02 July 2022

Türkiye Rotary - Anıtkabir

 


Yenilikçi Dönem - Cumhuriyetimizin Kuruluşunun 100. Yılı Başlıyor


Sevgili Rotary Ailemiz,

30 Haziran 2022 Perşembe… Mehtabın aydınlattığı serin bir yaz akşamında … Bir dönem boyunca zorluklarla mücadele ederek hizmet üreten 2021-22 dönemi 2420. Bölge liderlerinin ve dostlarımızın özverili başarılarını kutlamak… İşte böylesine duygulu bir buluşma… Bayrak değişimi ve Görev Değişim töreninde seçkin Rotary Ailemiz ile bir araya geldik. Sevgili Gülperi Guvernörümüz’ü, Sevgili Eşi Cem’i, dönem dostlarımızı coşkuyla alkışladık, kutladık, teşekkür ettik. “Hizmetlerimizle Hayatları Değiştirelim” yolculuğunda gerçekleşen sağduyulu, özverili iyiliklerin mutluluğunu yaşadık.

Tamamlanan kutlamaların ardından, öncelikle Fındıklı Kulübümüz’ün Guvernör Kulübü Bayrağı’nı Yeniköy Kulübümüz’den devir alma törenini ilgi ile izledik. Hemen sonrasında 2420. Bölge Dönem Guvernörlük sorumluluğunu üstlenmiş olmanın gururunu Belgin ile birlikte yaşadık. Yenilikçi dönem dostlarımız heyecanla, sevgiyle, yola çıkıyordu. Şimdi “Rotary ile Hayal Edelim” bakış açısıyla vakit kaybetmeden hizmet üretmeyi sürdürmenin zamanıydı.

Hazırlıklarımız uzun süre öncesinde tamamlandı. Yaşanan sıkıntıların kalıcı değişimi tetiklemesi kaçınılmazdı. Toplumumuzun Rotary hizmetlerine ihtiyacı her geçen gün artmaya devam etti.

1 Temmuz 2022 sabah… Parlak güneş dünyayı ısıtmaya ve yaşamın sürdürülebilmesi için gerekli enerjiyi karşılıksız sağlamaya başladı. Bugün özünde iyilik olan Rotary Ailesi özveriyle yenilikçi projeler gerçekleştirmek üzere övünçle güne ve döneme yelken açtılar.

Toplumumuzun hayalleri bakınız nasıl da anlamlı şekilde odak alanlarımızla örtüşüyor.

Hayal Edin.
Minik kalplerin, yetişkinlerin, Temel Eğitim, Okuma ve Yazma sorunlarının tamamen çözüldüğünü…

Hayal Edin.
Hastalıkların önlendiğini ve COVID salgınının yok olduğunu…

Hayal Edin.
Temiz Su ve Hijyenin gezegenin her noktasında sağlandığını…

Hayal Edin.
Anne ve Çocuk Sağlığının önemsendiğini…

Hayal Edin.
Çocuk Felcinin yok edilmesinde son birkaç adımın da başarıyla atıldığını…

Hayal Edin.
Dünyamızda Kalıcı Barışın Sağlandığını, savaşların sona erdiğini…

Hayal Edin.
Yeşil ve Mavi Gezegenimizin korunduğunu… Dönüşü olmayan sürüklenişin durdurulduğunu…

Amacımız bilimsel çalışmalar çerçevesinde hayallerin etkin projelerle taçlandırılmasıdır.

Bakınız UR Başkanı Jennifer Jones ne güzel ifade ediyor.

“Önce bir hayal inşa edin, sonrasında hayaliniz sizi inşa edecektir” diyor.

Çeşitlilik, Hakkaniyet, Kapsayıcılık... Kavramsal farkındalığın ötesinde duyarlılıkla, hassasiyetle uygulamasına önderlik edeceğiz.

Sevgili Dostlar ne mutlu bize ki Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün evlatlarıyız. Silah arkadaşlarıyla birlikte bize koskocaman bir cumhuriyet armağan ettiler. Büyük mücadeleyi yakından anlamalıyız. İki gelecek dönem, 2023, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılının her gününü coşkuyla yeniden yaşayacağız, kutlayacağız.

Dönemimizin geleneksel ilk duygusal ve anlamlı buluşmasını, 3 Bölge birlikte 2 Temmuz Cumartesi günü Ankara Anıt Kabir‘de yaşayacağız.

Bize daima ileriyi hedef gösteren, hayallerin inanç ve çalışma ile her zaman gerçekleşebileceğini öğreten Atamız gibi biz de dönemimizde Rotary Ailemiz ile insanlık ve dünyamız için en iyiyi, en güzeli hayal edip, hayallerimizi sınırlamadan gerçeğe dönüştürecek ve kalplerimizdeki sevgiyi toplumla paylaşarak nice hayatlara dokunacağız.

Uluslararası Rotary kuruluşunun 117. yılında bir ilkle buluşuyor. Uluslararası Rotary Başkanı Jennifer Jones “dünü değil geleceği hayal edin” diyor. Kalıcı değişimin yaşandığı sürecin öğrenimleri arasında bağlantılı kalmanın gerçeğini öncelikle sayabiliriz. Toplumumuzun Rotary’ye olan güveni ve ihtiyacı her geçen gün artarak devam edecektir.

2019 Yöntem El Kitabında yer alan Rotary’nin hedefleri şu şekilde sıralanıyor.

İlk olarak, tanışıklığın bir hizmet fırsatı sayılarak geliştirilmesi,
İkinci olarak iş ve meslek hayatında ahlak standartlarının teşviki, bütün yararlı mesleklerin değerlerinin tanınması, takdir edilmesi ve her Rotaryenin kendi iş ve mesleğini topluma bir hizmet fırsatı sayarak yüceltmesi,
Üçüncü olarak her Rotaryenin “hizmet idealini” kişisel yaşamında, iş ve meslek hayatında ve toplum hayatında uygulaması,
Dördüncü olarak hizmet idealinde birleşmiş iş ve meslek sahipleri arasında dünya çapında dostluk ilişkileri kurmak suretiyle uluslararası anlayışın, iyi niyetin ve barışın geliştirilmesi.

Rotary Ailemiz uzak, yakın demeden, zor koşullara aldırmadan 200 ülkenin her köşesine, bucağına erişerek, çeşitliliği ve farklılıkları gözeterek, dertlere derman olmayı benimsemiştir.

“DEI”, Çeşitlilik, Hakkaniyet, Kapsayıcılık kavramlarını içselleştireceğiz.

Bakınız, Rotary görüşü “vizyon” saygın duruşumuzu nasıl ifade ediyor. “Önce kendi içimizde sonra yaşadığımız toplumlarda ve nihayetinde tüm dünyada kalıcı değişimi yaratmak üzere bir araya geldiğimiz ve harekete geçtiğimiz bir dünya hedefliyoruz.”

Aramıza yeni katılacak üyelere duyarlılıkla yaklaşmalı, onlara incelikle bir hoş geldiniz ortamı hazırlamalıyız. Üye kaybetmemek, bağlılığımızı arttırmak ve tutku ile sorumluluk alan tüm üyelerimize rehber olmalıyız.

1 Temmuz 2022 Rotaract kulüplerimiz için yeni bir başlangıç olacaktır. Farklı uygulamalar ortadan kalkarak, birlikte aynı seviyede hizmet üretecek olmanın mutluluğunu yaşayacağız.

Sevgili Dostlar, tutku ile insanların kalplerine dokunmayı hayal edelim. Topluma daha fazla hizmet etmeyi, sorunlara çare olmanın mutluluğunu hayal edelim.

Toplumumuzun hayal ettiği değişimi yaşayabilmesi için Uluslararası Rotary Vakfı’na her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunun bilincindeyiz. Vakfımıza katkı yapmanın, etkin projelerin seçiminde yol gösterici olmanın, nasıl anlamlı sonuçlar verdiğini ve nasıl yaşamları değiştirdiğini, sürekliliği sağladığını her zaman deneyimledik.

Tüm dünyanın sıkıntılarla boğuştuğu bir süreçte, gayretli kulüplerimizin %100 EREY sevincini yaşadıklarını, geleceğimize yatırım yapmış olmanın huzurunu tattıklarını hayal ediyoruz. Vakfımızın güçlenmesi, yokuşları tırmanışımız için araç olacaktır. Vakfımız bizi topluma tutunduran tutkaldır. Umutsuzluğa çaredir. Yüzlerdeki tebessümdür. Bağışlarımızı övünçle sürdüreceğiz. Kayalara vuran dalgalar gibi kısa bir süre sonra çekilmeyeceğiz. Değer vereceğiz, etkimizi arttıracağız.

Ne mutlu bize ki, Cumhuriyetimizin Kuruluşunun 100. yılının kutlamalarına dönemimiz içinde başlayacağız. Cumhuriyetimizin asırlık çınar ağacı duruşunu saygıyla, çağdaşlıkla, kalplerimizi titreten duygularla, şenliklerle hatırlayacak ve kutlayacağız. Etkinliklerimizde hoşgörüyle, neşe ve sevinçle buluşmak için gayretli hazırlıklarımız tamamlandı. Özlenen pırıl pırıl görüntüler içinde sizlerin gülümsemenizi görmeyi gönülden diliyoruz.

Mevlana’nın anlamlı sözcükleri bakın nasıl da yankılanıyor kulaklarımızda.

“Gülüşünü seversin, Sesini seversin, sohbetini seversin,
Sevmek için illa ki, Yüzünü görmek şart değil,
Yüreğinde duruşunu seversin.

Sevdiklerinize gül verin, gülünüz yoksa gülüverin”

Öyleyse şimdi şevkle harekete geçme zamanı… Geleceğimiz için büyülü düşünmeye, yenilikçi hayallerimizin peşinden koşmaya başlıyoruz.

Rotary ile Hayal edelim, Hayallerimizi gerçekleştirelim.

Rotaryen Sevgi ve Saygılarımızla.

Suat Baysan ve Belgin
2420. Bölge Guvernör ve Eşi

30 June 2022

Yenilikçi Dönem

30 Haziran 2022 Perşembe… Mehtabın aydınlattığı serin bir yaz akşamında … Bir dönem boyunca zorluklarla mücadele ederek hizmet üreten 2021-22 dönemi 2420. Bölge liderlerinin ve dostlarımızın özverili başarılarını kutlamak…

İşte böylesine duygulu bir buluşma… Bayrak değişimi ve Görev Değişim töreninde seçkin Rotary Ailemiz ile bir araya geldik. Dönem dostlarımızı coşkuyla alkışladık, kutladık, teşekkür ettik. “Hizmetlerimizle Hayatları Değiştirelim” yolculuğunda gerçekleşen sağduyulu, özverili iyiliklerin mutluluğunu yaşadık.

Tamamlanan kutlamaların ardından, öncelikle Fındıklı Kulübümüz’ün Bayrağı Yeniköy Kulübümüz’den devir alma törenini ilgi ile izledik. Hemen sonrasında 2420. Bölge Dönem sorumluluğunu üstlenmiş olmanın gururunu yaşadık. Yenilikçi dönem dostlarımız heyecanla, sevgiyle, yola çıkıyordu. Şimdi “Rotary ile Hayal Edelim” bakış açısıyla vakit kaybetmeden hizmet üretmeyi sürdürmenin zamanıydı...

23 June 2022

Turkuvaz Akademi

Turkuvaz Akademi, düzenlediği seminer programları ile sektörün önde gelen isimlerini ağırlamaya devam ediyor…

Sn. Suat Baysan “Değişen Dünyada Yenilikçi Teknolojiler” konulu seminer programıyla Turkuvaz Medya Merkezi’nde Grubumuz yöneticileriyle bir araya geldi.

İlerleyen günlerde sanal ikiz, 5G gibi hayatımızda yer edinecek teknolojiler, endüstri 4.0, kuantum bilgisayarlarla ilgili en çok merak edilenler ve metaverse’ün doğru bilinen yanlışları hakkında keyifli bir sohbet gerçekleşti.

Yönetsel süreçlerle ilgili stratejik değişimleri de beraberinde getirmesi öngörülen dijital dönüşüm ve Sn. Suat Baysan’ın gelişmelere bütünsel yaklaşımıyla çizdiği vizyoner bakış açısı katılımcılarımız tarafından yoğun ilgiyle karşılandı. İlerleyen tarihlerde düzenlenecek farklı programlarda tekrar bir araya gelinmesi ve konuların detaylandırılarak global örneklerle zenginleştirileceği oturumlar düzenlenmesi öngörülüyor.

15 June 2022

TTGV Görevimden Ayrılma

Çok Kıymetli TTGV Çalışanları, Sevenleri, Genç TTGV'liler

TTGV kuruluş çalışmasının başlamış olduğu 1989 yılında Dünya Bankası temsilcileri ülkemizi ziyaret ederek hükümet ve sektör temsilcileriyle görüşmelerde bulundular. Netaş ArGe Direktörlüğü görevim esnasında Kasım 1989 tarihinde Ümraniye tesislerinde ilk kez amaç ve görüşlerini karşılıklı tartıştık. Sonrasında TTGV Bakanlar Kurulu kararıyla kuruluşunu tamamladı. Araştırma Geliştirme, Yenilikçilik, Teknoloji kavramları yaşamımızın ayrılmaz bir parçası olarak aklımızda yerlerini almaya başladılar.

Kurucularımızı saygıyla selamlıyorum. 32 yıl önce atılan adıma önderlik ederek ülkemizin gelişmesine önemli destek sağlayacak kurumsal mimari kurgulanmıştı.

TTGV beklendiği ve özlemlendiği şekliyle kuruluş amaçlarından sapmayarak görevini eksiksiz yerine getirmenin gururunu yaşadı. Projeler desteklendi, özverili öğretici yol göstericilik benimsendi.

Yıllar içinde iletişim ve ağ platformlarına dönüştü. Tartışılan, buluşulan, paylaşılan, birlikte öğrenilen topluluklara dönüştü. Kimliğini sürekli yeniledi, küresel meselelere çözümler tasarladı, raporlar üretti. Girişimcilerin hasretle bekledikleri can suyu oldu. Ve yatırımcı yaklaşımlarıyla günümüzde işletmelere kaldıraç etkisi yaratacak çözümleri sürdürüyor.

TTGV kuruluşunu takip eden yıllarda gelişmeleri yakından izledim. 35 yaşında genç bir yönetici olarak ilk dönemlerde yönetim kurulunda yer alamamıştım. Sonraları Türk Elektronik Sanayiciler Derneği (TESİD) Başkanlığım sürecince 2008 yılında kurucular kurulunun takdiriyle yönetim kurulunda yer aldım. 14 yıl süren sorumluluk sürecinde hemen hemen bütün toplantılara Ankara merkezimizden gerçek ortamda katıldım. Stratejilerin, görüşlerin oluşturulmasında katkım olduysa ne mutlu bana.

Kurucu Başkanımız Dr. Fikret Yücel ve sonrasında Başkanımız Cengiz Ultav’a çok teşekkür ediyorum. Yönetim Kurulunda birlikte hizmet ettiğimiz arkadaşlarımı tanıdığım için ve onlardan öğrendiklerim için ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Başta Genel sekreterimiz Dr. Mete Çakmakçı olmak üzere tüm TTGV çalışanlarını sevgiyle kucaklıyorum. Özverili, gönülden bağlı oldukları TTGV onların üstün gayretleri ile saygın duruşunu hep güçlendirdi.

TTGV’yi izlemeye devam edeceğim. Yönetim Kurulunda yeni görev alan yöneticilere başarılar diliyorum. Yeni Başkanımız Değerhan Usluel yenilikçi görüsüyle, enerjisiyle, güler yüzlü olumlu tarzıyla TTGV’nin yeni ufuklara yelken açmasında önderlik edecek. Kendisine kalbimin derinliklerinden en samimi duygularımla başarılar diliyorum.

TTGV “Teknoloji Üreten Türkiye” hedefinden sapmadan gelişmesini sürdürecektir.

Hoşça kalın, ayrılık değil, TTGV sevenleri bir çağrı yakınlıkla olduğumu hep hatırlamışlar. Esen kalın.

11 June 2022

Dunbar Sayıları

Dunbar Sayıları – Sayısal Tarım

1990 yılları… Britanyalı antropoloji ve psikoloji profesörü Robin Ian MacDonald Dunbar ortalama insan beyni büyüklüğü ile sürdürülebilir bağlantı, yakınlık ve ilişki sayıları üzerine araştırmalar yürütmüştür. Asal sayılar uzmanı Dunbar çalışmalarının neticesi olarak bilişsel kapasitemizin sağlıklı sosyal ilişki rakamını 150 olarak açıklamıştır. Bazı kanıtlar göstermiştir ki beynin yapısı kaç arkadaşımız olacağını öngörebilmektedir. Anlaşılan teorik olarak sosyal bağlantı sayısının beyindeki neokorteksin büyüklüğü ile direkt olarak işlevsel ilişkisi bulunmaktadır.

Kendi sosyal çevremizle 150 kişilik sağlıklı iletişim sınırımız olduğunu deneyimlemeliyiz.

Dunbar sayıları merakla birçok farklı alanda yer bulmuş ve kullanılmıştır. Doğa dışında istatistik ve iş yönetiminde planlama aracı olarak kullanılmıştır. Sosyal ağlar konularında yazılım geliştiren firmalar için anahtar rol oynamıştır. Güncel incelemeler Dunbar sayılarının savunma sektöründen, mülteci sorununa kadar geniş bir yelpazede karşımıza çıktığını göstermektedir.

Doğanın bütün bileşenleri aynı anlayış ile tartışılmaktadır. Hayvan ve bitki topluluklarının benzer iletişim limitleri taşıdığı bilimsel gerçekler doğrultusunda ele alınmaktadır. Bitkilerin kökleri üzerinden iletişim içinde bulundukları ve kümelenme sayılarının varlığı temel verilere dayanmaktadır. Uzaktan bir ormanı derin nefes alarak seyretmenin hoşluğunu yaşarken dikkatli gözlerden bitki topluluklarının kümelenmesi kaçmayacaktır. Dolayısıyla tarım birlikte bulunma düzenini sıkıştırıcı yönde değiştirmektedir. Farklı bakış açısı…

Dunbar sayıları hakkında daha uzun bir süre kafa yoracağız gibi duruyor. Bilim insanlarının perdeyi sağduyu ile aramaları, gizemleri aydınlatacaktır. Kendimizi dolayısıyla doğayı farklı boyutlarıyla sezinlemek, teknolojinin geliştirilmesine ve uygulamasına genişlik kazandıracaktır. Algoritmaların yalın matematiksel modellenmesinin derinliğine ilave nitelik kazandıracaktır.

Günümüzde tarımsal üretimin verimliliği sıcak başlıklarla görüşülmektedir. Tohum ıslahından başlayarak kimyasal katkıların gıda yetiştirme, besin işleme ve tüketim üzerinde ki tesiri önceliğini korumaktadır.

Yenilikçi teknoloji uygulamaları öncelikli olarak nesnelerin interneti tarım sektörüne özgü değişimi tetiklemektedir. Biyolojik algılayıcılar vasıtasıyla ürünlerin hal, durum ve koşulları izlenebilmektedir. Hasat zamanı net olarak öngörülebilmektedir. Drone teknolojisinin sağladığı yenilikler sayesinde geniş alanlarının taraması yapılabilmekte ve bitkilerin sağlık bilgileri toplanabilmektedir. Ayrıca toprak altının mikro dalgalar yetkinliği ile aydınlatılması, toplanan verinin anlamlandırılmasının kıymeti her geçen gün arttırmaktadır. Elektronik algılayıcılar hayvanların sağlık bilgilerini anlık veri merkezlerine iletebilmektedir.

Teknolojinin tarım üzerindeki etkisi belirgin olarak kabullenilmiştir.

Asıl mesele hızlı çözüm üretmenin ötesinde ihtiyacın yerel beklentileri karşılayacak biçimde tanımlanmasını sağlamaktır. Örneğin sorun yapay zekâ yönlendirmesi ile tarlayı süren elektrikli traktörün nasıl öğreneceğini kurgulamaktır. Hedef ayrıntıların irdelenmesi ile yapay zekâ yazılımının nerede barındırıldığından, siber güvenliği kadar uzanan planlanma sürecinin doğru amaca erişmesidir.

Gezegenin insan nüfusunun aşırı artışı beslenme dâhil kritik kaynakların yetersiz kalmasını doğurmaktadır. Tüketim israfı, döngüsel süreçlerin uygulanmasında ki yavaşlık yaşamımıza kısıtlama olarak yansımaktadır. Zorunluluk çerçevesinde uygulanan teknoloji netice olarak gıda ve tarımsal ürünleri kendi doğal tarzlarından uzaklaştırmaktadır.

Masaya koyduğumuz gıdanın uzun vade biyolojik yapımızı nasıl değiştirdiği araştırma konusudur.

Belki Dunbar Sayılarını ciddiye almalıyız, bize bir şeylerin doğru gitmediğini anlatmaya çalışıyorlardır. Unutmamalıyız ki doğa bizi beslemek için değil kendi neslini devam ettirmek için çabalamaktadır. Doğanın huzuru bizim sağlığımız olacaktır.

Güzel günlerde buluşmak temennisiyle…

İcrayı San’at Eyle

27 May 2022

Fahrenheit 451

Okumaya devam… Daha önce okuduğum bir kitabı kütüphanemden alarak bir kez daha göz gezdirmek istedim. Ray Bradbury’in unutulmaz eseri Fahrenheit 451. Yazar eserin ismini bir kitabın yanma yani tutuşma sıcaklığın esinlenerek koymuş. Öğrendim ki kâğıt 232 derece santigrat sıcaklığına erişince alev alıyormuş.

1953 yılında bilim kurgu alanında bir klasik edebiyat yaratmış. Savaşların kavurduğu fantastik bir çağ hayal etmiş… Teknolojinin hâkim olacağı, ancak gelişme için artık kitaplara ihtiyaç olmayan bir dünya. Korumalı mekânlar ve artık işleri söndürmek olan itfaiyecilerin işsiz kalmaları.

Öyleyse İtfaiye görevi değişmi ve yangın söndürmek yerine, nerede kitap bulursa yakmaya başlamış. İtfaiye eri Guy Montag nedense artık farklı düşünmeye başlamıştı. Yaktığı evlerden ve kitaplardan bir kaçını biriktirmek ve okumak istiyordu.

Guy Montag ve eşi Mildred;

Soğuk kasım yağmuru sessiz evin üstünde gökyüzünden yağarken, uzun ikindi boyunca okudular. Holde oturdular… Çünkü oturma odası, duvarı turuncu ve sarı konfetilerle, havai fişeklerle, sarı ağ elbiseli kadınlarla ve gümüşi şapkalarından elli kiloluk tavşanlar çıkaran siyah kadife giysili adamlarla aydınlanmayınca öyle boş ve gri görünüyordu ki. Oturma odası ölüydü ve Mildred boş bir ifadeyle oraya bakıp duruyordu. Montag ortalıkta dolanıp geri gelirken ve çömelip bir sayfayı en az on kez yüksek sesle okurken.

“Bir arkadaşlığın tam olarak hangi anda kurulduğunu bilemeyiz. Nasıl bir kap damla damla dolarken, son bir damla kabı taşırıyorsa, aynı şekilde, bir dizi iyilik arasından en az biri kalbi doldurup taşırır”

İlginç hayal gücü, filmleri seyretmedim ama meraklandım ve izleyeceğim. Öyküde ki buğulu, duygusal anlatım acaba sahneye yansıyacak mı? Kitabın sonunu şömine önünde tamamlamam da manidar oldu.

26 May 2022

Laflijazz

Sevgili Atilla Ayginin ve Ahmet Görsev dostlarımızla harika bir Jazz saati geçirdik. Muhteşem, dinlendirici müziğin arasında güncel teknoloji hareketliliğini konuştuk.

Sohbet neşeli, eğlenceli olunca dinleyicilerin karmaşık ve anlaşılmaz olarak düşündükleri konulara örneklerle açıklık getirmeye çalıştık.

Aslında amacımız yabancı kelimeler ile derlenmiş kısaltmaların anlamlarının hiç zor olmadığını konuşmaktı. İzleyicilerin ilgisini çekeceğini ve ileri seviyede okuma yapacak meraklı uzmanlara yol gösterici olacağına inanıyorum.

Laflijazz yönetimine davet için çok teşekkür ediyorum.

 Dinleyicilerin keyifli dakikalar geçirmeleri umuyor, sağlıklı günler diliyorum.

Atiye - Gift (Armağan)

@Netflix yapımı Atiye üç bölüm olarak yayınlandı. Merakla, dikkatle izlemeye çalıştım. Gizem ve sırlarını çözmeye, üç paralel evrende benzerlikleri anlamaya farklılıkları ayırt etmeye çalıştım.

Sanat tarihinden bağlayarak, arkeoloji bilimine uzanan yolculuğun patikalarında sanki kendim dolaştım. Bazen hikâyenin içinde kayboldum, yeniden başa sardım.

 
Yazar Şengül Boybaş muhteşem öyküsünün ekrana taşınmasının ve paylaşılmasın heyecanı ve etkisi uzun süre devam edecek. Anadolu’nun eşsiz yörelerinin kıymetini bir kez daha deneyimledim. Tarihin başlangıcı olarak kabul edilen Göbeklitepe’ye yepyeni bir kurgunun ilave edilmesinin hayalini mutlulukla yaşadım. Diğer evrenlere açılan bir kapı… Komagene krallığının Nemrut dağında heykel ve tünellerin cazibesine kapıldım.
 
Erzurum’da inşaatı devam eden “DAG” Doğu Anadolu Gözlem istasyonun dizide bahsedilmesine şaşırmadım. Kim olduğu bilinmeyen ve Süryani dili ile iletişim kurulmaya çalışılan uygarlığı tuhaflığını kavramaya çalıştım. Umarın bir sonraki bölüm de çekilir ve perde biraz daha aralanır.
 
Tarihle, Kuantum fiziğiyle, dış çekimleriyle, manzalarıyla, sanatsal ve bilimsel yönü ile seyrettiğim en anlamlı, düşündürücü dizi oldu. Ülkemizin tanıtımına ciddi katkısının olduğunu düşünüyorum.
 
Sanatçıların performanslarına hayran olmaktan başka diyecek bir söz bulamıyorum. Yapım ekibini kutluyorum. Çok çok teşekkürler.
 
Dizinin son bölümünde @BerenSaat sanki her şeyin anlamını sade ve duru bir güzellikle anlatıyor. Ben inanılmaz duygulandım, sizlerle paylaşmak istedim.

İçeride dönüşen her şey, dışarıda kendini gösterir
 
Zaman anın sonsuzluğudur
Nasıl ki tek bir su damlasında geçmişin kalbi saklıdır
Tek bir anın içinde bütün zamanların kalbi saklıdır
 
Geçmişin ve Geleceğin
 
Anı anlayan bütün zamanı anlar
Zamanı ve onun macerasını
 
Unutma hayat bize verilmiş en büyük hediyedir
Sonsuz bilinmeyenlere gebe
Ona karşı elinden yalnızca tek bir şey gelir
 
Teslim olmak, evet teslim olmak
 
Kendini hayata bırakmalı ve yaşamalısın
İnsan ya sevgiyle ya da korkuyla bağlanırmış bir ötekine
Ben korkuyla değil sevgiyle bağlandım, sonsuz sevgiyle
 
Sevgiyle bağlan ki kâinat ta seni sarsın, kollasın
Şefkatli kollarını açıp seni bağrına bassın
Sadece neşede, sevinçte, keyifte değil
Gölgede, kederde, tehlikede de
 
Kaçma, korkma
Gülmekte senin için, ağlamakta
Tadını çıkar
 
Her bir anda bütün zamanı
Ancak böyle yaparsan anlarsın
Ve ancak o zaman gerçek bir ömrü
Dolu dolu yaşarsın
 
Yaşamaktan korkma
İzin ver zaman seni sen yapsın

Kimse olmaya çalışma
Sadece olduğun kişiyi bul
Kanat aç hayata
Sen açtıkça ruhun belirecek orda
Böylece bir olacaksın
Kendinle ve dünyayla, evrenle ve her şeyle bir
 
Yeter ki sormayı hiç bırakma bıkmadan usanmadan
O soruyu kendine sor
 
Kimsin sen? Sen kimsin?

22 May 2022

Olta Tıkla

İstanbul’da Galata köprüsü ve boğaz kenarında balık tutanları merakla seyretmişidir. Hangi mevsimde, hangi balığın denizde olduğunun bilinciyle önce konum seçtiklerinin farkındadırlar. Sonrasında avlamak istedikleri balık türüne göre bazen yapay bazen de doğal yem takarlar oltalarına. Nihayetinde misina yardımı ile oltayı denizin en çok balık barındırdığını düşündükleri alanına savururlar.

Sırada beklemek vardır ancak balığı cezbetmenin sırrı yemi küçük dokunuşlarla hareketli tutmaktır. Balık yem için hızlandığı an zaten artık çok geçtir. Galata köprüsünde yürüyüş yaptığım zaman gördüğüm balıkçıların kovalarının neden aynı miktarda balık ile dolu olmadığını sorgulamıştım. Deneyim, hüner, doğal zekâ, avını tanımak, başarı için gerekli becerileri oluşturmaktadır.