Oxford
Üniversitesi Yayını, “Brain rot” (zihin yozlaşması) terimini 2024 yılının
kelimesi olarak seçtiğinde anlamı tam olarak anlaşılmamıştı. Sonraları sosyal
ağlara sırılsıklam bağımlı hale gelenlerin tutsaklıkları ile özdeşleşmeye
başladı. Düşüncesizce ve saatlerce ekranı kaydırarak kısa görüntüleri izlemenin
sonucu olarak ortaya çıkan bir davranış biçimi olarak yaşamımızda yerini aldı.
Aslında tıbbi bir
terim değildi, düşük kaliteli, aşırı derecede uyarıcı ve bilgisel derinliği
olmayan içeriklerde gezinme tanımı yapıldı. Yani izleme ve seyretme bile
değildi. Dikkatli gözlem ve anlamaya çalışmak hatta öğrenmek hiç değildi.
Dışarıdan, büyülenmişçesine önündeki küçük bir perdeye kilitlenmiş ilgili
bireyler olarak fark edildiler.
Paylaşım yapısı,
genellikle çok hızlı kurgulanmış içeriklerin tüketiciye sunulmasıydı. Bugün mantık
hatası barındıran yararsız mizah içeren veya sadece "tık" almak için tasarlanmış
görsel ve işitsel malzeme ekrana yansıtılmakta.
Bu tür içeriklerin
bilişsel etkisi, beyni sürekli bir "dopamin döngüsüne" sokarak
mutluluk duygusunu körüklemektir. Bilgi öğrenmek yerine, sadece bir sonraki uyarana
geçme arzusu tetiklenmiş ve boyunduruk kaçınılmaz olmuştur. Sabırsızca israf
edilen zaman ve zincirleme tepkiyle çığ gibi büyüyen hiç erişilmeyecek
sevindirici hedef arayışı… Nihayetinde hayal kırıklığı ve başlangıcının nedenini
dahi hatırlamayan memnuniyetsiz insanlar.
