19 January 2026

"Durmadığın Sürece Ne Kadar Yavaş Gittiğinin Önemi Yoktur" - Konfüçyüs

Algoritmalar ve Bilgelik – Durmayan İlerleme – “Peer to Human” Yapay Zekâyla Çalışma Sanatı

İnsan Etkeni - Biliyoruz, Uyguluyoruz - neden en öndeyiz?

Konfüçyüs 'Durmadığın sürece ne kadar yavaş gittiğinin bir önemi yoktur'

Gelişmiş ülkelerde, teknolojiyi yani Yapay Zekâyı düzenli kullanıyorum sorusuna %58 olumlu, gelişmekte olan ülkelerde ise %80 üzerinde1 olumlu cevap veriliyor. Çarpıcı bir sonuç, kaldı ki bu konuda eğitim aldınız mı? Şeklinde yöneltilen soruya olumlu verilen cevap sadece %39. Aslında resmi olarak iş dışında alınan eğitimler ve üniversite derecesi, bulunmamasına rağmen gelişmekte olan ülkelerde bilgi düzeyi varsayımı neden bu kadar yüksek?

Yapay Zekâ ikilemi olarak adlandırılan durumu; yani aynı teknolojinin hem eşi benzeri görülmemiş bir ilerleme kaynağı hem de ciddi toplumsal zararların odağı olabileceği gerçeği ancak ciddi bir öğrenme sürecinden geçilmesi ile anlaşılabilecek görünüyor.

14 January 2026

Discovered Check - Chess Games

Discovered Check – Chess Games

Satranç terimleri içinde, üzerinde en çok tartışılan konumlardan bir tanesi de açarak Şah tehdidinde bulunmaktır. Oyun esnasında böyle bir durumla karşılaşılması ciddi taş kaybı ile sonuçlanabilir. Yerinden oynayan bir taş rakibine kendisi değil arkasına gizlenmiş bulunan başka bir taş ile Şah çekecektir. Rakibini bu ortama getirmeyi başaran bir oyuncu rakip Şah ile hizalanmış ancak arka planda bulunan daha güçlü bir taşı yerinden oynatmadan karşı Şaha karşı kullanmış olacaktır.

Böylesi bir hamle vurucu olacak ve hasar hesabı yapmak da çok güç olacaktır.

Peki, tahtada nasıl bir tablo ortaya çıkarsa bu durumla karşılaşılır?

Öncelikle Şah saldırısına göz atalım. Rakip Şah ile Şah çekecek güçlü parça arasına direkt olarak girmiş başka bir taş bulunmalıdır. Önde ve arkada konumlanmış taşların güçleri birbirlerinden farklı olmak zorundadır. Hangisinin daha güçlü olduğu önemli değildir. Genellikle önde daha zayıf örneğin Fil veya At arkada ise Kale veya Vezir en korkulan oyun tarzıdır. Önde Vezir seçeneği ise kuralar gereği zaten mümkün değildir. Aynı şekilde arkada At seçeneği de olasılık dışındadır.

Piyonların bulunduğu ortamda ise ya En-Passant yani çapraz rakip Piyonu geçerken alma veya ileri doğru hareketle arkada buluna Filin, Kalenin veya Vezirin önünün açılması ile şah çekilmesi imkânının sağlanmasıdır.

Önde bulunan taş gideceği konum itibari ile yeni bir kareye yerleşebilir veya direkt olarak rakibin taşını alabilir. Dolaylı olarak 2 hamle gerçekleştirilmiş gibi bir durum ortaya çıkar. Her 2 saldırıyı aynı anda bertaraf etmek imkânsızıdır.

Aslında satrançta gizlenme veya unutulma mümkün değildir. Başka bir kareye ilerleyen taş arkasında zaten görünen ve Şah ile hizalanmış güçlü bir parçayı devreye almıştır. Hamle sonrasında önde bulunan taşın hareketi neticesinde verdiği hasar mı telafi edecek yoksa Şah çekildiği için Şah yerinden oynayacak mı? Ya da Şahın önünü kapatacak başka bir çare mi uygulanacak?

Usta oyuncular öncelikle böyle bir duruma düşmemek için derin düşünce içinde bulunurlar. Diyelim ki bu durum oluştu, o zaman tedbirlerden bir tanesi, Şah çeken arkadaki taş ile Şah arasında yerleştirilecek güçlü bir taşın hem tehdidi uzaklaştırması hem de aynı zamanda Şah çeken taşı alma hamlesini gerçekleştirmesi olmalıdır. Ayıca arkada bulunan taş zaten rakip oyuncu taşları ile baskı altındaysa ve direkt alınabilecekse, çözüm üretilebilir.

Böylesi bir tedbir ancak çok daha vahim bir harekette işe yaramayacaktır. Çift Şah çekme “Double Check”. Önde hareket eden Taş ile arkada konumlanan taş aynı anda Şah çekebilir. Şah çift tehditle karşılaşabilir. Vahim bir durum öndeki taş zaten hem hasar vererek yerini değiştirmiş Şah çekmiş hem de arkasında ki güçlü taş eşzamanlı olarak saldırmıştır. Çok zor savuşturulacak bu gelişme, genelde maçın kaybı ile neticelenir.

Böylesi saldırılar sadece Şah temelli kurgulanmayabilir. Değerli taşları da aynı sistem ile yok etmeye çalışmak da sık sık karşılaşılan bir durumdur.

Özetle önde bulunan taşların saldırı ihtimali olmamasına rağmen daha derinlere ve arkada yerleşik güçlü taşların hamle seçenekleri gözetilerek karşı kazanma ihtimalleri devreye alınmalıdır.

05 January 2026

BM 2025 Kuantum Bilimi ve Teknoloji Yılı İlan Etmişti. Şimdi 2026 "Adversarial AI" mı olacak?


2025 yılı, teknolojik gelişmenin inanılmaz ivmelendiği, günlük yaşamdan, iş dünyasının en ücra kılcal damarlarına kadar her alanda dönüşümün derinleştiği bir yıl olarak öne çıktı. Önceki yıllarda daha sakin sadece sorulduğunda veya iletişime geçildiğinde bilgi veren Yapay Zekâ olgunlaştı. Artık komut beklemeden çalışan, izleyen, öğrenen ve karışan “Agentic”  yapısıyla ve somut uygulamalarla etkisini attırdı. Hemen beraberinde, ona olan yakınlığımızın tutkuya ve bağımlılığa dönüşmesi ise ürkütücü olarak nitelendirildi.

Yapay Zekâ (YZ) ve Üretken YZ'nin Yükselişi

Yapay Zekâ, 2025'in gündemin tartışmasız merkezinde kendisine yer buldu. Üretken YZ (Generative AI), öncelikle hep hazır, bulunulabilir, kullanışlı, işe yarar görünüme kavuştu. Artık anında sadece süratle metin üretimiyle yetinmedi, çıktıları kişiselleştirdi. Kendi nitelik, tarz ve karakteristik olgusunu bizim şekillendirmemize izin verdi. Böylece ses, görüntü ve kodlama gibi alanlarda, iplikten kumaş dokuma tezgâhı benzeri, beğenilen ortama evrildi. Mikro Elektronik devrelerin küçülmenin limitlerini zorlamaya başlamasıyla birlikte, donanım da hızla gelişerek, bilgiyi, kolaylıkla erişilebilir, derlenebilir, anlamlandırılabilir yeteneği kazanıldı.

2025 yılı, Birleşmiş Milletler tarafından "Uluslararası Kuantum Bilimi ve Teknolojisi Yılı (IYQ)" ilan edilmişti. Böylece Kuantum Yapay Zekâ aklımızı şimdi çok daha fazla karıştırmaya başladı. Önceleri zaten hayal etmekte bile zorlanmıştık. Sayısal “Digital” teknoloji yalnızca 1/0 dan yani BIT ten oluşuyordu da sonrasında ekranlarda görüntüye, bilgisayarlarda veriye, telefonlarda sese dönüşüyordu? Geleneksel anlayışımız sanki kumdan bir kaleye çarpan dalga tarafından yıkılmıştı.

Bundan böyle “QBIT” ile tanışacaktık. Tamamen olasılık teorisi üzerine kurgulanmış modelleme ile Kuantum BIT aynı anda hem 1 hem de 0 halinde bulunabiliyordu.

23 December 2025

Digital Humanity - 2026

Digital Humanity – The End of Learn First/Do Later

- The biggest obstacle to your future isn't what you don't know. It's what you won't forget. We talk a lot about Upskilling, but we rarely talk about The Unlearning Syndrome.

- We are facing an "Unlearning Syndrome." The winners of 2026 won't just be the ones adding new skills; they will be the ones brave enough to delete the old ones.

Curiosity and courage are the only way forward.

How can Reskill/Upskill be achieved?

The rate of change of information is accelerating like a hyperbolic curve. Even observing or detecting the phenomena is representing a challenge. Yet not only the raw data need to be captured it has to be processed. Intelligence has to be extracted from what may appear to be gibberish. Entirety of the moment may have to take place at an instant. If not reacted in a matter of time, crucial accomplishments may be missed out. Whereas a new modernism may have stumbled upon. It will be very ambitious and demanding to trace back what has been missed.

Pursuing the past and repeating the carbon copy miscalculation will certainly drive apprehension. As a result key competitors will lead the course leaving others behind.

How can this be, even possible? Inbound data traffic is so vast and boundless, there may be no abundant duration for analysis. Trying to understand the endless colossal content certainly necessitates guidance, cooperation and advice from the dearest of all the AI.

Therefore is it still valid to invest to learning first? Allocating precious intellectual capital to preparation and refinement may not contribute to competency reskilling. On the other hand reaching to a snap conclusion will demand a tremendous upskilling.

Do later, sounds perfect within traditional backgrounds of conducting businesses. Provided that it is done right at the first round. Not to forget doing the right things play a critical role within this perspective. That sounds great and conserving frugality represents corporate determinism.

However due to the rapid fluctuations surrounding transformation Do Now movement is gathering pace. Accumulation of knowledge for quick response is easier said than done. Without cutting corners, acquiring proficiency and gaining dexterity is like from driving a regular car to promoting to a formula1 pilot. Readiness to graph and evaluate should be handled with decisive care and extensive trails. Reacting imminently while holding ones breath and wishing the best could be the initial behaviour. Every instance counts towards unspringing barricades, like sailing against the wind.

Thus plunging into lessons learned from every circumstance will enable expertise elevation from Agnostic to Savvy in no time.

Out of all that the take could be redesigning the learning system from scratch. Geared to, understanding fast-approaching judgement conception, modern education should be rejuvenated.

Embracing tools to facilitate Reskilling/Upskilling will provide the means to augment capabilities. Achievement would than be possible with a holistic concept to advancement.

Before we finish let me highlight a hazardous sensitivity situated right in front of our eyes as a hurdle. It is termed as the Unlearning Syndrome. This invisible obstacle interferes with the culture paradigm progress like a stumbling block. Commonly customary, routinely practised it is the resistance to dismiss previous practises that are no longer valid in the new era. Preceding the Paradigm Shift it is recommended to rapidly lose the sight of earlier custom habits.

With an analogy to astrophysics, this can be paraphrased as, over coming the gravitational pull and wandering off to unaccustomed frontiers.

Curiosity and courage will sure lead the way to digital humanity.

All the best for 2026. Unlearn, Reskill, Upskill.

08 December 2025

Teknoparklarda Yenilikçilik “İnovasyon” Ölçülebilir mi? Ölçeklendirilip Derecelendirilebilir mi?



1 - Inovasyona Tarihsel Bakış

Sevgili okuyucular, yeniden ve sıkıcı bir inovasyon anlatımı daha mı diye düşündüğünüzü tahmin ediyorum. Ancak sürekli ve çekinmeden, tükettiğimiz ifadenin aslında somut bir kavramı içerdiğini anımsatmak istiyorum. Doğru bir dayanak olarak anlamlandırıldığında verimliliği, başarıyı ölçmenin somut bir aracı olabileceğinin ayrıntılarına birlikte göz atalım. Kısa sürede fark edilecektir, canlılığı, heyecanı tetikleyen saygı duyulması gereken bir kavram aklımızın bir köşesinde belirmeye başlayacaktır. Ayrıca hatırlamakta fayda olduğu gerçeğinden hareketle “Ölçülmeyen ve kıyaslanmayan hiçbir süreç yönetilemez” ifadesinin doğruluğudur.

Britannica inovasyon kelimesini şu şekilde tanımlıyor;

“İnovasyon, bir şeyi yapmanın yeni bir yolunu yaratmaktır, bu girişim, somut (örneğin, yeni bir ürün geliştirilmesi) veya soyut (örneğin, bir soruna yönelik yeni bir felsefe veya teorik yaklaşım geliştirilmesi)” olabilir.

Süreç Nasıl Başladı?

18 November 2025

Y2K - 5G

Renkli ve çekici Telekom tarihimizde 2000 (Y2K) yılı önemli bir basamak olarak hatırlanmaya devam edecek.

40 yıl (1985) önce, çağdaş iletişim dönüşümü bir kıvılcım ateşiyle hareketlenmişti. Amaç, gelişmekte olan toplumun ihtiyacını karşılamada artık yetersizliği gün yüzüne çıkan analog ve mekanik sistemlerin bütünüyle ve kökten aktarılmasıydı. Kavramsal anlayış, ileri teknoloji ürünlerinin sadece Türkiye’de değil uluslararası pazarlarda rekabetçiliği sağlamaları hedefi doğrultusunda, kurgulanmıştı. Dolayısıyla teknoloji transferi ve yerel tasarım ürünler harmanlanarak özgün çıktılar ele edilmeye başlanmıştı. Beğeni ile alkışladığımız yerel firmalarımızın fabrikalarının bacalarından gökyüzüne duman yerine sayısal (digital) bilgi salınımıyla başlamıştı.

28 October 2025

Beyond the Rear-view Mirror: Why 'Feedforward' is the Future of Development


Beyond the Rear-view Mirror: Why 'Feedforward' is the Future of Development

The Paradox of Feedback

The term "feedback" suggests an echo. A signal bouncing off the past and returning to the present. While universally accepted as a tool for improvement, traditional feedback often suffers from a fundamental flaw:

It forces us to revisit an event, decision, or behaviour that is already complete. This backward focus inevitably triggers defensiveness, ego protection, and the instinct to justify actions, diverting energy away from actual change. We spend time litigating what was, instead of designing what will be. Isn’t it the time to discontinue this phrase which hosts rather a negative view?

Especially once you start a conversation with such an undesirable opening. By the way positive or negative feedback expressions does not rarely relax the environment any way. Don’t forget with feedback, destructive language is already, implicitly hidden in the session.

Why Feedforward Works: The Psychology of Action

26 October 2025

Hız & Ölçek

New York Times en çok satanlar yazarı John Doerr'den iklim krizini çözmeye yönelik bir eylem planı. @TTGV tarafından Türkçeye çevriler eseri en son katıldığım ödül töreninde  TTGV hediyesi olarak edindim.

Beğenilen girişim sermayedarı John Doerr, insanlığın en büyük zorluğunun üstesinden gelmek için kapsamlı bir eylem planını açıklıyor:

İklim değişikliği.

Etkileyici öyküleri ve uzmanların deneyimlerini merakla okudum. Kapsamı oldukça geniş olmakla birlikte görseller ve grafikler konunun hassasiyetini, berraklıkla dile getiriyor. TTGV çok teşekkürler.

Konu Başlıkları:

I. Kısım: Emisyonları Sıfırlamak
1: Ulaşımda Elektrifikasyon
2: Şebekeyi Karbonsuzlaştırmak
3: Gıdaları İyileştirmek
4: Doğayı Korumak
5: Sanayiyi Arındırmak
6: Karbon Uzaklaştırma

II. Kısım: Dönüşümü Hızlandırmak
7: Siyaset ve Politikayı Kazanmak
8: Eylemlerden Sonuç Almak
9: İnovasyon Yapı
10: Yatırım Yap!