Algoritmalar ve
Bilgelik – Durmayan İlerleme – “Peer to Human” Yapay Zekâyla Çalışma Sanatı
İnsan Etkeni -
Biliyoruz, Uyguluyoruz - neden en öndeyiz?
Konfüçyüs
'Durmadığın sürece ne kadar yavaş gittiğinin bir önemi yoktur'
Gelişmiş ülkelerde, teknolojiyi yani Yapay Zekâyı düzenli
kullanıyorum sorusuna %58 olumlu, gelişmekte olan ülkelerde ise %80
üzerinde1 olumlu cevap veriliyor. Çarpıcı bir sonuç, kaldı ki bu
konuda eğitim aldınız mı? Şeklinde yöneltilen soruya olumlu verilen cevap
sadece %39. Aslında resmi olarak iş dışında alınan eğitimler ve üniversite
derecesi, bulunmamasına rağmen gelişmekte olan ülkelerde bilgi düzeyi varsayımı
neden bu kadar yüksek?
Yapay Zekâ ikilemi olarak adlandırılan durumu; yani aynı teknolojinin hem eşi benzeri görülmemiş
bir ilerleme kaynağı hem de ciddi toplumsal zararların odağı olabileceği
gerçeği ancak ciddi bir öğrenme sürecinden geçilmesi ile anlaşılabilecek
görünüyor.
YZ kullanımından
elde edilen geniş kapsamlı faydalar ve olumsuz sonuçlar bir bütün olarak ele
alındığında, YZ sistemlerinin bireyler ve toplum üzerindeki karmaşık etkilerini
açıkça ortaya çıkmaktadır. Örneğin; nasıl uygulandığına ve hangi amaca hizmet
ettiğine bağlı olarak YZ sistemleri, adaleti artırabilir veya önyargıları pekiştirebilir.
Doğru bilgiye erişimi kolaylaştırabilir veya bilgiyi kirletmeye, çarpıtmaya
katkıda bulunabilir. İnsanların yetkinliklerini geliştirebilir veya onları
vasıfsızlaştırabilir.
Uç teknolojilerin
kullanımında yaşanan deneyimlerden elde edilen bulgular şu şekilde olmaktadır.
Uygulama kapasiteleri artıran, gelişim ve büyüme için dönüştürücü fırsatlar
sunarken aynı zamanda riskleri ve olumsuz sonuçları da tetikleyebilir.
Dolayısıyla YZ sistemleri de uygun ve sorumlu kullanımı sağlamak ve zararı önlemek
için koruyucu sınırlar ve rehberlik ile birlikte, dikkatli bir yönetim ve
yönetişim gerektirir.
İnsan Kaynakları
(İK) bölümleri de günümüzde büyük bir dönüşümün eşiğinde. Özgüveni ve cesareti
aşırı yüksek ancak eksikliğinin farkında olmayan çalışanları yeniden öğrenmeye
davet etmek. Konuya gerçekçi açıdan yaklaşırsak, öncelikle İK birimlerinin,
çalışanları eziyetli araçları kullanmaya hazır duruma ulaştırabilecek,
kabiliyeti kazanması gerekecektir. Ayrıca külfetli ve yorucu araçların
hassasiyetle ele alınacağı noktada etik, yasal ve stratejik riskleri yönetmeye de
hazırlıklı olunmalıdır.
Unutmayalım YZ sistemi,
yazılım güncellemesinin oldukça ötesinde denk bir "çalışma arkadaşı"
(peer) olarak ekibe katılıyor. Şüphesiz, Ahbap Çavuş ilişkisinin çok
ilerisinde süreci yönetmek için yeni tutum kaçınılmaz olacaktır. Belirlenecek usulün
neticeye tam olarak yansıması öncelikle IK bölümünde reçetenin denenmesini
zorunlu kılmaktadır. Bir aday YZ tarafından elendiğinde buna neden olan
algoritmayı sorgulayabilecek bir İK profesyoneli, geleceğin en değerli çalışanı
olacaktır. Sonrasında düz ve dolambaçsız bir planlama açıklanmalıdır.
Tasarlanan ve yayınlanan eğitim yol haritası belgesi üslup ve tarz olarak
kabullenmeyi teşvik etmelidir. Elbette suskun ve sükûnetli bir strateji
dokümanı çalışanlar tarafından satın alınamaz. Coşkulu, har gibi hedeflere
koşulmasını teşvik edici bir süreç başarının anahtarı olacaktır.
İnsan Kaynaklarının
en büyük sınavı, insani dokunuşu (Human Touch) kaybetmeden etkinliğin ve
verimliliğin arttırılmasıdır. İşletmenin varmayı planladığı yeni durağın
sağlayacağı ilerleme ve yolculuk koşullarının tanımlandığı bir ortam şarttır.
Bu nedenle çalışan yetenekleri ve yetkinlikleri önceden değerlendirilmelidir.
Durum tespitinin ardından önce birlikte, sonrasında kişiye özel gelişim
programları uygulanmalıdır. Değişim ister istemez benzersiz insanlar üzerinde
psikolojik baskıya da sebep olabilecektir. Dikkat, ilgi ve alaka sıkıntıların
üstesinden gelmekte kilit rol oynayacaktır. Bütünsel kavramsal düşünce, sadece
teknik ve ticari başarı öngörülerini içermemelidir. Sosyalleşme ve birlikte
kazanım için eminim YZ akıl dolu öneriler sağlayacaktır.
Konfüçyüs’ten bir
alıntı ile tamamlayalım;
Süratin öze
(derinliğe) tercih edildiği dünyada yaşam, sözcükleri sakin, güven veren ve son
derece güncel kalan bir hatırlatıcıdır. Onun 'Durmadığın sürece ne kadar
yavaş gittiğinin bir önemi yoktur' sözü, genellikle vasatlığı kabul etmeye
yönelik bir teşvik olarak yanlış anlaşılır.
Gerçekte
Konfüçyüs, kıyaslama yapmak yerine düzenli olmayı vurguluyordu. İster eğitim
ister kariyer gelişimi, kişisel iyileşme veya kendini geliştirme olsun; filozof
bize ileriye doğru atılan her adımın değerli olduğunu hatırlatır.
Hayat bir
yarış ve koşuşturmaca değildir. Asıl başarısızlık yavaş ilerlemek değil, tamamen durmak ve pes etmektir.
Anlık sonuçların ve hızla yayılan (viral) başarı hikâyelerinin hâkim olduğu
günümüzün hızlı dünyasında, bu mesaj özellikle ayakları yere sağlam basan,
dengeleyici bir his uyandırıyor."
Bu felsefeyi, yukarıda
yazdığım, İK Eğitim Yol Haritası ile birleştirebiliriz. Çalışanlara yapay zekâ
gibi karmaşık konuları öğretirken, onları bir yarışa sokmak yerine bu istikrar
ve süreklilik felsefesiyle yaklaşmak, öğrenme kalitesini artıracaktır.
Hem YZ
beraberinde getirdiği teknolojik dönüşümü hem de Konfüçyüs'ün hatırlattığı o
insani derinliği dengelemek, günümüz dünyasında en büyük öncelik haline geldi.
İnsan Kaynakları stratejilerinizi veya eğitim planlarınızı bu iki perspektifi
harmanlayarak kurgulamanız, sadece verimli değil, aynı zamanda çalışan
bağlılığı yüksek bir kültür yaratmanızı sağlayacaktır.
Esen Kalın ve her
zaman her yerde;
İcrayı San’at
Eyle
1-“Trust,
attitudes and use of AI: A global study 2025 | 20”
