygusal kahramanlık mücadelesinin yaşanması dolayısıyla ayrı bir ehemmiyete sahiptir. 1950 yılında, hayatlarını cesurca eda eden 462 şehidimizin anıt mezarlarını gözyaşları içinde gezmiştim. Gencecik yiğit şehitlerimizi rahmetle anıyorum, ruhları şad olsun.

Birleşmiş Milletler uzman kuruluşu ITU “International Telecommunications Union” iletişimin önsezisi olarak tanımlayacağımız ITUGSR2026 etkinliğini 12/15 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Türkiye’de gerçekleştirecek.

Görüşmelerin amacı, Birleşmiş Milletler'in dijital teknolojiler konusundaki uzman kuruluşu olan ITU (Uluslararası Telekomünikasyon Birliği), iletişimin geleceğini 2030 yılına kadar tamamen bağlantılı, akıllı ve sürdürülebilir bir ekosisteme dönüştürmek olarak açıklanmaktadır.

İletişim sektörünün uzman çalışanlarının, titizlikle uğraşarak çapraşık konulara bilimsel çıktı üreteceklerinden kuşku bulunmamaktadır. Beklentilerimizi listeleyecek olursak heyecanla ele alınacak temalar şu şekilde sıralanabilir.

A- Uzunca bir zamandır yazılarımda, sunumlarımda anlatmaya gayret ettiğim “metaversegerçek ve sanal dünyanın eş zamanlı etkileşiminin, nitelenmesi ve kavramsallaştırılması. ITU’nun bu öngörüsü IMT2030-6G olarak tanımlanmakta ve sayısal uçurumu kapatmayı hedeflemektedir. Zaten genişliği açılan ve derinliği artan böylesi bir ayrılık nasıl kapatılacak merak konusu olmaya devam etmektedir. Somut bir eylem planı düzenlenmelidir.

B- Yapay zekânın ağ yönetimine bütünleşik yapılanması konusunda izlenecek yol haritası nasıl resmedilecek? Gömülü YZ ağın sürekliliği için kendi kendisini onararak kullanıcılara devamlık sağlayacak mı? Yeni anlık iletişim ve ağın dilimlenmesi ötesinde robotik uygulamaların yadırganmadan sistemlere dâhil edilmesi… Ağ üzerinden sağlanacak gelişmiş yetkinliklerin kurumsal mimarileri doğrudan yeniden icat etmek gibi isabetli bir sonucu olacaktır.

C- Bütünleşik Algılama ve İletişim (ISAC): Geleceğin ağları sadece veri iletmekle kalmayacak, nesneleri algılayacak, çevreyi haritalandıracak ve kullanıcıların konumunu santimetre düzeyinde belirleyerek şimdilik farkında olmadığımız ayrıcalıklı hizmetler sunacaktır. Örneğin, otonom araçlar için bağlantılı kalabilmenin zorluluk olması dolayısıyla iletişimin gecikmesine hoşgörü gösterilmeyecektir. Kurumsal değişimin atılmış olan temelleri üzerine dönüşümü hızlandıracak farklılaşmanın şaşkınlık yaratacak seviyeye çıkması amaçlanmaktadır.

D- Konum bağımsız, uydu bağlantılı cep telefonları beraberinde yeni girişimler için fırsatlar yaratacaktır. Küresel anlamda uydularla doğrudan iletişim tasarlanan yeni ürünlerin gerçek küresel ihtiyacı karşılama özelliğini fazlasıyla artıracaktır. Şimdiden yeni fikirleri düşünmeye başlamak ve gündeme almak yararlı olacaktır.

E- Sürükleyici İletişim: 6G'nin holografik iletişimi kaçınılmaz görünmektedir. Ancak kişisel olarak, bant genişliğini böylesine alıp başını gitmesinin neticesinde şu soruyu sormakta çekinmemeliyiz. 2 duyumuzun ses ve görüntü ötesinde diğer alanlar da ufukta belirmeye başladı mı?

GSR-26 oturumlarında ele alınacak temaların insanlık için faydalı projelere dönüşmesi hedeflenmektedir. Öngörmek, faydalanmak, deneyimlemek, paylaşmak, korumak ve güçlendirmek, hayat kurtarmak, altyapı sorunlarını çözmek, yatırımların önünü açmak, sakıncalı içerik ve tehlikelerden arındırmak öncelikli olacaktır. Asıl

Özetleyecek olursak, GSR-26'nın ana odağı; düzenleyicileri yapay zekâdan güvenli bir şekilde faydalanmak, yatırımları canlandırmak ve geleneksel kuralların ötesine geçen yenilikçi bir gelecek inşa etmek için gerekli olan 'yönetişim esasları' çerçevesini kurgulamaktır.

Hızlanarak devam eden teknolojik gelişmelerin sarsıcı dokunuşlarını anlamak kaçınılmaz olacaktır. Dolayısıyla 2014 yılında alınmış kararların değerlendirilmesi faydalı olacaktır. Büyümekte olan dijital uçurumun üzerine, sağlam temellere dayalı köprüler inşa etmek önkoşuldur. Ortamı doğru iklimlendirmek ve öğrenim sürecini ivmelendirmek çabukluk için elzemdir.

Yararlı görüşlerin ve kararların alınması dileklerimle… Sağlıcakla kalın

İcrayı San’at Eyle.