19 January 2026

"Durmadığın Sürece Ne Kadar Yavaş Gittiğinin Önemi Yoktur" - Konfüçyüs

Algoritmalar ve Bilgelik – Durmayan İlerleme – “Peer to Human” Yapay Zekâyla Çalışma Sanatı

İnsan Etkeni - Biliyoruz, Uyguluyoruz - neden en öndeyiz?

Konfüçyüs 'Durmadığın sürece ne kadar yavaş gittiğinin bir önemi yoktur'

Gelişmiş ülkelerde, teknolojiyi yani Yapay Zekâyı düzenli kullanıyorum sorusuna %58 olumlu, gelişmekte olan ülkelerde ise %80 üzerinde1 olumlu cevap veriliyor. Çarpıcı bir sonuç, kaldı ki bu konuda eğitim aldınız mı? Şeklinde yöneltilen soruya olumlu verilen cevap sadece %39. Aslında resmi olarak iş dışında alınan eğitimler ve üniversite derecesi, bulunmamasına rağmen gelişmekte olan ülkelerde bilgi düzeyi varsayımı neden bu kadar yüksek?

Yapay Zekâ ikilemi olarak adlandırılan durumu; yani aynı teknolojinin hem eşi benzeri görülmemiş bir ilerleme kaynağı hem de ciddi toplumsal zararların odağı olabileceği gerçeği ancak ciddi bir öğrenme sürecinden geçilmesi ile anlaşılabilecek görünüyor.

YZ kullanımından elde edilen geniş kapsamlı faydalar ve olumsuz sonuçlar bir bütün olarak ele alındığında, YZ sistemlerinin bireyler ve toplum üzerindeki karmaşık etkilerini açıkça ortaya çıkmaktadır. Örneğin; nasıl uygulandığına ve hangi amaca hizmet ettiğine bağlı olarak YZ sistemleri, adaleti artırabilir veya önyargıları pekiştirebilir. Doğru bilgiye erişimi kolaylaştırabilir veya bilgiyi kirletmeye, çarpıtmaya katkıda bulunabilir. İnsanların yetkinliklerini geliştirebilir veya onları vasıfsızlaştırabilir.

Uç teknolojilerin kullanımında yaşanan deneyimlerden elde edilen bulgular şu şekilde olmaktadır. Uygulama kapasiteleri artıran, gelişim ve büyüme için dönüştürücü fırsatlar sunarken aynı zamanda riskleri ve olumsuz sonuçları da tetikleyebilir. Dolayısıyla YZ sistemleri de uygun ve sorumlu kullanımı sağlamak ve zararı önlemek için koruyucu sınırlar ve rehberlik ile birlikte, dikkatli bir yönetim ve yönetişim gerektirir.

İnsan Kaynakları (İK) bölümleri de günümüzde büyük bir dönüşümün eşiğinde. Özgüveni ve cesareti aşırı yüksek ancak eksikliğinin farkında olmayan çalışanları yeniden öğrenmeye davet etmek. Konuya gerçekçi açıdan yaklaşırsak, öncelikle İK birimlerinin, çalışanları eziyetli araçları kullanmaya hazır duruma ulaştırabilecek, kabiliyeti kazanması gerekecektir. Ayrıca külfetli ve yorucu araçların hassasiyetle ele alınacağı noktada etik, yasal ve stratejik riskleri yönetmeye de hazırlıklı olunmalıdır.

Unutmayalım YZ sistemi, yazılım güncellemesinin oldukça ötesinde denk bir "çalışma arkadaşı" (peer) olarak ekibe katılıyor. Şüphesiz, Ahbap Çavuş ilişkisinin çok ilerisinde süreci yönetmek için yeni tutum kaçınılmaz olacaktır. Belirlenecek usulün neticeye tam olarak yansıması öncelikle IK bölümünde reçetenin denenmesini zorunlu kılmaktadır. Bir aday YZ tarafından elendiğinde buna neden olan algoritmayı sorgulayabilecek bir İK profesyoneli, geleceğin en değerli çalışanı olacaktır. Sonrasında düz ve dolambaçsız bir planlama açıklanmalıdır. Tasarlanan ve yayınlanan eğitim yol haritası belgesi üslup ve tarz olarak kabullenmeyi teşvik etmelidir. Elbette suskun ve sükûnetli bir strateji dokümanı çalışanlar tarafından satın alınamaz. Coşkulu, har gibi hedeflere koşulmasını teşvik edici bir süreç başarının anahtarı olacaktır.

İnsan Kaynaklarının en büyük sınavı, insani dokunuşu (Human Touch) kaybetmeden etkinliğin ve verimliliğin arttırılmasıdır. İşletmenin varmayı planladığı yeni durağın sağlayacağı ilerleme ve yolculuk koşullarının tanımlandığı bir ortam şarttır. Bu nedenle çalışan yetenekleri ve yetkinlikleri önceden değerlendirilmelidir. Durum tespitinin ardından önce birlikte, sonrasında kişiye özel gelişim programları uygulanmalıdır. Değişim ister istemez benzersiz insanlar üzerinde psikolojik baskıya da sebep olabilecektir. Dikkat, ilgi ve alaka sıkıntıların üstesinden gelmekte kilit rol oynayacaktır. Bütünsel kavramsal düşünce, sadece teknik ve ticari başarı öngörülerini içermemelidir. Sosyalleşme ve birlikte kazanım için eminim YZ akıl dolu öneriler sağlayacaktır.

Konfüçyüs’ten bir alıntı ile tamamlayalım;

Süratin öze (derinliğe) tercih edildiği dünyada yaşam, sözcükleri sakin, güven veren ve son derece güncel kalan bir hatırlatıcıdır. Onun 'Durmadığın sürece ne kadar yavaş gittiğinin bir önemi yoktur' sözü, genellikle vasatlığı kabul etmeye yönelik bir teşvik olarak yanlış anlaşılır.

Gerçekte Konfüçyüs, kıyaslama yapmak yerine düzenli olmayı vurguluyordu. İster eğitim ister kariyer gelişimi, kişisel iyileşme veya kendini geliştirme olsun; filozof bize ileriye doğru atılan her adımın değerli olduğunu hatırlatır.

Hayat bir yarış ve koşuşturmaca değildir. Asıl başarısızlık yavaş ilerlemek değil, tamamen durmak ve pes etmektir. Anlık sonuçların ve hızla yayılan (viral) başarı hikâyelerinin hâkim olduğu günümüzün hızlı dünyasında, bu mesaj özellikle ayakları yere sağlam basan, dengeleyici bir his uyandırıyor."

Bu felsefeyi, yukarıda yazdığım, İK Eğitim Yol Haritası ile birleştirebiliriz. Çalışanlara yapay zekâ gibi karmaşık konuları öğretirken, onları bir yarışa sokmak yerine bu istikrar ve süreklilik felsefesiyle yaklaşmak, öğrenme kalitesini artıracaktır.

Hem YZ beraberinde getirdiği teknolojik dönüşümü hem de Konfüçyüs'ün hatırlattığı o insani derinliği dengelemek, günümüz dünyasında en büyük öncelik haline geldi. İnsan Kaynakları stratejilerinizi veya eğitim planlarınızı bu iki perspektifi harmanlayarak kurgulamanız, sadece verimli değil, aynı zamanda çalışan bağlılığı yüksek bir kültür yaratmanızı sağlayacaktır.

Esen Kalın ve her zaman her yerde;

İcrayı San’at Eyle

1-“Trust, attitudes and use of AI: A global study 2025 | 20”