08 September 2020

Yüksek Teknoloji Dergisi - Dark

 

Sevgili Arda Meriç çok teşekkürler

Dark – Kara

Üniversite yıllarımda elektronik mühendisliği öğrenimimi sürdürürken hami (tutor) hocam Prof. Cooper ısrarla beni Fizik temel bilimini anlamaya yönlendirmişti. Önceleri yüzümü gözümü buruşturmuş olsam da fizik meraklısı olduğumu kesinlikle hatırlıyorum. Üzerimde mühendisliğin ağırlığını hissederek kıvrandığımı, ikilemde kaldığımı da belirtmek isterim. Süregelen bir hayranlıkla adlarını sayabildiğim yüzlerce ilim insanı arasında Max Planck, Erwin Schrödinger, Werner Heisenberg, Albert Einstein, Steven Hawking ve üniversitemizde bulunmuş Alan Turing, Ernest Rutherford, Niels Bohr… Bir yanım klasik fizik, kuantum mekanik ile baskın diğer yanım ise mühendislik öğrenimini tamamlayıp ülkeme dönmek üzere beni zorlamaktaydı.

BeyazNet

Beyaz Net "Bilişimde Güvenilir İş Ortağınız" ilkesi çerçevesinde çözümler üretiyorlar. Eğitimli bir o kadar içten ve samimi takım ile pazarda saygın konumunu yeni dokunuşlar ile kuvvetlendiriyorlar.

1995 yılında heyecan ile başlayan yolculuk artan coşku ile sürdürülüyor. Grubun mimari yapısı müşteri ihtiyaçları doğrultusunda yeni oluşumlar ile şekillendiriliyor. Oyun alanının tanımlanması ile birlikte 12M, Talia şirketleri farklılaşma amacıyla yeni yaklaşım modelleri olarak grup içinde yer alıyorlar.
  • Bilişim Güvenliği Çözümler
  • Yazılım Hizmetleri
  •  ArGe Linux Çözümler
  • Kablo ve Kablosuz Ağ Çözümler
  • 7/24 Bakım ve Destek Hizmetleri
  • Veri Merkezi ve Bulut Çözümleri

Gurubun yetkinlikleri arasında duyarlılıkla, ele alınan öncelikli alanlar siber güvenlik ile birlikte yenilikçi teknolojiler bulunuyor. Beni davet eden Nabi Kürün, ziyaret süresinde kuruluş bilgilerini, amaçlarını paylaşan Fatih Zeyveli olmak üzere Kerem Ün, Kasım Tunç, Ferhat Çapraz'a çok teşekkür ediyorum. Erişilmiş başarıların değişen koşullar ile birlikte artarak devam edeceğine kısa ziyaretim süresince tanık oluyorum.

05 September 2020

ICT Media - Pandemi Sürecinde Siber Güvenlik - Ağustos 2020

ICT Media

İtibarlı liderlerin son zamanlarda uykularını kaçıran öncelikli husus, bilgi üretmek ve ağ ile paylaşmak üzerine kurgulanmış yönetsel yapıyı tanımlayan denklemin, yeniden yazılmasıdır. Çapraşık sorunlara çözüm arayışını sürdürme sürecinde açıklık ile korumacılık güvenlik arasında çekiştirilmekte boğuşan değerli yöneticiler, şimdi de ikilemlerine sanal mekân zamansızlığını da eklemek zorunda kaldılar.

Kurumların sahip oldukları strateji, sistem, analiz, ürün, içerik, fikri mülkiyet, müşteri, iş ortağı, çalışan bilgisinin bağımsız olarak değerlendirilmesi neticesinde niteliğinin belirlenmesi bilgiyi kıymetlendirecektir. Siber saldırganların amacı bilginin değerinin farkına vararak bireyi, kurumu derinden yaralayacak düzenler ile hedeflerine vakit kaybetmeden ulaşmaktır. Maksat acımasızca kaynaklara kastetmek olunca farklı biçimlerde tükenmek bilmeyen ele geçirme ile karşılaşılacağı kesindir. Yazılım zaaflarından faydalanmak, virüsleri gizlice sisteme yerleştirmek, sahte görüntü ile kandırmaya çalışmak ve elbette anlamsız trafik (DDOS) yaratarak iletişimi kilitlemek yaygın yöntemlerdir. Farkına varılmamaktan medet ummak nafile, uzlaşmak ise boşa çabadır. Gelişigüzel yaklaşım ve hafifsemek anlamsızdır. İş tarzını haritalamak, güçlü ve zayıf burçları, gedikleri belirlemek, sağlamlaştırmak, kuşaklamak zorundayız. İkilem ile yüzleşmek, tutku ile gönül vermiş başarı için mücadele eden paydaşları gözetmek kollamak önceliğimiz olmalıdır. Liderliğin ustalığı, yeni oyun alanını baştan savılacak gibi değil, belirsizliği netleştirmek, çıkarları korumak ve fark yaratacak sert doğa koşullarında ilerleyerek ortaya çıkmaktadır.

Yunus Emre ne güzel söylemiş…

Bir korku düştü canıma acep n’ola benim halim

Derman olmaz ise bana acep n’ola benim halim

Ne ayak tuta, ne elim, ne aklım kala, ne bilim

Cevap vermez ise dilim acep n’ola benim halim

Hazırlıklı olmak, deneme yapmak, sürekli gözlem, öğrenme, düzeltme… Belli ki derman, meraklı olmak, rahatına bakmamak, önemsemek, güven, doğruluk ve kusursuzluktan ibarettir.

Bilgiye ne pahasına olursa olsun erişmek, rekabetin bir adım önünde yer almak, tahmin edildiği gibi çağdaş, internet, çevrim içi, zamansız sanal siber ortamlar ile donanmış günümüzden çok çok eskiye dayanmaktadır. İlk kripto biliminin M.Ö. 60’lı yıllarda Roma İmparatoru Sezar tarafından başlatılması tesadüf olabilir mi? “Caesar Ciper” yazılı metin üzerindeki her harfin üç basamak geri kaydırılması ile oluşan zamanın karmaşık algoritmasının komutanları tarafından kolayca kestirilebilmesi için dairesel bir cihaz icat edilmek zorunda kalınmıştır. Örneğin SALDIRI = PTHAFOF olarak gönderilen mesajın içerdiği şifrenin uzun süre çözülememesine günümüzde komik yorumlar getirebiliriz. Toplumun bırakın şifre çözmeyi okuma yazma dahi bilmemesi (%5) Sezar’ın orduları ile iletişimini kesintisiz sürdürmesini sağlamıştır.

Yakın geçmişimizden bir örnek ile devam edelim. 1970 yılında IBM firması tarafından geliştirilen 64Bit DES (data encription standard) ancak 1999 yılında kırılabilmiş ve kullanım dışı kalmıştır. Günümüzde AES (advanced encription standard) 256 bit seviyesinde açık ve kapalı akredite anahtar sertifikaları ile siber güvenliğin boyutunu dikkatlice yeniden inşa etmiştir. Böylece etkin elektronik ticaretin alt yapısını oluşturmuştur.

Pandemi ile birlikte zamansız sanal ortamlarda yaşamayı öğreniyoruz. Bugünün dünyasında Gafil avlanmamak, dizginleri ele almak, umursamak, her an saldırıya hazır olmayı hesaba katmak zorundayız. Unutmayalım siber saldırıların artarak devam edeceği, verecekleri küresel hasarın önümüzdeki 3 yıl içinde 145 Milyar $ olacağı uzmanların tahminidir. Telaşa kapılmadan, gevşemeden, üretken olmayı ve ağınızı genişletmeye olan isteğinizi hevesli, canlı, tutkulu sürdürmenin şartlarını zorlayarak alışkanlığa dönüştürmenizi diliyorum.

Esen Kalın.

31 August 2020

Bilişim500 - Çevrimiçi 2020

Tiyatro bir sahne sanatıdır, oyuncuların yerinde gerçek mekân ve zamanda canlı olarak, yalnızca o anda seyredenler için ortaya koydukları bir gösteridir. Elbette tekrarı olacaktır, ancak her oyunun birbirinden farklı yanları olduğu hakikati de yaşanmaya devam edecektir. Farklı çarpıcı bir örnek ile konumuzu sürdürelim, spor müsabakaları sahaya yansımasının ötesinde yerinde gerçek zamanda bir kez daha izlemesi mümkün olmayan neredeyse dokunarak duygulandığımız bir karşılaşmadır. Naklen yayın, yerinde izlemenin tadında kesinlikle olamayacak ancak ortamı iki boyutlu kendi rahatımızda hissetmemizi sağlayacaktır. Yayıncılık kuralları gerekliliği olarak içeriğin ulaştığı yerel mekânların tanımlı olduğunu hatırlayalım.

Gerçek ortamın, sanal ortam üzerinde eşitlenmesi ve canlı özdeşmesi de naklen yayın benzeri gibi düşünülebilir. Aradaki farklılık içeriğin IP dönüşümü neticesinde sanal dünyada küresel dağılımı ve erişimi olacaktır. İlave olarak görüntünün işlenmesi nedeniyle ekran deneyiminin çeşitliliği cazibe olarak izleyiciye yansıyacaktır. Adına Sanal veya Arttırılmış Gerçeklik (AR/VR) diyemeyeceğimiz yeni karışım, sanal ortamda sanal içerik ile gerçek içeriğin birlikte uyum ve görsellik ile yarattığı çekiciliğinin beğenisi olacaktır.

@bilişim500 etkinliği, çevrimiçi sanal ve gerçek içeriği son derece etkin harmanlaması ile birlikte seyir zevki yüksek, dikkat koşulları azalmayan, sürekli ilgi ile beslenen alanında ki ilk perde olarak hatırlanacaktır. Katılımcıları, değerli konuları kutluyorum @murat göçe ve ekibini gönülden tebrik ediyorum.

22 August 2020

Citizenship & Matrix PART 1

Dual – Triple Citizenship & Matrix Organisations

PART 1: What Went Wrong?

Have you ever wondered leaping out of current bearing and plummeting right into an immense galloping, dissimilar dimension where citizenship is related to managing businesses on line, seamless, timeless? Matrix structures, leader’s nightmare, softwired employees plugged-in yet owns decision making responsibility? Obviously it would be challenging to cover such a captivating topic with a concise article, follow on parts will be available.

Some of you may remember the good old days where corporations were based on silos of departments? Each crafts-person had a unique rectangular shape job definition, interfaces, relationships and communications were all pre-determined. Hierarchy, orderliness ruled all over. Strategy, vision, systems, processes, procedures, products were driven top down, no urgency, so not to worry just execute what needs to be achieved. You weren’t obliged to depend on any external function, reward for hard work rather than initiative. Long term projections, slowness was the name of the game.

14 August 2020

Mentors - Mentees

What would be the first thought that might emerge in front of your eyes if you hear those words above. Would it be experience v prentice or elder v younger may be teacher v student? İmplemented professionally Mentor Mentee process has served well to corporations in search of young talent for many years. Timely reconsolidation and understanding challenges thus providing inside advice and guidance is what has captivated mentees’ cogitation.  Integration with HR recognition system has ensured potential capabilities to surface and empowerment enabled to follow proper career paths which will lead to personal as well as corporate welfare.

However things began to transform as internet steams, proceeds to grow as an equaliser in every aspect of life. Recently living, working, playing and learning has matured to be embraced in an online timeless proximity platform. I have addressed functionality of the platform in earlier articles.

Would this be a signal that would end Mentors role as a person of infinite wisdom and practise? Is mentees knowledge of conducting, navigating through the labyrinth becoming crispier? Whether consciously or by familiarity or by acquaintance mentees are able to deep dive right into immense data oceans and bring out the proper, correct results. Searching, for a minute needle in a hay stack, not only enhances observation skills, also improves differentiation effectiveness. Therefore as a result Mentees competencies evolve to identify whereabouts, thus enabling them as not only carriers or deliverer of packets of data but also being aware of the contents of the packages.

Well we have arrived at a discontinuity junction, it is a fundamental shift of a long lived successful paradigm. Mentees’ should now assume a new appearance and aspect to be ripened to reverse the course. İt is time for Mentors to be reformed and named as distinguished Mentees. I have a lot to learn from my junior colleges, and I don’t need to look no more they are all around me.

Age of the Mentees, moment is here, take your driver seat and ride through the mist. You already possess all the gadgets which you have mastered.

2020 08 14 Suat Baysan

08 August 2020

Rushing Out - Rushing In

  • Turkish folk poet and Sufi Mystic Yunus Emre once said

  • Kaç mevsim bekleyim daha kapında,
  • Ayağımda zincir, boynumda kement? 
  • Beni de, piştiğin belâ kabında,
  • O kadar kaynat ki, buhara benzet!

Rushing OUT Rushing IN

Enduring hardship, stretching beyond natural borders, operating at timeless, endless proximity, is this what you have been witnessing in your life over this period recently? I expect most answers to be yes. Feeling like floating in a work balloon being physically bound however virtually unbolted. Experiencing forces that are pulling you outward in all directions. Is this now the current reality does that sound familiar? Ambitions, energy were high back then, today trying to cope with burdensome situation is the new existence. Psychological pressure might be rendering you into frames, yet you must hang in there, inventing new approaches to your private and business life. Adaptation is not painless, nonetheless it is conceivable and attainable.

There will come a time when conditions, though slowly will improve. Nobody believes that the future scene will exactly be equivalent to near past. Changes will be in the air, like spring emerging from winter. Living through such an adventure, loneliness, inadequate virtual connections and friendship you may be tempted to jump to conclusions rapidly during this interim period.

Let me try to highlight why you need to take your time.

30 July 2020

İlk Yazılım İhracatı - Hikaye Değil Yatırım

1985 yılı Türkiye iletişim altyapısının sayısal teknolojiler ile tanışması olarak kayıtlarda yerini saygı ile almıştı Netaş Arge Direktörü sorumluluğun çerçevesinde, İlk yazılım ihracatı konusu, hakkında yazılan, basında dolaşan hikaye şeklinde ki gelişme bahsedildiği gibi yaşanmadı.

Kanada ve İngiltere'de 1 yıldan uzun bir süre eğitim alarak ve gerçek sistemler üzerinde geliştirme yapan 6 kişilik ekip projeye ciddi emek vererek hazırlandılar. Sonrasında o zamanların en yüksek maliyetli ana bilgisayarı IBM üzerinde önemli donanım, terminal, yazıcı ve yazılım kurulumları ile geliştirme ortamı tamamlandı.

Sistemlerin iş istasyonlarına dönüşümü çok sonraları gerçekleşecekti. Ana bilgisayarların anlık iletişimi ile veri hattı üzerinden İngiltere ile bağlanması ise başlı başına karmaşık bir proje olarak yürütüldü. 9600 Baud hızında olan link kirası yıllık 18.000 İsviçre Frank olarak giderlerimize ilave edilmişti. 1987 Aradan daha 2 yıl geçmeden ikinci link müracaatı yapıldı ve biriken yoğun veri trafiği nedeniyle haftalık olarak yazılım teypler ile gönderilmeye başlandı. Aslında mesele link vardı da yükü taşıyordu olmaktan çok öte kapasitesinin yetersiz olması neticesinde teyplere kayıt edilen yazılım İngiltere'ye gönderiliyordu.

Projenin karmaşıklığına bir ilave de PTT hizmetinde canlı olarak çalışacak DMS100 santralının birebir aynısının laboratuvarda kurulu olması ve müşteriye teslim edilmeden önce yazılımın binlerce test kıstaslarını karşılıyor olmasını sağlamaktı.

Hal böyle olunca yatırımın boyutu ki M$ seviyesinin çok ötesinde, yazılım ihracatının hiçte öyle düğmeye bastık milyon dolar ihracat yaptık olarak varsayılmayacaktı. Gerçekleşen inceleme ve denetimler sonucunda son derece olumlu hazırlanan görüşlerin mevzuata uygun hale getirilmesi ile bir ilk başarılmış oldu.

Türk yönetici ve mühendislerinin planlı, azimli, ısrarcı çalışmaları neticesinde neredeyse imkansız gerçek oluyordu...

Eylül 1985 yılında konu içinde düzenlenmiş olan bir toplantıda yazdığım notlarını paylaşıyorum.

Zamansız Sanal Ortamlar - ICT Media - Dağıntı


Termodinamik ısı, sıcaklık, iş, enerji arasında etkileşimi tanımlayan bilim dalıdır. Geniş bakış açısı ile enerjinin bir yerden başka bir yere, bir biçimden başka bir biçim ile transferini matematik ve fizik kuralları ile açıklar.
  Termodinamik yasaları, bir sistem içindeki enerjinin çevresi doğrultusunda faydalı işe dönüşümünün, dayanaklarıdır.19. yüzyılda belirlenen 4 temel yasa, buhar makinasının bulunuşunda önemli rol oynamıştır. En yaygın olarak öğüttüğümüz birinci yasa enerjinin sakınımıdır. Çarpıcı sonuçların elde edilmesini sağlayan ikinci yasa dağıntı konusudur. Dağıntı benim en çok takdir ettiğim, sürekli okuduğum, anlamaya çalıştığım, günümüz ile bağdaştırmak için çabaladığım başlık olarak, düşüncelerimi berraklaştırmaya devam ediyor.

Dağıntı düzenden, düzensizliğe geçişi kapsamlı olarak açıklamaktadır. Kapalı bir sistemin dağıntısının, sürekli arttığı ve en yüksek değere yani durgunluğa erişildiğinde artık işe çevrilecek enerjinin kalmadığı vurgulanmaktadır. Avusturyalı bilim insanı Ludwig Boltzman işte bu süreci matematiksel olarak açıklamış ve dağıntı formülü ile tarihte yerini almıştır (S=klogw)

Termodinamik ile günümüz sanal ortamlarının ne ilişkisi olabilir ki sorusu sanırım aklınıza geliyordur. Cevabı kolayca oluşturabilmenin yalnızca bilimsel olarak açıklanamayacağı, enerjinin yok olamayacağı, şekil değiştirdiği, sanal, çevrimiçi çalışma sürecinde de dağıntının hızla arttığını, verimsizliğin etkin olduğu da gözlemlemekteyiz.

Neden mi?

Birincisi geleneksel olarak sürdürdüğümüz iş, özel yaşam, iş yeri, ev, yolculuk, zaman kavramları artık anlamlarını yitiriyor. Başlangıçta verimlilik gibi görünen yaklaşım, zaman içinde iş baloncuğunun inanılmaz genişlemesi ile özel yaşamı, evimizi de içine almış devasa bir ortama dönüşmüş olarak karşımıza çıkıyor. Denge bozuldu mu? Ne zaman çalışıyoruz? Ne zaman dinleniyoruz? Masada mıyız? Sahada mıyız? Dokuların iç içe geçiş tedirginliğini duyumsuyoruz. Daha da çarpıcı açıklamak gerekirse farkına olmadan işin içinde yaşamaya başladık.

İkincisi iş baloncuğu içinde sorunlara çözüm bulmanın zorluğunu yeni yeni kavramaya ve hissetmeye başlıyoruz. Dikkat ediniz sanal ortamda ağırlıklı olarak tanıdık simalarla kısa dönem konular gündeme gelmiyor mu? Uzun vadeli stratejilerin, hedeflerin, başarı kıstasların tartışılması zorlukla yürütülmüyor mu? Sezebilmeyi, varsayımları, seçebilmeyi, çelişkileri yönetmeyi hatta sızlanmayı özlüyoruz. Peki titizlikle yürütülen bilimsel araştırma ve geliştirme, örneğin yapay zeka tasarımı, teknoloji yarışında geri düşmemek için laboratuvarların sanal ikizlerini yanımıza alarak, gevşemeden süreci devam ettirmenin anahtarlarını keşfetmeliyiz.

Evet, sanal dağıntı süratle serpiliyor. Kendimizi sanal ortamın cazibesine kaptırmış sanki bulutlarda uçuyormuş gibi umutlanıyoruz. Gerçekte iş için kolay, kendi yaşantımız için zor olanı tercih ettiğimizi unutmamalıyız. Hal böyle olunca zamansız sanal ortamların dahi düzenlenmesi, çekmeceden yeni koşulların çıkarılması kaçınılmaz oldu.

Kısa bir mola ve düşünme zamanı, çözüm belki de her iki sistemi dengeli uygulamaktan geçiyor. Zamansızlığı ipe asılı mandallar gibi gerçeküstü görüntüler olmaktan çıkararak, sert ve kırılgan unsurlarını ayrıştırmak, yumuşatmak yeni çağdaş yaklaşım…

Termodinamik sıfırıncı yasası, üçüncü bir sistem ile ayrı ayrı ısısal dengeli olan diğer iki sistem birbirleri ile de dengelidir.

Dağıntı = Entropy

29 July 2020

1992 Yılı Netaş 25. Yıl Konuşması


1992 henüz GSM Cep Telefonu, ADSL ve Fiber optik kabloların olmadığı bir yıl. PTT ayrılmadan önce, E2.0 bile yeni gelişmekte olduğu heyecanlı günler. 20 yıl öteye 2012 öngörmek üzere Netaş İletişim zirvesinde yaptığım konuşmayı sizinle paylaşıyorum.

Devlet, Çalışma, Üretim, Öğrenme, Eğlence, Bankacılık, Sağlık sektörlerinde yaşanabilecekleri tahmin etmek, sanki 28 yıl önce anlatılanlar ancak şimdilerde gerçek oluyor.

Sonuç ise hep aynı, temel araştırma, hızlı ürünleştirme, insana yatırım.

Sevgili Banu Tesal konuşmayı derlediği için sonsuz teşekkürler.

Sunumları hazırlayan Ziya Türkmen rahmetle anıyorum.


22 July 2020

Bilemediniz Anlayamadınız



Dünya Bilemediniz Anlayamadınız

Hiç bıkmadan dönmekteyim etrafımda
Koşarcasına takip etmekteyim güneşi
Korumasız uçsuz bucaksız bir yolculuk
Bilemediniz, anlayamadınız kıymetimi

Özenle hazırlandı uzun yıllar sürdü
Yok olma ile karşı karşıya kaldım defalarca
Her seferi yeni bir başlangıç
Bilemediniz, anlayamadınız kıymetimi

Sürdürebilmek için varlığımı
Dengelemeliydim renkli doğayı
Yanlış anlaşılma tedirginliği ile
Bilemediniz, anlayamadınız kıymetimi

Dokuz kardeşiz, hepsi farklı
Diğerleri çöl, ben vaha
Sağladım yaşam için gerekli ortamı
Bilemediniz, anlayamadınız kıymetimi

Tükettiniz kaynakları
Kirlettiniz deryaları
Şimdi şaşırma zamanı
Bilemediniz, anlayamadınız kıymetimi

Öğrendikçe ilimi
Kapatmalıydınız açtığınız yaraları
Fark edememiştim hırsınızı
Bilemediniz, anlayamadınız kıymetimi

Sürdünüz mü sefa
Sanıyorum çektiniz cefa
Sevmeliydiniz birbirinizi
Bilemediniz, anlayamadınız kıymetimi

Yoktur gidecek başka yeriniz
Sarılmalısınız aşk ile bana
Yakınsınız geri dönüşü olmayan yola
Bilemediniz, anlayamadınız kendinizi

2020 07 22 Suat Baysan

20 July 2020

Burçlar & Mayalar


Burçlar gerçekten değişiyor mu?

Gökyüzünde her daim hiç duraksamadan genişlemeye devam eden evren benzersiz, akıl erdirilmez gizemini sergilemeyi sürdürüyor. Hiçbir şeyden hiçlikten başlayan serüven sonsuza değin baki kalacak. Devasa galaksilerden maddenin en küçük bölünmez parçası elektrona kadar her şey eksenler, yörüngeler üzerinde dönmekteler.

Dünyamız, 4,5 Milyar yıldır enerji ve yaşam kaynağımız Güneşin ve dahi kendisinin etrafında aynı şekilde bize hiç hissettirmeden, özenle, saflıkla kaynaklarını kana kana kullanmamız için hazırlamadı mı? Nadide doğal güzellikleri duyumsadık mı? Yoksa hoyratça adaletsizce, bilinçsiz tüketimi mi tercih ettik? Mavi gezegen, mavi gökyüzü, mavi deryalar, gece gündüz oluşumu için kendi etrafından yaklaşık saatte 1,800 km hızla dönerken hiçte aldırış etmeden didinmedi mi? Kaldı ki mevsimlerin oluşması için 23,5 derecelik yatık ekseni ile yörüngede yaklaşık saatte 100,000 km hızla harikalar yaratmıyor mu?

Yaşlı dünyamızın hareketleri bize öğretilen kalıpların çerçevesinde olmadığını artık bilimsel gerçeğinden öğreniyoruz. Dünyamızın kendi etrafında dönerken yalpaladığı (Precession) artık bir sezgi değil ve rakamsal olarak ifade edilen bütün verilerin ayrıntılarının olduğunu kavramış durumdayız. İşte bu sebepledir ki dünyamız güneşimizin etrafında dönüşü esnasında iki farklı yıl yaşanmaktadır. Bir tam çevrimi 360 derece döngüsünü tamamlaması yani dairesel, çevresel yıl (Tropical Year) ile kuzey yarım kürede en kısa gün olarak ifade ettiğimiz konuma 21 Aralık gününe varma süresi mevsimsel yıl (Side Real Year) olarak belirlenmiştir. Mevsimsel yıl konumuna erişen dünyamızın çevresel konuma erişmesi için 20 dakika daha geçmesi gerektiği zahmetsizce ölçülebilmektedir.

Burçlar, dünyamızdan güneşe doğru bakıldığında, sanki dünya hareketsiz ve sabitmişte güneş yıldız kümesi içinde hareket ediyormuş gibi yorumladığımızda, güneşin arkasında oluşan takımyıldızlara verilen isimlerdir. Burçlar 19. Yüzyılda tanımlamasının ardından yaşamımızın kaçınılmaz gereksinimi olarak ortaya çıkmıştır. Her 21 Aralık günü gökyüzünü gözlemlediğimizde şaşırtıcı olmaktan çıkmış olarak güneşin yıldız kümesi içinde 20 dakika daha geriye düşmüş olduğunu açık ve net olarak fark edilebilmektedir. Kısaca her yıl Oğlak burcu 20 dakika Yay burcuna doğru kaymaktadır.

İşte bu kayma sistemini ilk keşfeden Mayalar sürecin bir tam yılı tamamlamasını hesaplayabilmiş ve sürenin 25,700 yıl sürdüğünü yazı ile belgelemişlerdir. Sisteme Büyük Yıl adı verilmiştir. İçimizdeki merakı giderecek olan sorunun cevabını ise yukarıda anlatılanlardan çıkarım olarak tamamlayalım. Bir yılda 20 dakika geç yörüngesel yılını tamamlayan dünyamız bir tam ayı gecikmeli olarak 2160 yılda bitirebilmektedir. Özetle Oğlak burcunun tam olarak Yay burcu olarak tescil edilmesi ve dahi diğer bütün burçların bir önceki burç olarak anılması 4180 yılında mümkün olacaktır.

Aceleye, endişeye gerek yok, gökyüzü için şimdi rahat uyuma vaktidir, nasıl olsa dünyevi meseleler bizi uyanık tutmakta ısrarcı olacaktır.

Yunus Emre ile Bitirelim.

İlim İlim Bilmektir
İlim Kendin Bilmektir
Sen kendin bilmezsen
Ya nice okumaktır

12 July 2020

Live & Live at Work

Recently I have been writing about timelessness and disappearance of distance due to new practices taking shape in our lives. I have called this occurrence as a discontinuity in the way we conduct our regular obligations. Whether we appreciate it or not adventure and migration will continue, ultimately establishing as a new habitude. Therefore not to be left behind we need to understand deeply the elements inspiring the march forward. These elements, may already be an implicit part of our talent. If not, inevitable acquisition of competence without hesitation vibrates at our ears and becomes a prerequisite.

Well that sounds fair doesn’t it? Let me raise a question that may challenge this posture. Is timelessness toppling life work balance? We have been so sensitive towards our family life and I am always in favour of a skewed preference to personal life.

Timelessness has placed us in a sphere of liquid which I may call as work. Out of blue work became a fluid dragging and splashing randomly like waves in an ocean. We seem to be living inside work since time and space in no longer at our control or rather at our desired choice of time. So be careful personal sphere has now been absorbed by work sphere. Please do not get lost in this wilderness, hunt for clues so that living won’t turn into a restless day and a nightmare.

What about the work sphere that is also becoming live, always online. Continuous live work is as if you are swimming in an endless pool. Nobody seems to appreciate others availability. Is this the final weakness we have been searching for in timelessness, may be so. Will there be restrictions, regulations of work sphere taking over private life. I guess not and there should not be any attempt to do so . Things will evolve like in nature, self-governance will take hold otherwise frustration can initiate cracks which could be irreversible.

So my dear friends, colleges, managers, please do not assume that every person is accessible, reachable, consistently nobody is at one’s disposal. Uncovering complexity and discovering convenience is your capability to hold on to your unrelinquishable resources.

Finally do not wait to stumble onto a coincidental resolution, living in a live work environment needs careful examination. I am certain that you have the right qualification to understand and act as a pathfinder.

07 July 2020

Zor Zamanda Liderlik

Sevgili Coşkun Dolanbay ile zor zamanda liderlik, pazar kırılımlarında liderin izleyeceği değişim yöntemleri... Gençlerin sistem içinde hızlı biçimde yer almaları çevik yaklaşımlara uyum... Hepsini konuştuk. Gelecek Araştırmaları Enstitüsüne çok teşekkür ediyorum.

03 July 2020

Kayısı Hikayesi - Yaz Meyve Mevsimi


Kayısı Ağacı hikayesi dördüncü ve son bölümü ile tamamlanıyor. 

01 July 2020

Zamansız Sanal Mekanlar


Özlemle, içtenlikle peşinden sürüklendiğimiz yenilikçilik, zaman zaman bir kaplumbağa bazen de telaşla koşan bir tavşan misali cazibesini benzersiz sürdürüyor. Şimdi ise basmakalıp sistemlerden vazgeçmemiz için yaşam yeni deneyimleri benimsememizi mi hızlandırıyor? Kısıtlamalar, evde kalma, sosyal mesafe, maske, anlayışla karşıladığımız çepeçevre koruma önlemlerine alıştık gibi. Tanıklık ettiğimiz sürecin bir açılır/kapanır pencere benzeşimi olduğunu dışarı bakışımızın ötesinde doyumsuz değişimin esintilerini hissederek, yarını yeniden tasarlamayı planlamak olarak değerlendireceğimiz fırsat olduğunu kestirmemiz daha doğru olmaz mı?

Zor olanı seçmek, aracı ilerisi kapalı otoyoldan çıkarmak, geleneksel alışkanlıklarımızdan vazgeçerek dağ yollarına sapmak… Hevesle doğanın, şartların değişimine tanık olmak, arazide de çevik hareket ederek aynı sonuca erişmenin kolaylıklarını öğrenmek. Aslında farkında olmadan, öncesinde bocalama yaşadığımız bilmeceyi şimdi çok daha etkin çözebilmenin sırlarını yakalamak. Ve… Birdenbire yeni hünerler ile becerilerimizin küresel gücünün devre dışı kaldığını kabullenmek. Tedirginliği bir tarafa bırakmak ve zamanın eşitlendiği, mesafe ve mekânın ortadan kalktığı bambaşka bir sistemin içinde yerimizi almak, çabalamak, gayretli olmak…

Dünyanın her ülkesine, en ücra köşesine, her hangi bir zamanda önemli bir görüşmeye katılmak, hemen sonucunda bambaşka bir mekânda zahmetsizce kişisel aile kucaklaşmasında buluşmak. Kalıcı olarak edindiğimiz yetimizden ürkmek yerine yeni doruklara tırmanmanın seçeneklerini değerlendirmek dolana dolana tırmanmak yerine mancınık ile yeni sisteme zıplamak.

Ustalıkla değerlendirmek sizin elinizde, hangi yöntem, nasıl sorusunun cevabı sadece tek başınıza hareket etmemek olacaktır. Takım ile birlikte tırmanışın sayısız beklenmeyen sezgilerin algılanmasında fark yaratacağını adımların atılması esnasında yaşanacak yanlışlıkların, takım arkadaşlarını birbirlerine bağlayan ağ ve ipler sayesinden giderileceği kuşkusuzdur.

Peki, zamansız mekân platformu için yanıp tutuşurken ihtiyaç duyduğumuz özgüveni uzakta aramak yerine yanımızdan hiç ayırmadığımız çantamıza bakmaya ne dersiniz? Durup düşünmek, yıllarca incecik ayrıntıları ile dikiş, nakış misali biriktirdiğimiz yetilerimiz. Çantayı açıp baktığımızda karşılaşacağımız dört temel bölüm içinde kabiliyetlerimiz sıralandığını, ağırlıklarının verdiğimiz önem çerçevesinde şekillendiği fark edilecektir. Yetenekler ve ince beceriler olarak da ayrıştırılabilecek olan bölümlerin anlamı duyarlıkla listelenmelidir.

Zamansızlığa ayak uydurmanın kıstasları, bölümlerde listelenen bilgilerin hangisinin, birinci, birlikte taşınacağı, ikinci, yatay eksende geliştirilecekler (reskill), üçüncü, dikey eksende kazanımlar (upskill) ve belki de en önemlisi dördüncü, geleneksel davranışlarımızdan unutmamız gerekenler (unlearn) olacaktır.

1 Açık denizlere yelken açmak, 2 doğru öngörü yapabilmek, 3 kendimizi yetiştirmek, zamansız sanal mekânların kapılarının açılmasında anahtar olacaklardır. Eskiyi unutmaya cüret etmekle başlayarak ünlü düşünür Mevlana’nın sözlerini hatırlamak ne kadar anlamlı, sanki tam da bu günleri dizeliyor.

Her gün göçmek ne iyi
Her gün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan donmadan akmak ne hoş
Dünle beraber gitti cancağızım
Ne kadar söz varsa düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım

Üzerimize düşeni, iğne ile kuyu kazmak misali önce kendimizin farkına vararak, sürekli öğrenmeyi benimseyerek ve… Öğrendiklerimizi paylaşarak ekranda yeni benliğimizle yer almak… Hadi başlayalım.

Sıkıntılı sürecin biran önce sona ermesi dileklerimle, yeni sanal ortamların yaşamımızın kaçınılmaz paydaşı olacağı bilinci ile başarılar diliyorum.

24 June 2020

Timeless Proximity Platform


We have always been in search of newness paste of which is interlinked, slowly crawling like a turtle or speeding like a rabbit. Lately life has given us a window to look through, see beyond the current events, think, how to redesign tomorrow.  It has not arrived at the best of time that we would have desired and preferred. Hardship, Lock Down, Isolation, became regular practises for a considerable duration.

Many of us had different ideas in mind, turn the misery to action take the opportunity to learn, to reinvent the way we communicate. İt was a struggle between acceptance of tradition and wait or confronting the new timeless proximity and accelerate.

Let me call this process a migration to an uncharted environment. The only tool that would be necessary is a ladder, advance the staircase one step at a time. Or would you rather consider taking a catapult and launch directly to this new timeless zone.

First of all the new landscape operates at a global bases where time is no longer linear. You could be attending a meeting thousands of kilometer away instantly. Like being teletransported right to the middle of a decision making process. Therefore there is no allocated time but rather a duration. Once one session completes next one commences in a different part of the globe. Thus making distantances obsolete, eliminating time factor.

Do you think this is as simple as it sounds, or will there be an inconsistency with the skill sets that you already possess. Experience reveals that a sense of uncomfort raises as one  floats from instance to instance. Probably it is easier to meet on line with those whom you have a previous personal contact.

The new platform is here to stay, time and proximity has disappeared forever. There will certainly be cases where reverting back to traditional methodologies are still valid. Where human interaction can never be replaced.

So far so good, we understand the critically of this journey, now the question is how to plan and achieve a successful exodus. Please do not assume the notion of business as usual and it does not matter how as long as the communications and relations continues. Open up your tool box check out the skill sets you have stored throughout your career. There you will notice four departments of knowledge, those you want to keep, those you need to reskill, those you need to upskill and most importantly those you have to unlearn.

Travel together, leaving your colleges behind is like climbing to a mountain peak alone. Understand the new environment it rules and regulations, prepare vividly. Finally this is no expedition, sailing or sight seeing, it is all about your new self projected meaningfully to the screen.

Persevere in learning, all the best, good luck, take care during these harsh times.

08 June 2020

Innovation Leadership - Rotaract


Fındıklı ve Şişli Rotaract kulüpleri, genç liderleri ile yenilikçilik sistemleri üzerine etkili bir konuşmada buluştuk. Geleneksel yönetim araçlarının yerini daha basit, hızlı, çevik yaklaşımlara terk edişinin ayrıntılarını konuştuk. ArGe, Yenilikçilik, Sayısal Dönüş bir kuruluş içinde nasıl planlanmalı, önceliklendirilmeli ve uygulanmalı meselesinin resmini tanımlamaya çalıştık.




Sonuç olarak aslında değişimin önündeki engelleri bilerek ortadan kaldırmanın seçeneklerinin önemi üzerinde durduk. Çevrimiçi olmasına karşın oldukça enerji dolu tamamlanan konuşma ve davet için her iki kulübümüze de çok teşekkür ediyorum.

21 May 2020

BTvizyon Dijital - IOT Teknolojileri



Nesnelerin İnterneti konusu artık yadırgamadan yüksek sesle konuşuyoruz. Buruşukluklar giderildi, gelişmeler hızla uygulamaya dönüşüyor. İnsanlar arasındaki iletişimi tanımlamaya çalışmak ve yaygınlaştırmak döneminin sonu mu geldi acaba? Zaman nesnelere yetki ve sorumluluk verme olarak açıklanabilir mi? Teknolojik olarak ele alındığında karışımaza çıkacak zorlukları ve güvenlik uzgörüsünü? 

Nesneleri çepeçevre yönetebileceğimiz ortamları, ortaya çıkmakta olan girişimleri, yatırımcı konumlamasını ayrı ayrı değerlendirdik.

BTvizyon Dijital ekibine ve katılımcı olarak panelde yer alan uzmanlara çok teşekkür ediyorum.




08 April 2020

Eskiler Bilir - BTHaber


Sevgili Murat Göçe, çok teşekkürler, harika konular, hatıralar, eğlenceli, bilgilendirici konuştuk. 

07 April 2020

Akıllı Enerji Sistemleri ve Akıllı Çözümler

Bir çırpıda cevabını vermekte zorlandığımız “Akıllı Şeyler” nelerdir?
Akıllı olmaları için neyi nasıl barındırmalılar?

Yoksa “Akıllı Şeyler” sadece birer algılayıcı ötesine geçemeyen veriyi anlamlandırma sistemlerine ileten aslında “Akılsız Şeyler” mi?

Akıllanmanın sınır var mı? Aslında bu gördüğünüz cihaz çok akıllı olup… Diyebilecek miyiz?  Zor sorular…

Cevapları arıyorsanız tıklayın    ICT Media Nisan

Yazının tamamı için devam tıklayın

18 March 2020

Kayısı Hikayesi - İlkbahar Sevmek Kavuşmak

Coronavirus evden çalışma, yaşam yavaşlamış gibi görünse de doğa güzelliklerini sergilemeye devam ediyor şimdi isyan eder gibi. Bahçemizdeki kayısı ağacı ilkbahar ile birlikte tomurcuklara büründü. Üçüncü bölüm hikayesini yazmaya çalıştım.



13 March 2020

ISAF - Sayısal Dönüşüm



ISAF Exclusive Konferansı ve Fuar etkinliği, teknoloji grup liderliğinde Sayısal Dönüşüm sunumu ve değerlendirme. #coronavirus sabah uçağım iptal oldu ancak faydalı ve yararlı gördüğüm konferansa katılmak için hevesle seçenekleri kullanarak Ankara'ya geldim. Sorumluları aldıkları tedbirler için kutluyorum ve davet için teşekkür ediyorum.

Açık Yenilikçilik "Open Innovation" konulu konuşmamın ana hatları sayısal dönüşümün platform olarak yönetilmesi, yenilikçiliğin platformun bileşenleri kapsamında her köşesinde uygulanması. Yenilikçiliğin eksiksiz tamamlanmasında engellerin nasıl ortadan kaldırılması gerekliliği. Çalışanların tamamının içtenlikle sürecin içinde yer almalarını sağlayacak sistematik öneriler nasıl planlamalı ayrıntılarına değinmeye çalıştım.


Konferans sunumunu indirebilirsiniz

isaf yenilikçilik yönetimi sunum

06 March 2020

TTGV STOK - Borçelik

TTGV Stratejik Odak Çalışma Komisyonu toplantısı komisyon Eş Başkanı Mustafa Ayhan ev sahipliğinde Borçelik Gemlik tesislerinde gerçekleştirildi.

Değerli, hocalarımız Doç. Dr. Tarkan Gürbüz, Öğretim Görevlisi Didem Koca, proje yürütücüleri Dr. Serdar Gökpınar ve Yağmur Fırat'ın katılımı ile projede veri toplama aşamasının tamamlanması görüşüldü.

Verilerin, derlenmesi ilk çalışması yapılarak bir sonraki toplantının gündemi oluşturuldu. Mustafa Ayhan'a davet için çok teşekkür ediyoruz.

05 March 2020

Okan Üniversitesi - Acmena

Okan Üniversitesi yenilenebilir enerji sistemi, yapay zeka, projemizin son aşaması tamamlanıyor.

Donanım tasarımları laboratuvar ortamında yazılım ile bütünleşik üretim ile tüketimi haritalandırma katmanında başarılı öngörüleri oluşturuyor.

Prof. Dr. Nejat Tuncay hocamız ile birlikte sürdürmekte olduğumuz araştırmanın değer üretimini yerinde Doç. Dr. Tarkan Gürbüz hocamıza izah ederek projenin vardığı aşama hakkında bilgi paylaştık.

04 March 2020

Netex - Pearson

Netex Genel Müdürü Sevgili Suat Sümer Pearson İstanbul merkezinde, hatıraları, anıları tadını çıkararak dinledik.

İsabetli kararları ile sektörün etkinliği için  üzerine düşeni fazlasıyla uygulayan örnek yönetici..


Farklı gereksinimlerin ihtiyaç olarak ortaya çıktığı günümüzde öğrenim ile yetkinliklerin geliştirilmesini değerlendirdik. Öğrenmeyi cazip kılmak ve hızla yeniliklerin üstesinden gelmek amacı ile seçenekler oluşturulmasını konuştuk.


Işıl Berkan, Selda Koçer, Alper Gültekin, Gamze Saba

Acmena

03 March 2020

Örsçelik Balkan - Yapay Zeka Yarışması

Ataköy Rotary Kulübü Rahmetli Örsçelik Balkan adına düzenlemiş olduğu Yapay Zeka Yarışması başvuruları devam ediyor.

Yakın zamanda ebediyete uğurladığımız değerli büyüğümüzü saygı ve rahmetle anmakta ve kendisinin profesyonel hayatı boyunca bilim ve inovasyonu destekleyen ruhunu yaşatmak amacıyla bu yarışmayı düzenlemekteyiz.

Eğitim ve Sağlık temalarında yapay zeka uygulamaları üzerine kurgulanan yarışma ayrı ayrı değerlendirilecek.

Juri üyesi olmaktan gurur duyduğum yarışmaya gençleri davet ediyorum, bir an önce başvurunuzu tamamlamanızı diliyorum.

Tüsside

Sevgili Gamze Saba ile TÜSSİDE Gebze tesislerini ziyaret ederek iş birliği olanaklarını değerlendirdik. Ziyaret, toplantı ve görüşme için çok teşekkür ediyoruz.
Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü (TÜSSİDE) yönetim bilimlerinde Ar-Ge yapmak üzere kurulmuş bir TÜBİTAK enstitüsüdür.

TÜSSİDE, kurumların ve sektörlerin daha etkin çalışmalarına yönelik yönetim bilimleri alanında izlediği yöntem ve yaklaşımlarla Araştırma, Danışmanlık ve eğitim projeleri yürütmekte, bölgesel ve ulusal kalkınmaya katkı sağlamaktadır.
TÜSSİDE, uzman kadrosu ve üniversitelerle olan işbirlikleriyle 35 yıldır hizmet verdiği kurum ve kuruluşların kurumsal kapasitelerini ve çalışanlarının bireysel yetkinliklerini arttırmaya yönelik faaliyetler gerçekleştirmektedir. Bu doğrultuda; bugüne kadar 500’den fazla kurumsal dönüşüm projesi tamamlanmış olup, 300 binden fazla kişi ile uygulamalı eğitim programları gerçekleştirilmiştir.
TÜBİTAK TÜSSİDE Ürettiği Değerler ile Yönetim Bilimlerinde Referans Alınan Bir Merkez Olmak” vizyonu doğrultusunda çalışmalarına yüksek motivasyon, kararlılık ve azimle devam edecektir.
Enstitü Müdürü

27 February 2020

Toplumsal Oyun - Aydın Köksal

Toplumsal Oyun 

Prof. Dr. Aydın Köksal kitapları, doyumsuz, anlatıları duru, yaşam öyküsü ile birlikte tarihsel olaylara ışık olacak açıklıkta. Aydın hocanın kişisel sitesinden aldığım Türkçemize kazandırdığı sözcüklerin ne denli önemli olduğunu bir bakışta fark edileceksiniz. Teşekkürler Aydın hocam sizi tanımaktan onur duyuyorum.

Aydın Köksal: 1966’dan başlayarak Türkçe köklerden ürettiğim bilişim, bilgisayar, iletişim, donanım, yazılım, kütük, tutanak, damga, ikil, imleç, yazıcı, çevrimiçi, işletmen, işletim dizgesi gibi iki bin beş yüzü aşkın sözcük birçoklarınca “uydurma” diye nitelendi, kimi yerde yasaklandı. Ama bu “yeni” sözcükleri kullanarak yazdığımız ders notlarıyla yetiştirdiğimiz öğrenciler, kendi çıkardığımız dergimizde yayınladığımız yazılarımızla, kendi yetiştirdiğimiz öğretim üyeleriyle, kendi kurduğumuz okulda yetiştirdiğimiz öğrenciler, bilgisayar mühendisi çıkıp yurt dışına gidince, ileri Avrupa’nın, Amerika’nın en iyi okullarında doktora yaparlarken çoğu derslerinden hep “A” alarak, birçok durumda ileri ulusların çocuklarının önüne geçtiler. Bu genç mühendisler Türkiye’de ve yurt dışında giriştikleri işleri üstün başarılarla bitirdiler. Kanımca bir dilin bilim dili olmasının ölçütü budur. “Türkçe bilim dili olabilir mi?” diyenlere, bu gençlerimizin bilişim alanındaki başarılarından daha iyi yanıt olabilir mi? 

25 February 2020

Sabancı Üniversitesi - Açık Yenilikçilik

Sevgili Ergi Şener hocamızın dersine davetli konuk olarak katıldım. Öğrenme merakı üst düzeyde gönülden yönetim ve teknoloji ile içiçe gençlerle birlikte olmak gurur verici.

Açık yenilikçilik "open innovation" ortamının çekici bir sistem ile kurgulanması üzerine seçenekleri tartıştık. Yenilikçiliği engelleyen unsurlara değindik, nasıl duyarlılıkla sürdürülebilirliğin peşinden koşulmalı? Liderin müşteriler, iş ortakları, çalışanlar, ortak paydaşlar ile iletişimi sağlamanın ötesinde tıkla/tıkla bağlantılı çevre yapılanmasını nasıl sağlamalı konularına değindik.

Davet için Sevgili Ergi Şener çok teşekkür ediyorum, gözlerini kırpmadan beni dinleyen öğrencilere gelecek yaşamlarında başarılar diliyorum. 

D&R

Sorumluluklarının bilincinde, gururlu amaçları öğrenme merakını giderme üzerine kurgulu D&R yöneticileri ile biraraya geldik.

Gün geçtikçe sayısı artan mağazalarının yanı sıra D&R, www.dr.com.tr ile de kültür-eğlence dünyasının yeniliklerini ve müşterilerin tercih ve beklentilerine göre seçtiği ürün ve markaları Türkiye’nin her yerindeki müşterilerine rahat ve keyifli bir alışveriş deneyimiyle ulaştırıyor. 

D&R Marka Vizyonu : İnsanların zihnen özgürleşmesinin ve kişisel gelişimlerinin en büyük destekçisi olarak en çok sevilen ve tercih edilen deneyim markası olmak.

D&R, ilk mağazasını 1997 yılının Mayıs ayında Erenköy'de açtı. Nisan 2019 tarihi itibariyle Türkiye genelinde 50 ilde 205 mağazasında D&R herkes için bir keşif dünyası sunuyor. Kitaptan müziğe, filmden elektronik ürünlere, oyundan hobiye, hediyelik eşyadan kırtasiyeye kadar geniş bir yelpazede eğlence ve kültür ürünleriyle ziyaretçilerini buluşturan D&R, okuyan ve dinleyen bir Türk toplumunun oluşumuna katkıda bulunuyor.

Benim her fırsatta ziyaret ettiğim, kitap aldığım vazgeçilmez değerli D&R.  Kutluyor, tebrik ediyoruz.

20 February 2020

Turkcell - Çalıştay

Turkcell Dijital Operatör, Kontrat Yönetimi, Sayısal Dönüşüm Çalıştayı, Gözde Sivas Ertorun süreci mükemmel yönetmesi sonucunda verimli, etkili projelerin değerlendirilmesi geniş bakış açısı ile gözden geçirildi.

Sevgili Ergi Şener sunumu ile birlikte küresel gelişmeler, yeni dijital servisler, seçkin başarılı uygulamaları dinledik. Acmena, LBOT/PICS sistemi yaklaşımı ile, devam eden, yeni, fikir aşamasında bulunan dijital dönüşüm projelerinin etki analizlerini hızlı ve çevik ortaya koyabilmenin sistematiğini ele aldık. Canlı, iletişim yetileri yüksek, enerji dolu, meraklı grup, katılanlara çok teşekkür ediyoruz.