04 November 2022

Atamıza Gidiyoruz - Ataşehir RK

 


Ataşehir Kulübü’müzün liderliğinde, İlkokul ve ortaokul öğrencileri ve Interaktlar ile birlikte 4 Kasım Atatürk ve Anıtkabir ziyaretimize tanyeri ağarırken başladık. Ankara’ya söylenen ezgilerle, şarkılarla, gülen yüzlerle, neşeyle, merakla ve duygu dolu eriştik. Araçlarımızda sanki hiç bitmeyecek incecik bir yolda ilerliyorduk.

Zaman daha yavaş akmaya başlamıştı. Anıtkabir’e yaklaştıkça sabrımız da tükenmekteydi. Bir an önce elimizde bayraklarımızla yürüyüşümüze başlamayı iple çeker olmuştuk. İlk kez Atamızın manevi huzuruna çıkacak minik yavrularımızı öğretmenleri nasıl da zorlukla sıralara dizdiler. Bayraklar sallanmaya başlamış, heyecan dalgası sarmıştı her yeri.

Aslanlı Yol’da adımlarımızı yavaşça atarken, karşılıksız sevmenin ürpermesiyle çarpmaya başlamıştı kalplerimiz. Son yukarı tırmanışımızın önünde dizilen basamakları önde çelenk taşıyan askerlerimiz, hemen arkalarında solukları sıklaşan yumurcaklar.
Anıtkabir içinde gizemli, sanki sihirli bir sorumluluk sarmıştı ufaklıkları. Ciddiyetle ve dimdik başlarıyla saygı duruşunda sessizce selamlıyorlardı Atalarını. Şimdi çiçeklerimiz sunuyordu minnetimizi Atamıza.

Anı defterinin özenerek yazılması, ardından duygusal okunmasını boğazımda düğümlenen sözcükleri saygıyla tamamladım. Komutanımıza anlamlı ziyaretimizde düzgünlük, incelik ve kusursuz destekleri için teşekkür ettik.

Dönüş yolculuğumuza, kahraman çocuklarımızın taşıdıkları ağırlığın bilinciyle ve amaçlarına kavuşmanın rahatlığıyla, koyulduk. Güneş bugün görevini yapmış olmanın mutluluğuyla daha koyu bir kırmızıya boyadı gökyüzünü.

Geçen saatler sonrasında, biraz da dinlenmiş olarak vardık mola mekânına. Koşarcasına masalara oturup yazdılar gördüklerini, hissettiklerini, duygularını ve hayallerini…
Sevgili Rotary Ailem, her birinizin, çocuklarınızla, çocuklarımızla birlikte bu büyülü yolculuğa tanıklık etmesini canı gönülden diliyorum.

Geleneksel ziyareti mükemmel, kusursuzca ve eksiksiz yerine getirdikleri için Ataşehir Kulübü’müzü ve bütün üyeleri samimiyetle kutluyorum. Tutkuyla, sürekli haberleşerek takip ettiler seyrimizi. Özenle tasarlanan ve noksansız uygulanan etkinlik için çok teşekkür ediyoruz.

01 November 2022

100. Yıl Barış Bestemiz





Kasım ayına hatıralarımızdan silinmeyecek, 100. Yıl barış bestesi tanıtımı ile başladık. Uzun uğraşlar neticesinde hazırlanan eserimizi hep birlikte beğeni ile alkışladık. Kalplerimizin iyilik için nasıl çarptığını konser süresince benliğimizde hissettik.

2 saat boyunca sanat ile dinlendik Genç ve hünerli ustalarımızı sahnede gururla izledik. 850 dostumuzun katılımı ve 64 kulübümüzün temsili ile doyumsuz geceyi şölene çevirmenin, estetik bir imza etkinliğini tamamlamanın haklı onurunu yaşadık.

Lütfen bestemizi her ortamda paylaşın, paylaşın ki;

“Yıllar önce
Atalarımızın nefesiyle kutsanmış
Asil kanıyla sulanmış
Bu topraklara bir fidan diktim (Barış fidanı, dönem bayrağımızdaki yeşil çubuk)
Yıllar sonra bugün
Saydım 100 dalı olmuş (100. Yılımız)
Baktım koskoca olmuş
Rengârenk olmuş (Rotary çeşitlilik)
Birdik, biz olmuşuz, bizdik bir olduk”

Barış bestemiz ahenkle yankılansın yer yuvarda. Barışı nasıl da kucakladığımız içselleştirdiğimiz, dağlara, tepelere, köşelere, bucaklara taşınsın. İlham olsun ozanlara, dokunsun hoş görülü gönüllere.

Sevgili Rotary ailem, Ne mutlu bize ki sizlerin yumuşacık yüreklerinde biriktirdiğiniz şefkat, erdemli iyiliklerle buluştu. Maçka Rotary Kulübümüzün konserden temin edilen geliri, barış fonumuza kaynak, becerikli öğrencilerimize burs, öğretmenlerimize hürmet armağanı olarak hoşluklara, yararlılıklara dönüştü.

100. yıl komitemize ve söz yazarı hakan Alkan'a bestecimiz Prof. Dr. Hasan Uçarsu'ya emeği geçen sevgili dostlarımıza sonsuz minnetlerimizi gönderiyoruz. Etkinliğin mimarları Çağnur Gürsan ve Ahu Özgüven ne kadar teşekkür etsek yetmeyecektir. İyiki varsınız.

15 October 2022

Ekmek Tahtası - Breadboard

Bir zamanlar, Elektronik Mühendisleri donanım tasarımını düşünür, sonrasında kâğıda sistemi çizerlerdi. Henüz yazılım desteği olmadığı dönemde anlaşılabilir devre şemasını görsel ortama taşımak el becerisi gerektirirdi. Aslında mühendislikle, sanat arasında ince bir çizgide yürüme yeteneği kazanmak öncelikliydi.

Tasarımın işaret girdisi dokümanın sağ kenarından başlar, işlenmiş çıktı sol kenarda son bulurdu. Geri besleme dikkate alındığında ortaya karmaşık bir şemanın çıkması kaçınılmazdı. Devrenin yerine getireceği görevin matematiksel denklemini yazmanın zorluğunu hiç unutmamışızdır. Sonrasında, zihnimizde oluşturduğumuz resmin görsel ortama kusursuzca aktarılması ustalıktır. İşlevi tamamlayacak bileşenlerin iki boyutlu mekânda tanzimi yetisi kolay kazanılmıyordu. Gelişigüzel, rastgele karalama, bileşenler arasında anlamsız bağlantı yolları oluşturmaktaydı. Dolayısıyla karmaşa artacak, gizem derinleşecektir. Netice olarak yalnız tasarımcının müdahale edebileceği bir hal ortaya çıkacaktır. Biçimsiz taslak ileride test aşamasında ortaya çıkacak hataların ayıklanmasında da tasarımcıya eziyet olarak yansıyacaktır.

Sıra fikir aşamasını tamamlamış çözümün gerçek bileşenlerle çalıştırılmasına gelmiştir. Kâğıt üzerindeki birebir temsili resim ekmek tahtasında kurulacaktır. Yanlış anlamadınız yaşam kaynağımız buğdaydan, sonrasında undan elde edilen ekmek bu ahşap tahtada dilimlenir ve şekillendirilir. Günümüzde evlerimizde ve şeflerimizin en kıymetli aracı olarak kullanılıyor.

Dolayısıyla 1960 lı yıllarda elektrik ve elektronik mühendisleri parçaları minik “pin” lerle bilgece ahşap tahtalara iliştirir, elektrik bağlantısını tamamlardı. Görüntü bir sanat eserini çağrıştırır ve suda yüzen nilüferleri andırırdı. Tasarımın gerçek ortamda doğrulanması bir bilmecenin çözümüne benzerdi. Ekmek tahtasının karşısında koşulsuz duygu seline kapılmamak imkânsızdır. Enerjinin verilmesini sağlayacak anahtarı çevirmek kalbimizin atışlarını nasıl da hızlandırmıştı. İlk seferde doğru sonucu elde etmek çetin bir sürecin tamamlanmasıdır. Uğraş saygıdeğer övüncü de beraberinde getirmiştir.

Özlem giderilmiştir. Kışın evde soba yanmış, dumanı tütmektedir. Ormandan kesilmiş ağaç ekmek tahtasına dönüşmüş teknolojiye içgüdüsel kaynak olmuştur. Güzelim doğa kavramları değiştirmiş, büyüleyici koşulsuz adanmışlığını yeniden sergilemiştir. Eğri büğrü, düzensiz gibi görünen devreler karış karış geliştirmenin önünü açmıştır.

1970 li yıllarda Roland J. Portugal ahşap ekmek tahtasının lehimsiz, plastik halini tasarlamıştır. Mühendislerin engin uzgörülerini deneyecekleri ortam çağdaşlık mücadelesinde yerini almıştır. Yeni “Ekmek Tahtası” Üniversite ve Netaş mühendislik yaşamımda yanımdan hiç ayırmadığım el aletim olmuştur.

Günümüzde çabucak tükettiğimiz, sorgusuz sualsiz teslim olduğumuz teknoloji, gayretli mühendislerimizin ekmek tahtalarında hazırlanan ve pişen devrelerle mümkün olmuştur. Ekmek tahtaları cesaretle düğümü çözmüştür.

Yazılım, uygulama, içerik, iletişim çağdaşlık yolculuğumuzun vazgeçilmez kaynaklarıdır. Kaldı ki teknoloji davranışlarımıza ve ince yeteneklerimize hassas dokunuşlarla, bizi bir dünya vatandaşına dönüştürmektedir. Yeniliğe ayak uydurma ancak uzmanlık yetilerimizin sanal ekmek tahtalarında yeşermesiyle gerçekleşecektir. Serüven sürekliliğini devam ettirecektir. Özgün çözümler kesintiye uğramadan üretilecektir. Ekmek tahtaları, hayallerimizi beceriyle gerçeğe dönüştürdüğümüz, düşlerimizi masa başından, sahaya taşıyan veya kavuşturan gereçler olarak bize yarenlik edeceklerdir.

İcra’yı San’at Eyle

03 October 2022

Monkey See Monkey Do

With all due respect to all living & sharing species on planet earth.

I wanted to surface the phrase “MSMD” which was regarded old way back in 1900s. It is contradictory to every management practice that is being discussed recently. Learn a process and implement the work without understanding what the outcome will be. Repeat, imitate don’t think… There would be no initiative or judgement or for that matter no consideration for any improvement. There will be something out there that ultimately decides and measures value created.

Does this sound familiar? I may even relate this to “Truman Show”. Shock waves reverberating when Jim Carrey finally pierces the dome. Walking against the wind, swimming through the waves, getting rid of the paradigms should be the name of the game. How to choose to overcome the fears and run towards unknown destinations is a matter of courage and curiosity.

Nothing will stay the same, let’s remember the famous phrase of the TQM era. Total Quality Management is still a valid methodology today as it was back in the 1990’s. Corporations make use of TQM philosophy for designing healthy leadership success strategies. “Things left to themselves always go from better to worse”. Therefore new traces of light should emerge to break endless loops. Boredom, anxiety and no change to improve personal desire will end up in a collapse. Treating every conflict as a teaching opportunity serves to improve lives.

What about Machines See Machines Do or rather Robots See Robots Do. The world has witnessed how the machines replaced animals. Affordable automobile production has taken over the transportation systems from horses. Followed by trains displacing carts and wagons. Soon after tanks were dominating battle fields shifting cavalry bound to ceremonies. Machines and Robots will certainly see superior than humans and they will possess an exceptional do.

Is this where the story ends, not likely. In general machines do not target those who have top skills as well as those who have very low capabilities. The objective and purpose is to take over mid talent market. Where most of the competent, experienced, savvy professionals find pride in their quest for excellence. Thus there is no time for relaxation, reskilling seems mandatory before it’s too late.

Well I do not intent to paint a gloomy picture and I want to leave you with couple of statements to think through.

Monkey Hear Monkey Do

Monkey Think Monkey Do

Monkey Feel Monkey Do

Great challenges ahead awaits us. All the best.

16 September 2022

4 Mevsim - Kış

ICTMedia için yazmış olduğum Ürün Yönetimi dizisinin kış bölümünü daha önce yayınlanmış sonbahar grafiği üzerinden takip edebilirsiniz.

Sonbahar fikirlerin, düşüncelerin, yeniliklerin değerlendirilmesi, analizi ve sonuç olarak projenin başlangıcı… Pazar verilerinin derlenmesi doğru matematiğin anlamlandırılması ve planın oluşturulması… Olasılıkların, risklerin ifadesi…

İlk adımın atılması ve projeye başlama kararının verilmesi ile birlikte nakit çıktısı başlayacaktır. Geçen sayımızda nakit akışında yaşanmaya başlanan eksi eğilimin ne kadar süre ile devam edeceği sorusuna geçerli cevapları oluşturmamızın zorunluluğuna değinmiştik. Nakit akışın zaman içindeki ivmesi ve açısı T1 sürecinin önemi işletmenin altından kalkabileceği öngörülen seviyenin aşılmaması ciddiye alınmalıdır. Her projede olduğu gibi şaşırtıcı sürprizlerle karşılaşmak tahammül sınırını aşmamalıdır. Serbest düşüşün felaketle sonuçlanacağını unutmamalıyız.

03 September 2022

Çıpa - ICT Media

Kıymetli okuyucular, geçtiğimiz ay yeni proje fikirlerinin somut ürünlere dönüşmesinin zorluklarından bahsetmiştik.

Yenilikçi düşüncelerin bir ağacın meyvelerinin toprak ana ile buluşmasına ve başlangıcın aslında sonbahar olduğuna değinmiştik.

Açıkçası güçlük ve çekince, açılan zarflardan çıkan fikirlerin azlığı değildi. Tam tersine, alınacak kararlar ve seçimler kaynakların doğru tahsis edilmesindeki etkisinin öngörülmesidir.

Bütün boyutları ile ele alınması gereken ayıklama sürecini, yeterince ciddiye aldığımızı söylemekten uzak olduğumuzu düşünüyorum. Karar verici yöneticilerin şartlandırılmış davranışlarından kurtulmaları gerekliliği işte bu noktada fark yaratacaktır.

Kolay değil, yılların süzülmüş deneyimine karşı, cesaretle kararlara yeni biçim verebilmek… Anlatılan ilk bilgiye sarılmak, hak ettiği değerden fazlasını vermek ve takılmayı çıpa olarak tanımlayabiliriz.

Çıpa kelimesinin TDK sözlüğündeki açıklaması şu şekildedir;

“Gemilerin, dalgalara, akıntılara, kapılarak yer değiştirmemesi için suya atılan, ucu çengelli ağır demir araç, çipo, demir.”

“Döviz kurlarını belirlemek için esas alınan ölçü.”

30 August 2022

Zafer Bayramı 100. Yıl

Birinci Dünya savaşından yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu, itilaf devletleri ile Mondros Mütarekesi'ni imzalamış ve fiilen 30 Ekim 2018 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu sona ermiştir. Anadolu bitaptır, yıllardır süren savaşların yorgunluğu ile haraptır, aileler dağılmıştır.

Mustafa Kemal ve silah arkadaşları 1919 – 1922 yılları arasında şartların inanılmaz elverişsizliğine rağmen halkına güvenmiştir. Üstün zekâsı ve liderlik vasıflarıyla misakı milli sınırları içinde ülke bütünlüğünü korumak amacıyla, çok cepheli, askeri ve siyasi kurtuluş mücadelesini erkeği, kadını, gençleri ile birlikte, başlatmıştır.

1918 de imzalana Mondros anlaşmasının hemen ardından vatan toprakları dört bir yandan işgal edilmeye başlanmıştır.

3 Yıl sonra 1921 İşgal sürmektedir, işgal kuvvetleri Ankara’ya harekât emri almıştır. Ve 2 Eylül 1921 tarihinde Ankara’ya 50 km mesafeye kadar yaklaşmışlardı. Sakarya Meydan Muharebesi… Mustafa Kemal Paşa’nın bizzat komuta ettiği karşı taarruz 10 Eylül 1921 sabahı başlamıştır. 13 Eylül 1683 tarihinde İkinci Viyana kuşatmasıyla başlayan geri çekilme 238 sene sonra yine bir 13 Eylül'de ilk kez durdurulmuştur. Sakarya Meydan Muharebesi kazanılmış, kahramanlık destanı yazılmıştır.

12 August 2022

Nevşehir Göreme


Nevşehir Yurttaşlar ve Çağ Grup Yönetimi ile Prof. Dr. Güler Manisalı Darman hocamızın düzenlediği seminerde buluştuk.

Göreme; geçmişin gizeminin saklı olduğu yörede geleceği konuşmanın anlamını küçücük bir hikayeye sığdırılamayacağın farkındayım. Seminer mekanımız Utopia Cave Otel'e araçla yolculuk esnasında doğayı hissetmenin, milyonlarca yıl süren yaşama hazırlığın özenini gözlemledim. Sanki etrafımda devasa bir kütüphane vardı da kitaplar her tarafa saçılmıştı. Tepelerin kesitlerin her katmanı tarihin bir dilimini anlatıyordu. Keşke doğa bilimini daha fazla içselleştirseydim ve gördüklerimi bir çırpıda anlamlandırabilseydim.

Seminere işte böyle bir duygu seli ile başladım. Öncelikle katılımcıların merakı, dikkati, heyecanı bütün seminer boyunca devam etti. Elbette ilgi ve alaka sürdüğü sürece ve bütün kanalların açık olması verilen ile alınan bilginin en üst düzeye çıkmasında önemli bir etken.

Seminerimizi 3 Oturum Olarak tamamladık.

1-Verilerin verisi evreni - Metaverse nasıl şekilleniyor? Gerçek dünya ve sanal dünya eşzamanlı karşılıklı iletişim ve etkileşim ortamları nasıl oluşturulacak? Uzmanların kolaylıkla durulaştırdığı yeni kavramlar aslında basit olarak sezinlenebiliyor mu? Örneğin Yapay zeka, Blok Zincir, NFT, Nesnelerin İnterneti gibi kulağa hoş gelen kısaltmalar büyük resimde nerede yer alıyorlar?

2-Yenilikçi Teknoloji ve Yönetim Sistemleri - Bilimsel buluşlar, keşifler ayrım gözetmeksizin sanayinin kökenlerine kadar inerek değişimi tetikliyor. Geleneksel yönetim ne kadar bağışıklık kazanmış olursa olsun bu rüzgardan mutlaka etkilenecek. İçgüdüsel olarak yolların çatallaştığının farkındayız ancak nelerin icat edildiğini yakından izlemek zorundayız. Teknoloji işletmeler sürecinin ötesinde kurumsal mimarilerin verimliliğini sorguluyor. Değişimden kaçış maalesef yok, uyarılar yüksek sesle dile getiriliyor. Varlığımızı sürdürmek bizim elimizde anlamak, planlamak ve uygulamak için dinlenmeden çaba sarf etmeliyiz. Hemen şimdi, yarın sabah herşeyi yeni baştan tasarlayacak değiliz. Ancak zaman yitirmeden odaklanmak ve küçükte olsa yeni deneyimler yaşamak için işe koyulmalıyız.

3-Yenilikçilik ve Sistematik Yaklaşım - Öz değerlendirme, sayısallaşma projeleri belirleme ve önceliklendirme. Kaynakların kısıtlı olduğu düşünüldüğünde doğru seçim ve hatasız tamamlamanın gerekliliğini yerine getirmek... Sabırsız olmamak, çevik yaklaşım doğrultusunda öngörüleri kavramak... değişime uyum göstermek amacına yönelik farkındalığı planlamak... Rekabetçiliğin gerekliliği sonucundan hareketle pazar akışkanlığını yeniden tasarlamak... Uğraşların heba olmaması yalın, gönülden telaşa kapılmadan girişime başlamak...

Özetle değişimin izini sürmek, sahip olunan yetkinliklerle örtüşecek duyarlı yol haritasını belirlemek ve neticesinde saygın duruşun devamlılığını sağlamak... Yeni anlayışın çepeçevre kucaklanması görüntüde değil somut projelerle seyri başarının anahtarı olacaktır.

Beni davet eden Prof. Dr. Güler Manisalı Darman hocama, inanılmaz yakınlık gösteren Yurttaşlar ve Çağ gruba bir kez daha teşekkür ediyorum. Değişime seyirci kalmadıkları için, sorguladıkları için akıl yolu ile yenilikler planladıkları için tebrik ediyorum.

Nevşehir'den ayrılırken dillere destan yörenin zamanında en gelişmiş teknolojileri kullanmış olduklarını düşündüm. Arkamda bıraktığım yöneticilerin sızlanmak yerine parlak gelecek yaşamak arzularını taktirle karşılıyorum. Basamakları, merdivenleri tırmanacaklar, belki geçiş sürecinde yorgun düşecekler ancak cesaretle, övünçle yürüyecekler ve asla vazgeçmeyecekler. Yolları açık olsun.