Geçtiğimiz ay 12/15 Mayıs 2026, Ankara ITU/GSR konusuna değinmiştim. Belleğimi zorlayınca 36 yıl önce ETSI çalışmaları yeniden gözlerimin önünde canlandı.
12 Mayıs 1990 - 36
yıl önce ETSI (Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü) Genel Kurul ve
çalışma guruplarına katılmak üzere Fransa Nice şehrine seyahat ediyoruz. Heyet
liderimiz PTT. PTT 1989 yılında ArGe bölümüne sorumluluk vererek üyelik başvurusu
yapmış ve kabul görmüştür.
Deniz kenarında
sakin, sessiz ve huzurlu bir şehrin temiz ortamına hayran kalmamak mümkün
değil. GSM gezgin hücresel iletişim henüz dünyada kullanıma başlanmamış. Ancak
yine de otobüs duraklarındaki ekranlarda seferin varış saatleri görmek mümkün.
Enstitü, 1988
yılında Avrupa Posta ve Telekomünikasyon İdareleri Birliği'nin (CEPT) girişimi
ve Avrupa Komisyonu'nun resmi desteğiyle kurulmuş.
ETSI’nin temel
amacı, Avrupa genelinde ve küresel ölçekte geçerli olacak ortak
telekomünikasyon, bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT/İCT) standartlarını geliştirmek
ve yaygınlaştırmak olarak tanımlanmış. 1990 yılında gerçekleştirilen enstitü
görüşmelerine yüksek katılım sağlanmış ve sağduyulu kararlar alınmıştır.
Kısaca ETSI
işlevselliği ve görevlerine göz atalım.
1. Avrupa Ortak
Pazarını Standartlaştırmak
ETSI kurulmadan
önce, her Avrupa ülkesi kendi telekomünikasyon altyapısını ve cihaz
standartlarını kullanıyordu. Bu durum, sınır ötesi iletişimi ve cihaz
ticaretini ciddi şekilde zorlaştırıyordu. ETSI’nin ana amacı, tüm Avrupa'da
geçerli özgün, yegâne standart seti (European Telecommunications
Standards - ETS) oluşturarak
teknolojik sınırları ortadan kaldırmak ve ortak pazarı desteklemekti.
2. Açık ve
Küresel Standartlar Tasarlamak (GSM Örneği)
ETSI, Avrupa sınırları
ötesinde, küresel kullanımı destekleyen ve uyumu belirleyen açık, şeffaf teknoloji
tanımlaması geliştirmek üzere kurgulanmıştı. (Open Standards) Tarafsızlık sayesinde ve yeni teknolojiler
ışığında, cihaz üretimi farklılıkları ortadan kalkıyordu. Bu amacın en başarılı
ve bilinen örneği, cep telefonu iletişimini küresel bir standarda dönüştüren
GSM teknolojisidir. ETSI, GSM standartlarını nesiller kapsamında dondurarak yaygınlaşmasına
ön ayak olmuştur. Aynı zamanda yetişkin uzmanların verimlilikleri de ciddi bir
sıçrama göstermiştir.
Bugünkü modern
mobil iletişimin temelleri o günlerde atılıyordu ve hepimizin gözleri önünde
çığ gibi büyüyerek inanılmaz benimsenmiş, hedefler her defasında aşılmıştır.
3. Sektör
Paydaşlarını Tek Çatıda Toplamak
Geleneksel standardizasyon
kurumlarının aksine ETSI sadece devletlerin veya resmi kuruluşların söz sahibi
olduğu bir organ olmamıştır. Kurumun en büyük kuruluş amaçları içerisinde;
üreticileri, ağ işletmecileri, servis sağlayıcıları, araştırma merkezlerini ve
son kullanıcıları aynı masada buluşturup ortak karar oluşturma ve uzlaşı
bulunmaktadır. Bu doğrultuda firmalar kapsayıcılık nedeniyle gelişmeleri
yakından izleme imkânına kavuşmuştu.
4. Yeni
Teknolojiler İçin Birlikte Çalışabilirlik (Interoperability)
Ayrıca altı
çizilerek ifade edilen ana odak konusu, farklı markaların ürettiği cihazların
ve yazılımların birbiriyle sorunsuz şekilde çalışabilmesidir. Dolayısıyla
kuruluş, günümüzde 5G/6G mobil ağlar, nesnelerin interneti (IoT), siber
güvenlik, akıllı kartlar ve yapay zekâ gibi yeni kuşak alanlarda da standartlar
geliştirerek küresel dijital dönüşümü güvenli şekilde hızlandırmayı amaçlar.
1990 yılı, henüz
iki yıl önce (1988'de) kurulmuş olan Avrupa Telekomünikasyon Standartları
Enstitüsü (ETSI) için çok önemli ve kurumsal temellerin atıldığı bir dönemdi.
Bu yıl boyunca ETSI, yeni kurulan bir gruptan küresel telekomünikasyon
dünyasını bugün bile şekillendiren temel kurumsal politikaları ve teknik
ortaklıkları belirleyen uluslararası bir güç merkezine dönüştü.
Heyette Netaş
şirketimizi temsilen Ali Rıza Akçay birlikte katıldık.
(Ali Rıza Akçay’ı rahmetle anıyorum)
1990'ların
başında, ATM (Eş Zamansız Aktarım Biçimi) ile IP (İnternet Protokolü)
arasındaki "Protokol Savaşları" henüz yeni alevleniyordu. Netaş’ta
ArGe ve pazarlama bölümleri arasında alevli tartışmaları çok net hatırlıyorum.
IP dünyasında söz konusu olan paket anahtarlamanın güvensiz olduğu gerekçesi
ağır basıyordu. Özellikle kritik görevlerde IP teknolojisinin kullanılmasının
taşıdığı riskler yüksek seviye olarak değerlendiriliyordu.
Oysaki IP çok
yeni ve pazarda henüz kendisini kanıtlayacak seviyede değildi. İsabetli öngörü
ve seçim nedeniyle IP yatırımı yapan kuruluşlar kısa zamanda güvenli iletişime
kavuşan IP teknolojisi nedeniyle hızlıca ileri doğru atılım
gerçekleştirebildiler.
Dolayısıyla Mayıs
1990'da ATM teknolojisi, küresel Telekom Devlerinin (Fransız, Alman, İngiliz ve
Amerikan şirketleri) kendi patentlerini ve standart taslaklarını kabul ettirmek
için kıyasıya yarıştığı en çekişmeli konuydu (hot button topic). Elbette taslak belgelerin kayıt altına
alınması, derlenmesi ve çıktının çoğunluk tarafından kabul görmesini sağlayacak
bir Raportör ihtiyacı hemen söz konusu olmuştu.
Büyük güçlerin
(örneğin Fransa ve Almanya) birbirlerinin adaylarını doğrudan Raportör görmek
istemediği bu tarz kilit kriz anlarında, ETSI genellikle teknik yeterliliği tam
olan ancak bu devasa ticari savaşın doğrudan merkezinde yer almayan, tarafsız
ve yapıcı hakem rolü üstlenebilecek ülkelerin mühendislerini tercih ediyordu.
Ali Rıza Akçay, hem üst düzey teknik donanımı hem de bu
tarafsız konumu sayesinde küresel devler arasında ortak bir uzlaşı (consensus) adayı olarak öne çıkıyor ve yapılan
oylama/seçim sonucunda bu kritik göreve getiriliyordu.
O dönemde Türk
mühendisliği adına çok önemli bir başarıya imza atan Ali Rıza Akçay,
uluslararası kurul tarafından ATM (Eş zamansız Aktarım Biçimi) alanı için
Raportör olarak seçilerek gurur yaşamamıza sebep olmuştur. Kendisine
yönlendirilen devasa sorumluluğun farkındaydı. Beklentiler şu şeklide
sıralanmıştı.
Rolün Tanımı: Bir ETSI Raportörü veya çoğu zaman Editör
terimiyle de dönüşümlü olarak anılan, Ali Rıza Akçay, sadece bir katılımcı
değildi; küresel Telekom devleri tarafından ATM standartlarına ilişkin sunulan
tüm teknik önerileri toplamak, sentezlemek ve taslak haline getirmekle yasal
olarak görevlendirilmişti. Oldukça karmaşık teknik ve politik bir görevde
başarıyla doğru olarak anladığı, yorumladığı savları gündeme getiriyordu.
Paydaşlarının tamamını memnun etmenin neredeyse imkânsız olduğu süreçte
bilgisiyle ara yolu bulabiliyordu.
Etkisi: Mayıs 1990'daki oturumdan itibaren Netaş,
temel olarak ATM standartları oluşturma ve onay için resmi bir dağıtım ve onay
merkezi (clearing house)
haline geldi. Diğer üye ülkeler tarafından sunulan çeşitli ve karmaşık teknik
değişiklik veya teklif, Ali Rıza Akçay ve Netaş'taki becerikli mühendisler tarafından
yönlendirildi, derlendi ve dağıtıldı.
Sonraki
Katkıları ve Mirası: Ali
Rıza Akçay'ın ETSI'deki çalışmaları, 1990 yılındaki ilk ATM oturumlarının çok
daha ötesine uzandı. Kendisi, Türkiye'nin teknoloji tarihi içinde ileri görüşlü
bir bilim insanı ve standartlar yöneticisi olarak büyük bir saygınlık kazandı:
ETSI kuruluşunda
itibaren belirlemiş olduğu hedefler doğrultusunda kayda değer, seçkin belgeler
yayınlayarak yürürlüğe girmesinde çaba gösterdi.
İşte başlıca
derlenen ana odak alanları:
1990 Yılındaki Önemli Teknik Çalışma Grubu
Gelişmeleri
1. Fikri
Mülkiyet Hakları (IPR) Tartışması ve FRAND: Avrupa Komisyonu'nun 1990 tarihli Standardizasyon
Yeşil Kitabı'nın (Green Paper) ardından ETSI, çokça tartışılan Fikri Mülkiyet Hakları (IPR) politikasını
taslak haline getirmek için 1990'dan itibaren yoğun çalışma oturumları
düzenledi. FRAND (Fair, Reasonable and Non Discriminatory) İngilizce kelimelerin baş harflerinden
oluşuyordu.
Bu grup, standart
için zorunlu olan patentler için "Adil, Makul ve Ayrımcı Olmayan"
(FRAND) lisanslama kuralları kavramını ele aldı.
GSM
Gelişmeleri: Özel Mobil
Grubu (SMG) / GSM teknik kurulları, Avrupa'nın ilk sayısal hücresel ağının
(GSM) ticari olarak hayata geçirilmesi için gereken teknik özellikleri
netleştirmek adına 1990 yılı boyunca yoğun bir şekilde çalıştı. Gezgin hücresel
ağlar, kısa bir süre sonra resmen hizmete girdiler. Görkemli iletişimin
kapıları öylesine geniş açıldı ki, küresel yaşamı farklılaştırdı.
ATM ve Geniş
Bant Ağları: Mayıs
1990'da, ETSI'nin Terminal Donanımları (TE) ve Ağ Boyutları (NA) çalışma
grupları (Nice, Fransa'dakiler de dâhil olmak üzere) Eş Zamansız Aktarım Biçimi
(ATM) protokollerini değerlendiren ve Videotex için bütünleşik bir Avrupa
Telekomünikasyon Standartları (ETS) paketini son haline getiren üst düzey
oturumlar gerçekleştirdi.
Geçmiş yılların
heyecanı hala aklımın ve kalbimin bir köşesinde yaşamaya devam ediyor. Türkiye’nin
en üst düzeyde standartları belirleme ve yönlendirme çerçevesinde güvenilir
merkez olmasının gururu… Henüz GSM hizmeti başlamadan özellikle iletişim
teknolojilerinde yön bulabilmenin cazibesi ile hareket planı hazırlama…
ATM kavramı daha
sonra gözdeliğini kaybetmiş olsa da IP dünyasına geçişte önemli görevler
üstlendiğini düşünüyorum. IP ile birlikte sanallaştırma ve sonuç olarak
verilerin saklanması ve netice olarak analizlerden anlamlı çıktı elde etme ve
nihayetinde yapay zekâ çağı...
Teknoloji
ivmesinin, 36 yıl önce başlangıcında bulunmanın ve görev almanın kıvılcımı ile
geleceğe ışık tutabilmek adına tarihi anıları paylaşmak…
Geçmiş
hikâyelerin, hızlanan dönüşüme geniş ve derinden bakmamıza imkân vermesi beklentilerimle.
Eminim, Ali Rıza Akçay gibi saymakla bitmeyecek adanmış insanların değerleri,
günümüze nakledilecektir.
Sağlıklı,
teknolojiyi yönettiğimiz, günlerde buluşmak özlemiyle…
İcrayı San’at
Eyle.
Huzur içinde
uyu Ali Rıza Akçay, mekânın cennet olsun.