30 July 2020

Zamansız Sanal Ortamlar - ICT Media - Dağıntı


Termodinamik ısı, sıcaklık, iş, enerji arasında etkileşimi tanımlayan bilim dalıdır. Geniş bakış açısı ile enerjinin bir yerden başka bir yere, bir biçimden başka bir biçim ile transferini matematik ve fizik kuralları ile açıklar.
  Termodinamik yasaları, bir sistem içindeki enerjinin çevresi doğrultusunda faydalı işe dönüşümünün, dayanaklarıdır.19. yüzyılda belirlenen 4 temel yasa, buhar makinasının bulunuşunda önemli rol oynamıştır. En yaygın olarak öğüttüğümüz birinci yasa enerjinin sakınımıdır. Çarpıcı sonuçların elde edilmesini sağlayan ikinci yasa dağıntı konusudur. Dağıntı benim en çok takdir ettiğim, sürekli okuduğum, anlamaya çalıştığım, günümüz ile bağdaştırmak için çabaladığım başlık olarak, düşüncelerimi berraklaştırmaya devam ediyor.

Dağıntı düzenden, düzensizliğe geçişi kapsamlı olarak açıklamaktadır. Kapalı bir sistemin dağıntısının, sürekli arttığı ve en yüksek değere yani durgunluğa erişildiğinde artık işe çevrilecek enerjinin kalmadığı vurgulanmaktadır. Avusturyalı bilim insanı Ludwig Boltzman işte bu süreci matematiksel olarak açıklamış ve dağıntı formülü ile tarihte yerini almıştır (S=klogw)

Termodinamik ile günümüz sanal ortamlarının ne ilişkisi olabilir ki sorusu sanırım aklınıza geliyordur. Cevabı kolayca oluşturabilmenin yalnızca bilimsel olarak açıklanamayacağı, enerjinin yok olamayacağı, şekil değiştirdiği, sanal, çevrimiçi çalışma sürecinde de dağıntının hızla arttığını, verimsizliğin etkin olduğu da gözlemlemekteyiz.

Neden mi?

Birincisi geleneksel olarak sürdürdüğümüz iş, özel yaşam, iş yeri, ev, yolculuk, zaman kavramları artık anlamlarını yitiriyor. Başlangıçta verimlilik gibi görünen yaklaşım, zaman içinde iş baloncuğunun inanılmaz genişlemesi ile özel yaşamı, evimizi de içine almış devasa bir ortama dönüşmüş olarak karşımıza çıkıyor. Denge bozuldu mu? Ne zaman çalışıyoruz? Ne zaman dinleniyoruz? Masada mıyız? Sahada mıyız? Dokuların iç içe geçiş tedirginliğini duyumsuyoruz. Daha da çarpıcı açıklamak gerekirse farkına olmadan işin içinde yaşamaya başladık.

İkincisi iş baloncuğu içinde sorunlara çözüm bulmanın zorluğunu yeni yeni kavramaya ve hissetmeye başlıyoruz. Dikkat ediniz sanal ortamda ağırlıklı olarak tanıdık simalarla kısa dönem konular gündeme gelmiyor mu? Uzun vadeli stratejilerin, hedeflerin, başarı kıstasların tartışılması zorlukla yürütülmüyor mu? Sezebilmeyi, varsayımları, seçebilmeyi, çelişkileri yönetmeyi hatta sızlanmayı özlüyoruz. Peki titizlikle yürütülen bilimsel araştırma ve geliştirme, örneğin yapay zeka tasarımı, teknoloji yarışında geri düşmemek için laboratuvarların sanal ikizlerini yanımıza alarak, gevşemeden süreci devam ettirmenin anahtarlarını keşfetmeliyiz.

Evet, sanal dağıntı süratle serpiliyor. Kendimizi sanal ortamın cazibesine kaptırmış sanki bulutlarda uçuyormuş gibi umutlanıyoruz. Gerçekte iş için kolay, kendi yaşantımız için zor olanı tercih ettiğimizi unutmamalıyız. Hal böyle olunca zamansız sanal ortamların dahi düzenlenmesi, çekmeceden yeni koşulların çıkarılması kaçınılmaz oldu.

Kısa bir mola ve düşünme zamanı, çözüm belki de her iki sistemi dengeli uygulamaktan geçiyor. Zamansızlığı ipe asılı mandallar gibi gerçeküstü görüntüler olmaktan çıkararak, sert ve kırılgan unsurlarını ayrıştırmak, yumuşatmak yeni çağdaş yaklaşım…

Termodinamik sıfırıncı yasası, üçüncü bir sistem ile ayrı ayrı ısısal dengeli olan diğer iki sistem birbirleri ile de dengelidir.

Dağıntı = Entropy